Yok mudur, yok mu? Kafası omzuna ağır gelen yok mu?!
Kapı kapı tekmeleyip, tüm vecd ile; bir eline Kur'anı bir eline ilmi-fenni-tarihi-edebiyatı-tasavvufu-tarikatı... alıp; kardeş dön bu gittiğin yoldan, yol budur, budur iz'an, budur velayet diyecek bir cins kafa!! Eğer varsan çağrım sana! Ya bulutlar çok alçak ya da ben yükseğim. Bilemiyorum ama ben bu nizamdan memnun değilim!
Leşler, evet hayat süren leşler!
Rabbim, haykırmaya sened vermiyorsun, zira haramdır diye engel çıkıyor önüme.. Rabbim, görünmeme izin vermiyorsun, zira avrettir diye engel çıkıyor önüme.. Öyleyse Rabbim kulak zarlarını patlatacak bir nida halket, bir ses yükselt ki, sadece işiteni cemadat, hayvanat ve de nebatat olmasın! Bir adam, bir adam yarat ki; kalıbı üstad, kalemi üstad, feryadı üstad, batını üstad, bir adam ki üstadın cephesine hakkıyla kumandan.. Ve dense ki; evet sen bu davanın müceddidisin! Haykır, haykır ki, hayat süren leşler dirilsin!!
Ahh, şu beynim nasıl da fokur fokur kaynıyor.. Ahh, şu gözlerim gördüklerinden ne kadar bizar.. Ahh, bu yüreğim yaptıklarından ve de yapamadıklarından ne kadar nadim.. Geçtim; halden, dilden, yardan, anadan, karton heveslerden, serden geçtim... Bir davadan; ana sütü gibi helal, nur topu gibi aziz; bir davadan ve de vatandan geçemedim!! Yaptıklarım mı, yapamadıklarımın yanında ufacık kalıyor.. Bu kafa, tasını aşamıyor!!
Sen; çık bu yola, çık ve benim gibilerine tercüman ol, kalemin zülfikarın olsun.. Sesin; Bilali Habeşi'nin sesini, sesin Hz. Davut'un sesini, sesin Hz. İsa'nın sesini, sesin Muhammed Mustafa'nın (s.av) sesini andırsın!.. Bir Ezan-ı Muhammediye'yi bir Kur'an-ı Kerimi bir de seni dinlerken dikkat kesilsinler.. Anlat, anlat ki yeter bunca fuzuliyyatı dinlediğimiz, göster, göster ki yeter maymun oyunlarını seyrettiğimiz.. Tüm tabuları söküp atacak kudrete sahipsin; sen Ümmet-i Muhammed, sen veled-i Osmani, sen Türk-ü halissin!.. Daha ne olacaksın!?
Kapı kapı tekmeleyip, tüm vecd ile; bir eline Kur'anı bir eline ilmi-fenni-tarihi-edebiyatı-tasavvufu-tarikatı... alıp; kardeş dön bu gittiğin yoldan, yol budur, budur iz'an, budur velayet diyecek bir cins kafa!! Eğer varsan çağrım sana! Ya bulutlar çok alçak ya da ben yükseğim. Bilemiyorum ama ben bu nizamdan memnun değilim!
Leşler, evet hayat süren leşler!
Rabbim, haykırmaya sened vermiyorsun, zira haramdır diye engel çıkıyor önüme.. Rabbim, görünmeme izin vermiyorsun, zira avrettir diye engel çıkıyor önüme.. Öyleyse Rabbim kulak zarlarını patlatacak bir nida halket, bir ses yükselt ki, sadece işiteni cemadat, hayvanat ve de nebatat olmasın! Bir adam, bir adam yarat ki; kalıbı üstad, kalemi üstad, feryadı üstad, batını üstad, bir adam ki üstadın cephesine hakkıyla kumandan.. Ve dense ki; evet sen bu davanın müceddidisin! Haykır, haykır ki, hayat süren leşler dirilsin!!
Ahh, şu beynim nasıl da fokur fokur kaynıyor.. Ahh, şu gözlerim gördüklerinden ne kadar bizar.. Ahh, bu yüreğim yaptıklarından ve de yapamadıklarından ne kadar nadim.. Geçtim; halden, dilden, yardan, anadan, karton heveslerden, serden geçtim... Bir davadan; ana sütü gibi helal, nur topu gibi aziz; bir davadan ve de vatandan geçemedim!! Yaptıklarım mı, yapamadıklarımın yanında ufacık kalıyor.. Bu kafa, tasını aşamıyor!!
Sen; çık bu yola, çık ve benim gibilerine tercüman ol, kalemin zülfikarın olsun.. Sesin; Bilali Habeşi'nin sesini, sesin Hz. Davut'un sesini, sesin Hz. İsa'nın sesini, sesin Muhammed Mustafa'nın (s.av) sesini andırsın!.. Bir Ezan-ı Muhammediye'yi bir Kur'an-ı Kerimi bir de seni dinlerken dikkat kesilsinler.. Anlat, anlat ki yeter bunca fuzuliyyatı dinlediğimiz, göster, göster ki yeter maymun oyunlarını seyrettiğimiz.. Tüm tabuları söküp atacak kudrete sahipsin; sen Ümmet-i Muhammed, sen veled-i Osmani, sen Türk-ü halissin!.. Daha ne olacaksın!?