Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
Fakat bu ihtiyar adam için ne gökyüzünü benekleyen yıldızların yeşil gözlerinden, ne muhteşem gecelerin füsünundan, ne de bir gelin duvağı gibi tabiatı kuşatan mehtaplı beyaz gecelerin mâverâî güzelliğinden nasip vardır. Çünkü gözleri görmez. Onun kimsesi de yoktur... komşu sütuhlardan gelen tufeyli seslere de kulak vermez; yalnız, gönlünün sesini dinler, bu gönlünden taşan güzelliklere dalar, onlara bakar ve onları görür.

Abdülfettah âmâ olduğuna esef etmez; bilâkis, sâdece gözle görülüp elle tutulan şeyleri gören fakat akıl ile bilinecek şeyleri bilemeyen körlere acır. Çünkü gönül gözünün baş üzerindeki bir çift görücü âletten daha kıymetli olduğunu bilir. Abdülfettah’ın tesellisi budur.

Der ki: Göz, başkasını görür, kendini idrak edemez. Göz, kendisine çok uzak ve çok yakın olanı da seçemez. Akıl içinse uzaklık ve yakınlık birdir; bir nefeste semâvâta yükselir ve bir lâhzada arza iner... Onun için akıl ve gönül gözü Hudâ nürunun nümuneleridir.

Sonra göz, hicap arkasında olanı idrak etmez, halbuki hiçbir hakîkat akıldan gizli değildir. Aklın körleşmesi, bir kötülükle perdelenmiş olmasındandır.

Göz, eşyânın dışını, sathını, süret ve kabuğunu görür; içini, mânâ ve hakikatini bilemez. Akıl ise eşyânın rühuna ve hakikatine nüfuz eder.

Mânâ esrârı da akıl indinde peydâ ve gizli mânâlar âşikârdır; bilinen ve bilinmeyen bütün hisler aklın câsuslarıdır.

Göz, sonsuzlukları idrak etmez, ancak hudutlu olan cisimleri görür. Akıl ise sonsuz bilgiye göre nihâyetsiz bilgiler idrak eder. / Samiha Ayverdi- Mabette Bir Gece
 
Üst Alt