- Üyelik Tarihi
- 18 Ağu 2005
- Mesajlar
- 481
- Aldığı Beğeniler
- 1
Yapacagımız işler önceden takdir edildi ine göre, iyi iş yapmanın ne önemi var? Benim Cehenneme gidece im kaderimde varsa, günah işler, Cehenneme giderim. Suç kaderimde de il mi?
Allahü teâlâ kimseye zor ile günah işletmez. İnsan, kendi iste i ile günah işlemektedir. Allahü teâlâ, her insanın Cennete veya Cehenneme gidece ini ezelde biliyordu. Bu bilgisine kader [alın yazısı] denir. Ezeldeki takdir, bir emir de il, bir ilimdir. Allahü teâlâ, ezeli ilmi ile, kullarının kendi istekleri ile yapacakları işleri bilir. Bilmesi ise, insanların sevap veya günah işlemesine tesir etmez. Mesela bir ö retmenin, bir ö rencisinin imtihanda kazanamayaca ını önceden bilmesi, o ö rencinin imtihanını etkilemez. Ö renci imtihanı kazanamayınca, (Sen benim kazanamayaca ımı daha önce söylüyordun) diyerek suçu ö retmene yüklemesi do ru olur mu hiç? Takvimlere, bir yıl içinde güneşin ne zaman do up, ne zaman bataca ı hesaplanarak yazılmıştır. Güneş, takvimde bildirilen saatlerde do up batar. Güneş, takvime öyle yazıldı diye mi, güneş o saatte do up batıyor? Takvimlere yazılması, güneşin do up batmasına hiç etki eder mi? Suç takvime bulunur mu? Levh-i mahfuzda yazılan kaderimiz, sanki takvime benzemektedir.
İşte Allahın da ezeli ilmi ile, kulların günah veya sevap işleyeceklerini bilmesi, kulların işlerine zorla bir müdahale de ildir. Sevap da, günah da işleyen kendi arzusu ile işlemektedir. Zaten öyle olmasa idi, sevap işleyene mükafat, günah işleyene ceza verilmesi anlamsız olurdu.
İnsan, irade-i cüziyyesini kullanmakta serbesttir, mecbur de ildir. Yani irade-i cüziyye, iyili e kullanılırsa Allahü teâlâ iyilik yaratır, kötülü e kullanılırsa, kötülük yaratır. Kul irade-i cüziyyesini kullanıyor, Allahü teâlâ da yaratıyor. (İrade-i cüziyye risalesi M. Akkermani)
Allahü teâlâ, iyili i ve kötülü ü, insanların irade etmesi, dilemesi ile yaratır. Namaz kılana da, hırsızlık edene de mani olmaz. Onlara namaz kılma ve hırsızlık etme gücünü veren de Allahü teâlâdır. Sevap ve günah işlemek, insanların irade-i cüziyyesine ba lı kılınmıştır ki, buna kesb denir. Kesb kuldan, yaratmak Allahtandır. Allahü teâlâ, kimseye zorla günah işletmez. Hâşâ zorla günah işletse, ahirette, Niye günah işledin? diye sorar mı hiç?
Önümüzde iki tren yolu var. Garda şunlar yazılıdır: (Sa yoldaki tren Cennete gider. Sol yoldaki tren Cehenneme gider.) Yolcu, hür iradesiyle, gidece i yerin biletini alır. İstedi i trene biner. Son istasyona varmadan, fikir de iştirebilir, dönüş yapabilir. Sa yoldan giden trenden inip, sol yoldan gidene binenler çıkabildi i gibi, sol yoldan giden trenden inip, sa yoldakine binenler de çıkabilir.
Demek ki, insan serbesttir. İstedi i trene binip, istedi i diyara gidebilir. Ancak o, yaya de il, trenle gidiyor. Treni süren de birisi var. İnsanları Cennete veya Cehenneme götüren trendir. İşte hayrı şerri Allah yaratır demek, kula o işi yapma gücünü Allah veriyor demektir. Bir benzinci bir arabaya benzin verse, araba da kaza yapsa, kaza yapanın, Sen benzin vermeseydin ben kaza yapmazdım demesi meşru mazeret de ildir. Kendi iradesi ile Cehenneme gidenin, Cehenneme tren seferi koymasaydınız, biz de gelmezdik diyerek, tren işletmesini suçlaması do ru olmaz. Çünkü bu trene hiç kimse zorla bindirilmedi. Herkes kendi iradesi ile bindi. İnsan iradesini kullanarak, iyilik yaratılmasını isteyen, sevap; kötülük yaratılmasını isteyen, günah kazanır.
Allahü teâlâ kimseye zor ile günah işletmez. İnsan, kendi iste i ile günah işlemektedir. Allahü teâlâ, her insanın Cennete veya Cehenneme gidece ini ezelde biliyordu. Bu bilgisine kader [alın yazısı] denir. Ezeldeki takdir, bir emir de il, bir ilimdir. Allahü teâlâ, ezeli ilmi ile, kullarının kendi istekleri ile yapacakları işleri bilir. Bilmesi ise, insanların sevap veya günah işlemesine tesir etmez. Mesela bir ö retmenin, bir ö rencisinin imtihanda kazanamayaca ını önceden bilmesi, o ö rencinin imtihanını etkilemez. Ö renci imtihanı kazanamayınca, (Sen benim kazanamayaca ımı daha önce söylüyordun) diyerek suçu ö retmene yüklemesi do ru olur mu hiç? Takvimlere, bir yıl içinde güneşin ne zaman do up, ne zaman bataca ı hesaplanarak yazılmıştır. Güneş, takvimde bildirilen saatlerde do up batar. Güneş, takvime öyle yazıldı diye mi, güneş o saatte do up batıyor? Takvimlere yazılması, güneşin do up batmasına hiç etki eder mi? Suç takvime bulunur mu? Levh-i mahfuzda yazılan kaderimiz, sanki takvime benzemektedir.
İşte Allahın da ezeli ilmi ile, kulların günah veya sevap işleyeceklerini bilmesi, kulların işlerine zorla bir müdahale de ildir. Sevap da, günah da işleyen kendi arzusu ile işlemektedir. Zaten öyle olmasa idi, sevap işleyene mükafat, günah işleyene ceza verilmesi anlamsız olurdu.
İnsan, irade-i cüziyyesini kullanmakta serbesttir, mecbur de ildir. Yani irade-i cüziyye, iyili e kullanılırsa Allahü teâlâ iyilik yaratır, kötülü e kullanılırsa, kötülük yaratır. Kul irade-i cüziyyesini kullanıyor, Allahü teâlâ da yaratıyor. (İrade-i cüziyye risalesi M. Akkermani)
Allahü teâlâ, iyili i ve kötülü ü, insanların irade etmesi, dilemesi ile yaratır. Namaz kılana da, hırsızlık edene de mani olmaz. Onlara namaz kılma ve hırsızlık etme gücünü veren de Allahü teâlâdır. Sevap ve günah işlemek, insanların irade-i cüziyyesine ba lı kılınmıştır ki, buna kesb denir. Kesb kuldan, yaratmak Allahtandır. Allahü teâlâ, kimseye zorla günah işletmez. Hâşâ zorla günah işletse, ahirette, Niye günah işledin? diye sorar mı hiç?
Önümüzde iki tren yolu var. Garda şunlar yazılıdır: (Sa yoldaki tren Cennete gider. Sol yoldaki tren Cehenneme gider.) Yolcu, hür iradesiyle, gidece i yerin biletini alır. İstedi i trene biner. Son istasyona varmadan, fikir de iştirebilir, dönüş yapabilir. Sa yoldan giden trenden inip, sol yoldan gidene binenler çıkabildi i gibi, sol yoldan giden trenden inip, sa yoldakine binenler de çıkabilir.
Demek ki, insan serbesttir. İstedi i trene binip, istedi i diyara gidebilir. Ancak o, yaya de il, trenle gidiyor. Treni süren de birisi var. İnsanları Cennete veya Cehenneme götüren trendir. İşte hayrı şerri Allah yaratır demek, kula o işi yapma gücünü Allah veriyor demektir. Bir benzinci bir arabaya benzin verse, araba da kaza yapsa, kaza yapanın, Sen benzin vermeseydin ben kaza yapmazdım demesi meşru mazeret de ildir. Kendi iradesi ile Cehenneme gidenin, Cehenneme tren seferi koymasaydınız, biz de gelmezdik diyerek, tren işletmesini suçlaması do ru olmaz. Çünkü bu trene hiç kimse zorla bindirilmedi. Herkes kendi iradesi ile bindi. İnsan iradesini kullanarak, iyilik yaratılmasını isteyen, sevap; kötülük yaratılmasını isteyen, günah kazanır.