Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Anne, baba, kardeş o gün herkes birbirinden kaçar. Nitekim Allah-u Zülcelal ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur: O gün (takvasız yaşamış) kişi kardeşinden, annesinden, babasından, eşinden ve çocuklarından kaçar. Çünkü o gün herkesin derdi ve telaşı başını aşmış durumdadır. O gün bazı yüzler aydınlık, güleç ve sevinçlidirler. Bazı yüzlerin ise, üzerinde keder bulutu ve ümitsizlik karanlığı vardır. (Abese; 33-41)

Mahşerde çok büyük bir izdiham vardır. Burada nefesler birbirine karışıp ciğerleri ısıtırlar. Güneş, herkesin ameline göre yakın bir mesafeden üstüne hararet ve ateş yağdırır. Korku ve heyecan had safha-dadır. Sıkıntı, telaş, yorgunluk sınırsızdır. Utanmak, mahçubiyet, pişmanlık, çaresizlik, ağrı ve sızılar cehennem gibidir. Orada vücutlar ter çeşmesi haline gelir. Bu sıcak, kirli ve pis kokulu terler göl haline gelir ve amellere göre insanların gırtlaklarına kadar yükselir. Nitekim Hz. Peygamber (S.A.V) şöyle buyurmuştur: Mahkeme faslı başladığı zaman, kötü insanların (korku ve sıkıntıdan) çıkardığı terler, onların kulak memelerine kadar çıkar. (Müttefekun Aleyh)

Başla bir hadis-i şerifte şöyle buyrulmuştur: Kıyamet günü güneş halka bir mil kadar yaklaşır. İnsanlar amellerinin nisbetinde tere gömülürler. Bir kısmı topuklarına kadar, bir kısmı dizlerine kadar, bir kısmı yarı beline kadar, bir kısmı da ağızlarına kadar tere gömülecek. Resulullah (S.A.V) bunu söylerken eliyle ağzını işaret etti. (Müslim)
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Allah-u Zülcelal, Ayet-i Kerimede şöyle buyurmuştur: O gün, cehennem de (zebaniler tarafından, haşir meydanına) getirilecektir. İşte o gün, insan (dünyada yapmış olduğu) günahlarını hatırlayacak. Fakat, o hatırlama neye yarar (ki)? (Fecr; 23)

İnsan, salih ameller yapmışsa dahi, keşke daha fazla yapsaydım' diye kendi kendine hayıflanacak; yok eğer yapmamışsa, bundan çok büyük bir pişmanlık duyacaktır. Çünkü o gün, Allah-u Zülcelal'in azabı çok büyük ve çok şiddetli olacaktır. Hatta, o gün öyle bir gündür ki, kâfirler, keşke toprak olsaydık diyeceklerdir.

Bu Ayet-i Kerime nazil olduktan sonra, Ashab-ı Kiram (R.A.) ağlamaya başladılar. Peygamber Efendimizin (S.A.V.) yüzü de, sanki düşman tarafından kuşatılmış gibi sapsarı bir hal aldı. Ashab-ı Kiram bir araya toplanarak, Hz. Ali (R.A.) ye dediler ki: Hiç bir zaman, Hz. Peygamber (S.A.V.)' i bu halde görmemiştik. O'na ne oldu? Hz. Ali (R.A.) bunu Peygamber Efendimiz (S.A.V.)' e sorunca, şöyle cevap verdi:

Ya Ali! Allah-u Zülcelal bu ayet-i kerimede, insanları sanki tehdit ediyor. Ancak, onlar anlamıyorlar. O günde cehennem, zebaniler tarafından getirilecektir. İnsan o zaman, dünyadaki amellerini düşünecek ve hatırlayacaktır.
 

zübeyde

abim seni cok özledim:(
 
Üyelik Tarihi
5 Mar 2006
Mesajlar
748
Aldığı Beğeniler
4
Takım
Galatasaray
allah razı olsun sagol bilgiler için allah o günde yardımcımız olsun insallah
 

muzdelife

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
12 Eyl 2005
Mesajlar
387
Aldığı Beğeniler
0
paylaşımın için Allah razı olsun kardeşim ogün yüzü gülenlerden oluruz inşALLAH
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
O gün herkes korkudan donup kalırlar. Bu arada günahkarlar ve zalimler vay halimize derler. Sıddıklar ise, nefsi nefsi deyip yerlere kapanırlar. Bunlar bu halde iken cehennem ikinci defa hücum eder ve mahşer halkı hemen cehenneme atılacaklarını sanarak daha çok korkarlar. Cehennem durmaz üçüncü defa saldırıya geçer. Bu sırada herkes yerlere serilir, korku içinde bakınıp dururlar.

İşte bundan sonra peygamberlere sorular başlar. Peygamberlere karşı yapılan bu muameleyi mahşer halkı gördüğü vakit, günahkar ve mücrimlerin korkusu daha da çok artar. Bu suretle evlat, anne, baba, kardeş, karı ve kocalar, birbirinden kaçmaya başlarlar.

Nafi'nin İbn Ömer (R.A.)'den rivayet ettiğine göre, Hz. Peygamber (S.A.V.) şöyle buyurmuştur: Kıyamet günü insanlar, analarından doğdukları gibi, çırılçıplak olarak mahşer yerinde bir araya getirilirler.

Hz. Aişe (R.A .); Erkekler ile kadınlar bir arada mı? diye sorunca, Hz. Peygamber (S.A.V.); Evet diye cevap verdi. Bunun üzerine Hz. Aişe (R.A.); Ne kadar çirkin! Birbirlerini görürler. dedi. Bu sözleri üzerine Hz. Peygamber (S.A.V.) elini omzuna koyarak şöyle buyurdu: Ey Ebu Bekr'in kızı! O gün hiç kimsenin birbirini görecek vakti olmaz. Herkes kırk yıl boyunca hiçbir şey yemeden ve hiçbir şey içmeden gözlerini göğe dikerek bekleyecektir. Bu uzun bekleyişin sonucu olarak herkes amellerine göre tere batacaktır. Arkasından bir gurup melek ortaya çıkarak arş'ın çevresini sardıktan sonra Allah-u Teala'nın emri üzerine <Falan oğlu filan nerede> diyen bir ses duyulacaktır. İnsanlar bu sesi duyar duymaz hemen başlarını derhal sesin geldiği tarafa çevireceklerdir.

Çağrılan kişi o kalabalık arasından çıkarılacaktır. Adam, Allah-u Teala'nın huzuruna varıp dikilince Bu adamın elinden zulüm görenler nerede diyen bir ses duyulur. Arkasından onun zulmüne uğrayanlar teker teker çağrılarak adamın iyiliklerinden alınıp hakkını yediği kimselere verilir.
 

ömer_hattab1

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
18 Eyl 2006
Mesajlar
172
Aldığı Beğeniler
0
paylaşımın için Allah razı olsun kardeşim ogün yüzü gülenlerden oluruz inşAllah
 

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Allah razı olsun...ınsaAllah akların karaların meydana gelcegı o gunde aklardan oluruz
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
İnsanlardan kötü olanların ve iyi olanların mahşere giderlerken görecekleri mükafat ve ceza hakkında Muaz b. Cebel (R.A) şu hadis-i şerifi rivayet eder: Ben Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)e; Sûra üfürüldüğü o gün (Mezarlardan kalkıp mahşere) bölük bölük gelirsiniz. (Nebe; 18 mealindeki ayetten sordum. Akabinde Hz. Peygamber (S.A.V)in mübarek gözlerinden yaş dökülüverdi ve şöyle buyurdu: Ey Muaz! Çok büyük bir işten soruyorsun. (O gün) ümmetim on iki fırka olarak haşrolunur:

Birinci fırka:

Kabirlerinden elleri ve ayakları olmadan çıkar ve böyle mahşere sevkolunurlar. Allah-u Teala tarafından bir münadi şöyle nidâ da bulunur: Bunlar dünyada iken komşularına eziyet eden kimselerdir. Bu onların cezalarıdır. Gidecekleri yerde cehennemdir.

İkinci fırka:

Kabirlerinden yabani hayvan şeklinde çıkarlar. Münadi bunların hakkında şöyle der: Bunlar dünyada iken onlar namazlarından gafildirler. (Maun; 5) gafletlerinden namaza aldırış etmeyenlerdir. İşte bu, onların cezalarıdır, gidecekleri yerde cehennemdir.

Üçüncü fırka:

Kabirlerinden, karınları yılanlarla dolu olduğu için şişmiş olarak çıkarlar. Bunlar içinde münadi şöyle nida eder: Bunlar kendilerine farz kılınan zekatları vermeyenlerdir. Bu, onlara verilen cezadır. Gidecekleri yerde cehennemdir.

Dördüncü fırka:

Ağızlarından kan aktığı halde kabirlerinden çıkarlar ve bunların bağırsaklarıda yerde sürünür. Bunlar hakkında münadi şöyle der: Bunlar alışverişte yalan konuşan kimselerdir. Bu onların cezalarıdır. Gidecek oldukları yerde cehennemdir.

Beşinci fırka:

Kabirlerinden çıktıkları vakit insanlar arasında çürümüş leşten daha kötü bir koku yayarlar. Bunlar hakkında bir münadi şöyle der: Bunlar günah işlerken, insanlardan korktukları için onlardan gizlerlerdi. Fakat Allah tan korkmazlardı. Halbuki Allah onları görüyor ve ne yaptıklarını biliyordu. Bu onların cezasıdır. Gidecekleri yer ise cehennemdir.

Altıncı fırka:

Kabirlerinden boğazları kesilmiş olarak çıkarlar. bunlar hakkında münadi şöyle der: Bunlar dünyada iken yalan yere şahitlik yapan kimselerdi. İşte cezaları budur. Gidecekleri yerde cehennemdir.

Yedinci fırka:

Cinsi organlarından irin aktığı halde kabirlerinden çıkarlar. Münadi onlar hakkında şöyle nida eder: Bunlar dünyada iken zina yaparlardı. Tevbe etmediler. İşte onların cezaları budur. Gidecek oldukları yerde cehennemdir.

Sekizinci fırka:

Kabirlerinden çıkıp mahşere sevkolunurken dilleri bulunmaz ve ağızlarından kan ve irin akar. Bunlar hakkında münadi şöyle der: Bunlar şahadeti men edenlerdir. Bunlar yaptıkları bu günahtan tevbe etmeden öldüler. İşte bu onların cezasıdır. Gidecekleri yerde cehennemdir.

Dokuzuncu fırka:

Kabirlerinden yüzleri simsiyah, gözleri gök renkli, karınları da ateş dolu olarak çıkarlar. Münadi bunlar hakkında şöyle seslenir: Bunlar dünyada haksız olarak yetimlerin mallarını yiyenlerdir. Bunlar tevbe etmeden öldüler. İşte bu onların cezalarıdır. Gidecekleri yerde cehennemdir.

Onuncu fırka:

Kabirlerinden cüzzam hastalığına tutularak çıkarlar. Bunlar hakkında münadi şöyle der: Bunlar ana ve babasına isyan eden kimselerdir. Bu onların cezasıdır. Gidecekleri yerde cehennemdir.

Onbirinci fırka:

Baş ve kalp gözleri kör olarak, dişleri öküz boynuzu gibi, dudakları göğüslerine düşmüş, dilleri ise karınlarına sarkmış olarak kabirlerinden çıkarlar. Bunlar hakkında münadi şöyle der: Bunlar dünyada iken içki içenlerdir. Bunlar yaptıkları günahtan tevbe etmeden öldüler. Bu onların cezasıdır. Gidecekleri yerde cehennemdir.

Onikinci fırka:

Kabirlerinden çıkıp ayın on dördü gibi parlarlar. Bunlar mahşere başlarında tac, üzerlerinde hülleleri, önlerinde ise bir nur olarak sevkolunurlar. Bunlar sırat köprüsünden şimşek gibi geçerler. Bunlar hakkında bir münadi şöyle der: Bunlar dünyada iken Salih amellerde bulunurlardı. Kötülüğü nehyederlerdi. Beş vakit namazlarını vaktinde kılarlar, cemaate devam ederlerdi. Bunlar Salih, abid ve sabırlı kimselerdi. Yapmış oldukları küçük günahlardan tevbe ederek ahirete göçtüler. İşte bu onların mükafatıdır. Gidecek oldukları yerde cennettir. (Kadı Beydavi)
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ALLAH razı olsun bu güzel bilgiler için..

MEVLAM o zor ve meşakketli günde,arşının gölgesinde bulunan muminlerden eylesin ve bizleri ak yüzle huzura gidenlerden eylesin......
 
Üst Alt