Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Herkes tevbe ettiğine kanaat getiriyor, yalnız tevbelerin kabulünün bazı şartları vardır. Üç meseleyle tevbekârın alameti belli olur:

Dilini lüzumsuz söz, gıybet, söz gezdirme, yalan gibi afetlerden korur.

Hiç kimseye karşı kalbinde haset ve düşmanlık yoktur.

Bütün günahlarından ve kötü arkadaşlarından Allah Tealâ onu ayırır.

Şu halde tevbe , sadece sözleri ile: Ya Rabbi bağışla, ben pişmanım. demekten ibaret değildir. Tevbenin hukuku çok derindir.

Mümin kendisi için istediğini başkaları için de istemedikçe kâmil olmaz. Şu halde tevbelerimiz noksandır. Kâmil bir makama götürmek için tevbenin hakikatına , tevbe -i nasuha ulaşacak sebeplere yapışmamız lazım gelir.

Ulemanın bildirdiğine göre, Allah Tealâ tevbekâr kuluna dört ikramda bulunur:

Kötü arkadaşları bırakır. Zira kötü arkadaş insanın kötü yola gitmesine vasıtadır. Hadis-i şerifteki: İmanın en alt derecesi yoldaki taşı kaldırmaktır. sözlerini Şah-ı Nakşibend Hazretleri şöyle açıklamıştır: Yoldaki taştan maksad nefstir . Zira Allah yolundaki insanın en kötü arkadaşı kendi nefsidir.

Tüm taatlara yönelik olmak şartıyla ve ibadetleri ifa etmekle her günahı bırakır.

Kalpten dünya sevgisi gider. Ahiret hüznü yerleşir.

Allah Tealâ'nın kefil olduğu şeylere karşı bir endişe duymaz, fakat akıbetinin ne olacağını da kestiremez.

Ebu Ümame Bahilî Hazretleri, Rasul-i Kibriya s.a.v.'den şöyle rivayet etmiştir:

Sağ taraftaki melek sol taraftaki meleğin kumandanıdır. Kul bir iyilik yaptığı zaman hemen onun lehine on iyilik yazar. Kul bir kötülük işlediği zaman sol taraftaki melek onu yazmak isterse sağdaki melek şu emri verir. Şimdilik dur!' Bu şekilde onun hatasını altı veya yedi saat bekleyerek, kul ettiğine tevbe edip Allah'dan bağışlanmayı isteyene kadar yazmaz. Allah'dan bağışlanmasını istemediği takdirde onun aleyhine bir kötülük yazar.

Hz. Ebu Bekir r.a.'dan bildirilen hadis-i şerifte de Efendimiz s.a.v. şöyle buyuruyor: Bir günah işlediğinizde derhal bir iyilik edin. Zira abdest ve gusül alır da Allah'ın huzuruna durup iki rekât namaz kılar, o iyilikten sonra bir tevbe ederseniz, Allah Tealâ sizin tevbenizi kabul buyurur.

Bunun için her birimizin günahın arkasından iyilik etmeyi adet edinmemiz lazım gelir. Nice arif menkıbelerinde vardır ki, murad için bir arif-i billaha giden kimse, o mübareğin şöyle bir hitabıyla karşılaşır.

- Yanında biraz para filan var mı?

- Var efendim.

- Sen git, onunla yetimlere ve sadakaya muhtaç olanlara iyilik et. Elinden gelirse birkaç gün oruç tut. Gece seherlerde kalk, bir miktar namaz kıl. Sonra Allah Tealâ'ya sıdk ile tevbe et, Allah Tealâ seni muradına erdirir.

Görülüyor ki iyilikler kötülükleri yok ettiği gibi, her bir kötülük de makamımızı aşağıya dü şürür.

İmam-ı Hasan r.a.'dan beyan buyurulan hadis-i şerifte Rasululah s.a.v. şöyle buyurmu ştur:

Her kulun iki meleği vardır. Bunlar Kiramen Kâtibin'dir . Sağ taraftaki melek sol taraftakininin kumandanıdır. Kul kötü bir iş işlediği zaman sol taraftaki melek sorar: Bunu yazayım mı?' Sağ taraftaki şöyle buyurur: Beş günah işleyinceye kadar yazma.' Beş günah işledikten sonra sol taraftaki tekrar sorar: Yazayım mı?' Sağ taraftaki melek: Bir iyilik yapıncaya kadar bekle.' der. Bir iyilik yaptığı zaman sağ taraftaki melek şöyle der: Bize bir iyiliğe on sevap yazmamız emredildi. Gel, bu yaptığı bir iyilik için on kötülüğü silelim. Ayrıca lehine beş iyilik yazalım.' Bunun üzerine şeytan bağırıp sızlanarak: Ben insanlara ne zamana kadar yetişebileyim!' der.

Allah Tealâ buyurmuştur: Muhakkak ki ben, tevbe eden, inanan ve yararlı iş yapan, sonra doğru yola giden kimseyi bağışlarım.

Tevbede sabit kalmanın en güzel yolu sadıklarla beraber olmak, gönlünü Allah'a bağlayan, ilmiyle âmil ulemanın, ariflerin terbiyesine girmektir.


MEHMET ILDIRAR SEMERKAND DERGİSİ
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Kur'an-ı Kerim'de Yüce Allah'ın tevbe edenleri methetmesi! ve tevbe kapısını çalan kullarını sevdiğini ifade etmesi, tevbelerin kabul edileceğinin birer delilidir.


Tevbenin Allah katında makbul olması için bazı şartlar vardır. Yalnız bu şartlar işlenen günahın çeşidine göre farklılık arzetmektedir. Günahın kime karşı işlenmiş olduğu, onlardan kurtulmak için tevbe yapılırken önem arzetmektedir. Bu bakımdan günahı ikiye ayırabiliriz:

a. Allah Hakkı ile İlgili Günahlar: Allah hakkı ile ilgili günahlardan tevbe etmenin üç şartı vardır: .

1) O günahı işlediğine pişmanlık duymak. İnsan vicdanında, işlenen günahın bir kötülük olduğu ve kul ile Allah arasında bağlantıyı zedelediğine karar verildiğinde, bir huzursuzluk ve pişmanlık başlayacaktır.

Günah işleyen kul, tevbe kapısına; günahlarını itiraf ederek, bu günahların verdiği huzursuzluk ve pişmanlıkla silkinmiş, uyanık bir kalp ve gönülle gelecektir. Sözü edilen huzursuzluk, şahsı tevbe etmeye iten bir etkendir.

Pişmanlık tevbenin ilk şartıdır. Nitekim Hz. Peygamber, önemine binaen,"Tevbe pişmanlıktır" buyurmuştur. Pişmanlık tevbenin ön belirtisi ve hazırlayıcısıdır. Pişmanlık olmadan tevbe yapılamaz.

2) Tevbe edilen günahı kesinlikle terketmek: Tevbe; yalnız bir kalp işi, bir ürperti, irkilme ve göz yaşı dökme şeklinde, soyut bir pişmanlık değildir. Yani tevbe, birtakım iç duygulardan ibaret değildir. Aksine tevbe, derûni duygular üzerine birtakım eylemlerin bina edildiği bir süreçtir. Örneğin, tevbe eden, Allah'ın yasakladığı günahı terketmeli, imkan ölçüsünde emirlerini yerine getirmelidir. Tevbe ettiği günaha devam etmemelidir. Günahlarına tevbe ettiği halde, onları işlemeye devam eden fert, kendisi ile tezata düşmüş demektir. Böyle bir tavır, pişmanlık olgusu ve günahı tekrar işlemeyeceğine dair sözü ile bağdaşmayacaktır. Halbuki şahsın, tevbe ettiği günahları hemen terketmesi, pişmanlığının ve aynı günahı tekrar işlememedeki kararlılığının bir belirtisi olacaktır.

3) Tevbe edilen günaha kesinlikle dönmeme kararı: Geçmişteki günahlarından pişmanlık duyan şahsın, tevbe etmiş olması için, o günahı tekrar işlememeye kesin karar vermiş olması gerekmektedir. Pişmanlık ve tevbe edilen günaha dönmeme kararı, birer kalp işi olduğundan, bunları gerçek anlamıyla yalnız Allah bilebilecektir. Dolayısıyla, kimin gerçek manada tevbe etmiş olacağı insanlar tarafından bilinmesi zor olan bir durumdur. Tevbenin sıhhat bulması için, şahsın tevbe ettiği günaha tekrar dönmeyeceğine dair Allah'a söz vermesi gerekmektedir.

b. Kul Hakkı ile İlgili Günahlar: Kul hakkı ile ilgili günahlardan tevbe etmenin ise dört şartı vardır. Yukarıda zikrettiğimiz üç şartla birlikte dördüncü şart ise; hakkı yenilen kulun hakkını sahibine iade etmek ve ondan helallık almaktır. Kul hakları mal nev'inden ise, aşağıdaki ihtimallerle karşılaşılabilecektir.

1. Gasbedilen mal, elde mevcut ve sahibi de biliniyorsa geri verilmelidir.

Burada suçu gizleyerek tevbe etmeye çalışmak doğru değildir.

2. Çalınan mal, hırsızın elinde mevcut, ancak sahibi bilinmiyorsa, bu mal tasadduk edilerek zimmetten çıkarılır.

3. Bir şahısta önceki yıllara ait kul hakları var ve sahipleri de belli değilse, gasbedilen mallar kadar tasadduk eder, hayır hasenat yapar.

4. Suçlunun yediği bir mal, misli değil de kıymeti belirlenebilen cinstense ve şahsın imkanı da varsa, o kıymeti sahibine vermelidir. Buna gücü yetmiyorsa, imkan bulduğunda vermeye niyet etmelidir. İmkan nisbetinde, malı sahibine ulaştırmaya çalışıp da bunu başaramayanı Allah'ın affetmesi umulur.

5. Malında ne kadar haram mal bulunduğunu bilmeyen şahıs, zann-ı galibine göre, bir miktar ayırır ve onu önceki kul haklarını elinden çıkarma niyeti ile dağıtır.

Tevbe edilmek istenen günah, insanın namusu ve şahsiyeti ile ilgili olduğunda; söylenen söz, eğer mağdurun kulağına gitmemişse, tıpkı Allah hakkı ile ilgili günahtan tevbe edildiği gibi tevbe yapılabilir. Bu tür söylenen sözler, mağdurun kulağına gitmiş ise, o zaman şahsa müracaat edilerek, helallık alınması gerekir.

İşte bu şekilde, günahkar şahıs, utanarak Rabb'inden bağışlanmasını ister ve zikrettiğimiz bu şartları yerine getirirse, Allah böyle tevbe eden kulunun tevbesini kabul ederek bağışlayacak ve ona azap etmekten haya edecektir.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
çok doğru ve de çok güzel bir yazı..sağolun...

MEVLAM bizleri nasuh tevbe ile tevbe edip tevbesinde sadik olan kullarindan etsin..

RABBİM ölüm gelmeden önce tüm ümmedi MUHAMMED s.a.v e nasuh tevbeyi nasip ve müyesser kılsın..AMİN
 

HACI BORAN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
4 Eyl 2005
Mesajlar
2,198
Aldığı Beğeniler
6
Dilini lüzumsuz söz, gıybet, söz gezdirme, yalan gibi afetlerden korur.

Hiç kimseye karşı kalbinde haset ve düşmanlık yoktur.

Bütün günahlarından ve kötü arkadaşlarından ALLAH Tealâ onu ayırır.




BİZLERDE İNSALLAH HAKKAKİYETTİ İLEN TEVBE EDENLERDEN OLURUZ.....AMİNNNN
 
Üst Alt