MALIN-MÜLKÜN NELERDİR?
Mâneviyat büyüklerinden Ebû Hâzim (k.s.) hazretlerine:
— Malın-mülkün nelerdir? diye sormuşlardı.
O da,
— İki şeydir: Biri Allah’tan râzı olmak (ondan gelen her şeyi gönül rızâsı ile karşılamak), diğeri de insanlardan müstağnî (onlara ihtiyacı, minneti, tenezzülü olmayıp kanaatkâr) bulunmaktır, demişti.
Bunun üzerine,
— Öyle ise sen fakirsin, demişler.
Ebû Hâzim hazretleri de,
— Yerler-gökler ve bunlar arasındaki her şey Allâh’ın ve ben de onun muhlis bir kulu iken, nasıl fakir olurum? karşılığını vermiştir.
Mâneviyat büyüklerinden Ebû Hâzim (k.s.) hazretlerine:
— Malın-mülkün nelerdir? diye sormuşlardı.
O da,
— İki şeydir: Biri Allah’tan râzı olmak (ondan gelen her şeyi gönül rızâsı ile karşılamak), diğeri de insanlardan müstağnî (onlara ihtiyacı, minneti, tenezzülü olmayıp kanaatkâr) bulunmaktır, demişti.
Bunun üzerine,
— Öyle ise sen fakirsin, demişler.
Ebû Hâzim hazretleri de,
— Yerler-gökler ve bunlar arasındaki her şey Allâh’ın ve ben de onun muhlis bir kulu iken, nasıl fakir olurum? karşılığını vermiştir.