Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

[KaYRa]

İslam Güzel Ahlaktır...
 
Üyelik Tarihi
7 Şub 2008
Mesajlar
1,338
Aldığı Beğeniler
11
Takım
Fenerbahçe
Soru : Bazı hanımlar manto giymekte, eşarp örtmekte, el yüz dışındaki bedenini böyle bir giyimle kapamaktadır. Bazıları da bunun üzerinden bir de çarşaf bürünmekte, kendini ayrıca bir de çarşafla tesettür etmektedir. İslâm’ın emri hangisidir? Çarşaf mı, yoksa manto mu?


Cevap : Bizim anlayabildiğimiz kadarıyla İslâm’da elbisenin ismi ve resmi mühim değildir. Mühim olan vasfıdır. Yâni, el yüz dışındaki bütün bedeni örtüyor mu, vücut hatlarını belli etmeyecek genişlik ve uzunlukta bedeni kaplıyor mu? Aranan vasıf budur.

Bir elbise böyle ise, yâni eşarp saçın telini dahi göstermiyor, manto vücudun hatlarını dahi gizliyor, kalın çoraplar diz üstlerine kadar çıkıp teni kapatıyorsa farz olan giyim hâsıl olmuştur. Siz bunun adına ne derseniz deyin.

(alıntı)
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Cevap : Bizim anlayabildiğimiz kadarıyla İslâm’da elbisenin ismi ve resmi mühim değildir. Mühim olan vasfıdır. Yâni, el yüz dışındaki bütün bedeni örtüyor mu, vücut hatlarını belli etmeyecek genişlik ve uzunlukta bedeni kaplıyor mu? Aranan vasıf budur.

Bir elbise böyle ise, yâni eşarp saçın telini dahi göstermiyor, manto vücudun hatlarını dahi gizliyor, kalın çoraplar diz üstlerine kadar çıkıp teni kapatıyorsa farz olan giyim hâsıl olmuştur. Siz bunun adına ne derseniz deyin.

Allah razı olsun cevap çok güzel verilmiş zaten müm olan örtünmedir adabıyla..
 

PeygamberGülü

سَيِّد م
 
Üyelik Tarihi
27 Şub 2008
Mesajlar
382
Aldığı Beğeniler
3
Konum
اَهْلِ قُبُرْ
Evet fakat zamanın ahir zaman olduğunu düşünürsek bir bayanı en güzel şekilde çarşaf korur.Muttakilerede yakışan bu olur.Şüphesiz ki takvalı bir bayan MANTO ile etrafta dolaşacağı zaman düşünüyordur acaba yeterince korundum mu ya da kalabalık yerlerde sıkıntı çektiğini ve rahatsızlık duyduğunu düşünüyordur.

Efendimiz s.a.v bir sahabe gelerek "Ya resulallah ben falan kızla evlenmek istiyorum."der.

Efendimiz s.a.v ise "kızı gördün mü? buyurur.

"Hayır görmedim"diye cevap verir.


Efendimiz s.a.v "o halde git gör" buyurur.

Sahabe kızı görmeye gidince kız ona gözükmek istemez.Fakat Efendimiz s.a.v on gönderdiğini söyleyince

kız da cekine cekine "O halde ALLAH aşkına eğer bu niyetle bakacaksan bak"der.

ve daha sonra evlenir.

İşte burda bize verilen mesaj evet yüz serbest fakat muttaki kullar bundan bile cekinir ve ALLAH c.c den korkarlar.Çünkü Efendimiz s.a.v buyurduğu gibi"Bir günaha sebebiyet veren o günahın misli kadar kazanır."Cehennem ehlinin cogu kadınlardan oluşmakta"buyurur.Aslında Bu hadiste de Efendimiz s.a.v kadınlara çok dikkatli olamları konusunda uyarmaktadır.

Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü`minlerin kadınlarına dış örtülerini üstlerine almalarını söyle. Onların tanınması ve incitilmemesi için en elverişli olan budur. Allah bağışlayandır esirgeyendir." (Ahzâb Suresi, Ayet 59.)

İşte bu Ayette'de bütün müslüman kadınlara mesaj verilmekte.

Ben sizin yerinizde olsaydım çarşaf giyerdim.Tabi bazı ablalarımız çok dikkat çeker giyinmekten çekinirler.Ama Rabbim c.c benden razı olsun diye ister dikkat çeksin ister hoş görülmesin.Artık sizde bundan muhayyersiziniz giyinip giyinmemekte.
 

fatsalı

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2005
Mesajlar
1,831
Aldığı Beğeniler
796
Konum
fatsa
Takım
Trabzonspor
Bence kadınlar; islami ölçüler dışına çıkmamak şartı ile kendielrine yakışan ne ise onu giyinme taraftarıyım.........benim Eşim öğretmen ...Başta eşarp uzun etek ve üzerinde dizler hizasında kabanmi dersiniz pardüzemi dersiniz ne derseniz deyiniz............ bence çok güzel ve hoş bir giyim tarzı............Her şeyin aşırısı zararlıdır.........Emeğinize sağlık kardeş...........
 

H ü z ü n

SuLar Durulursa..
 
Üyelik Tarihi
29 Eki 2005
Mesajlar
483
Aldığı Beğeniler
0
Konum
İstanbul..
Takım
Galatasaray
içinde bulunduğumuz zamanın şartlarına uygun olarak..elin yüzün ve tüm bedenin hatlarının görünmeyecek şekilde kapatılmasıdır en hasılı..bence..paylaşım için teşekkürler..
 

erni

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
21 Eyl 2007
Mesajlar
329
Aldığı Beğeniler
1
Konum
izmir
Takım
Galatasaray
vücut hatları belli olmaması gerekiyo ama malesef bazı bayanlar kendini tesettürlü zannediyor bakıyosun eşarp bi şekil etek bi şekil ayakkabılar bi şekil sanki defileye gidiyor RABBİM bende dahil herkese gerçek iman nasip eylesin
 

Seida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
14 Mar 2007
Mesajlar
77
Aldığı Beğeniler
1
KADININ ÖRTÜSÜ
NASIL OLMALI?


Kur'an–ı Kerim'de örtünme ile ilgili âyetler iki sûrede yer almıştır. Bunlardan bir tanesi Nur sûresindeki:


"Mü'min kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) sakınsınlar, namuslarını korusunlar. Kendiliğinden görünen kısımları müstesna olmak üzere, ziynetlerini açmasınlar. Başörtülerini, yakalarının üzerine vursunlar…" âyet–i kerimesidir. Bir diğer âyet–i kerime ise, Ahzab sûresi 59 âyettir ki;


"Ey Peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve mü'minlerin hanımlarına söyle: (Evden çıkarlarken) üstlerine vücutlarını iyice örten cilbablarını (dış elbiselerini) giysinler. Bu, onların tanınıp eziyet edilmemelerine en elverişli olandır" buyrulmaktadır.


İslâm âlimleri, yukarıda mealleri yazılı âyetlere ve bu konuyla ilgili hadislere dayanarak, kadınların tesettürünün nasıl olması gerektiği konusunda pek çok beyanlarda bulunmuşlardır. Biz de âcizane, ulemânın bu beyanları ışığında "Kadının örtüsü nasıl olmalı?" konusunu şöyle bir gözden geçirelim. Malûmunuz geçen sayımızdaki tesettürle alâkalı yazımızda, Nur sûresi 31. âyet–i kerimeyi izaha çalışmıştık. Yazımızın sonunda da, yine kadının örtünmesi ile alâkalı Ahzab sûresi 59 âyet–i kerimeye kısaca değinmiş, âyet–i kerimede zikredilen "cilbab"dan muradın ne olduğunu bir dahaki yazımızda detaylı olarak izah ederiz demiştik. İnşALLAH bu yazımızda bu konuyu izah etmeye gayret edelim.

CİLBAB


Allahu Teâlâ bu âyet–i kerimede mümin kadınlara, evlerinden çıkarken yabancı erkekler karşısında vücutlarını iyice örten cilbablarını, dış elbiselerini üzerlerine örtünmelerini emretmiştir. Bu hicab âyeti, geçen yazımızda da ifade ettiğimiz gibi, kadınların avret mahallerini örtmeleri istikrar kazandıktan sonra nazil olmuştur. Demek ki, bu âyette emrolunan tesettür, daha önce farz kılınan setr–i avretten başka fazla bir örtünmedir. Dolayısıyla âyet–i kerimede geçen "Cilbab" kıyafeti hakkında, müfessirler değişik yorumlarda bulunsalar da, mefhumda birleşmişler ve "cilbab"dan maksadın; kadının elbiseleri üzerine giyilen ve vücut hatlarını belli etmeyecek şekilde bütün vücudu örten bir elbise olduğunda ittifak etmişlerdir.


Allahu Teâlâ burada kadının örtünmesiyle alâkalı olarak pek çok elbise şekli emir buyurabilecekken, acaba neden özellikle "cilbab" giyilmesini önermektedir?.. Elbette bunun pek çok hikmetleri vardır. En önemli hikmeti ise, kadınların tesettüründe en ideal örtünme kıyafeti olmasındandır. Çünkü cilbab, kadını baştan ayağı kapatmakta ve fitneye sebebiyet verecek hiçbir açık kapı bırakmamaktadır. Böylece kadın ile, art niyetli, kötü düşünceli ve kalplerinde maraz olan kişiler arasına bir perde çekilmiş, bu tür ahlâksız kişilerin sataşmasına fırsat verilmemiş olacaktır. Nitekim bu maksat âyet–i kerimede de:


"Bu cilbabı giydiğiniz zaman ki durumunuz tanınıp eziyet edilmemenize daha uygundur." şeklinde zikredilmiştir. Gerçi bu konuda eziyet etmeyi, kadınlara sataşıp tacizde bulunmayı bir huy edinmiş olan, alçak karakterli bazı kanı bozukları, örtü engelleyecek değildir. Fakat imanlı, temiz kadınların, bu tür şehevânî ve kirli bakışlardan yuvalarında gizli inciler gibi korunmuş kalmalarına en uygun olan şekil de budur. Hâl böyle olunca, kadın bu konuda son derece suçsuz ve masum, onlara eziyet ve tacizde bulunacak olan nefsinin zebûnu kimselerin ise, çok açık bir vebal yüklenmiş oldukları ortaya çıkar.


Peki, kadının dış örtü örtmesi gerektiğinden söz eden bu ayet–i kerimede, örtünme için belli bir şekil ve model var mıdır? Yani kadının dış örtüsü nasıl ve ne şekilde olmalıdır?..

KUR'AN–I KERİM'DE
ÇARŞAF GEÇİYOR


Efendim, tesettür emri ile alâkalı olarak Nur sûre'si 31. âyette geçen "başörtüsü" (hımar–humur) ve Ahzab sûresi 59. âyette geçen "Dış giysi" (cilbab–celâbîb) ifadeleri birlikte mütalaa edilince, kadın için iki parçalı bir giysi şekli ortaya çıkıyor. Birincisi; saç, boyun ve göğüsleri örten ve omuzlara doğru yakaların üstüne serbest bırakılan "başörtüsü"dür. İkincisi ise: "Dış giysi" olup, bunun şekli de iki türlü tarif edilmiştir. Başörtüsünün üstünden, bedeni aşağıya kadar örten büyük parça bir giysi veya başörtüsünün altında, boyundan aşağı topuklara kadar örten dış giysi… Peki, ulemâ bu konuda ne diyor ve hangisini tercih ediyor?


Ulemânın bu konudaki beyanlarına geçmeden önce, hazır yeri gelmişken bazı Müslüman kardeşlerimizin sıkça sorduğu "Kur'an–ı Kerim'de çarşaf geçiyor mu?!" sorusuna açıklık getirelim.


Evet, Kur'an–ı Kerim'de çarşaf geçiyor!


Çarşafın adresi ise, Ahzab sûresinin 59. âyet–i kerimesidir. Şayet, "Bu âyet–i kerime çarşaftan değil, cilbabdan bahsetmektedir." derseniz, şöyle açıklayayım. Evet, âyette "cilbab" kelimesi geçmekte ve "celâbîb" diye zikrolunmaktadır. "Celâbîb" kelimesi "cilbab"ın çoğuludur. Cilbab ise, Türkçe'de çarşaf mânasına gelir. Bu arada, "Kur'an'da çarşaf geçmiyor." diyenler, şayet birebir "çarşaf" kelimesinin geçmesini kastediyorlarsa, o zaman doğru söylüyorlar, Kur'an'da "çarşaf" kelimesi geçmez! Çünkü "çarşaf" Farsça bir kelimedir. Ama Türkçemizde de kullanılmaktadır. Oysa Kur'an–ı Kerim Arapça indirilmiştir. Yani bu mantığa göre, yanlış anlaşılmasın ama, Kur'an'da "namaz" kelimesi de geçmez, "oruç" kelimesi de… Ya nasıl geçer? "Salât ve savm" şeklinde geçer.

TEFSİR ÂLİMLERİ
ÇARŞAF İÇİN NE DİYOR?


Bazı tefsirler ise "cilbab" kelimesini "milhafe" diye tefsir ederler ki, "milhafe" lügatta çar ve çarşaf mânasına gelir. Şimdi ulemânın bu âyetle alâkalı yaptıkları tefsirleri zikrettiğimizde, tariflere en uygun kıyafetin çarşaf olduğu görülecektir.
Ulemâ âyet–i kerimede "cilbab" diye geçen, bu tesettürün nasıl olacağı hususunda birkaç görüşe ayrılmışlardır. İnşALLAH şimdi bizler kenara çekilip onların görüşlerine yer verelim.


Son devrin âlimlerinden Elmalılı, bu âyeti tefsir ederken "cilbab"ı şöyle tarif etmiştir:


"Baştan aşağı örten çarşaf, ferace, câr gibi dış elbisenin adıdır."
"Tepeden tırnağa örten giysidir."
"Çarşaf ve peçedir."
Âyet–i kerimede geçen "İDNÂ" kelimesi: Yaklaştırmak demek ise de, âyette "Alâ" harf–i cerri ile kullanılması, kapsamak sûretiyle sarkıtmak mânasını da ifade ettiğinden, üzerinden sıkıca örtmek demek olur. "Cilbab örtmek" tabirinde de iki şekil vardır. Bunlardan birincisi; cilbablarından birisiyle bütün bedenini örtmek; diğeri ise, cilbabın bir tarafıyla başından yüzünü örtmek demek olur.


Elmalılı, âyet–i kerimede geçen "cilbab idnâsını", bu şekilde tarif ettikten sonra şöyle devam ediyor: "Bu beyanda da iki sûret vardır. Birisi kaşlarına kadar başını örttükten sonra büküp, yüzünü de örtmek ve yalnız tek bir gözünü açık bırakmak." Elmalılı bunu söyledikten sonra, "Bizler yetiştiğimiz zaman memleketimizde validelerimizin tesettür tarzı bu idi." der. İkincisi de alnının üzerinden sıkıca sardıktan sonra, burnunun üzerinden dolayıp gözlerin ikisi de açık kalsa bile, yüzün büyük bir kısmını ve göğsü tamamen örtmüş bulunmaktır. Bu açıklamadan sonra da, "Hicri 1310'da İstanbul'a geldiğim zaman İstanbul hanımlarının bir peçe ilave edilmek ve elde açık bir şemsiye bulunmak şartıyla tesettür tarzları bu idi." demektedir.(1)


Evet, Elmalılı merhum "cilbab"ı böyle tarif ediyor.


Yine bu konuda Konyalı Mehmet Vehbi Efendi "Hulasatü'l–Beyan " isimli tefsirinde: "Kadınların ziynetlerini örtmeleri için çarşafa bürünmelerinin lazım ve vacip olduğunu zikretmektedir."(2)


Ömer Nasuhi Bilmen Efendi de kendi tefsirinde "Cilbab"ı çarşaf olarak tefsir etmişlerdir.


Gördüğümüz gibi son devrin âlimlerinden, herkesçe tanınan ve kabul gören üç tane tefsir âliminin "cilbab" hakkındaki görüş ve yorumları bu şekildedir… Şimdi de diğer ulemâ bu âyeti nasıl tefsir ediyor ona bakalım:


Taberî, İbn Sîrîn'den şöyle rivayet eder:


"Abide es–Selmani'ye, "…Dış elbiselerinden üstlerine giymelerini söyle…" âyetinin mânasını sordum. O hemen büyük bir çarşaf alarak onunla bütün vücudunu örttü. Başını da kaşlarına kadar kapattı. Yüzünü de tamamen kapattı. Yalnız sol gözünü açık bıraktı. Böylece âyeti fiili olarak tefsir etti."(3)


Taberî ve Ebû Hayan, İbn Abbas'tan şöyle rivayet etmişlerdir:


"Kadın cilbabını alnının üzerine indirir ve oradan sıkar. Alttan da burnunun üzerine kadar kapatır. Yalnız gözleri dışarıda kalmalıdır. Yüzünün kalan kısmı ile göğsünü tamamen kapamalıdır."(4)


Ebu's–Suûd Efendi: "Cibab"tan maksat, çok geniş ve uzun bir örtüdür. Kadın bununla başını örttüğü gibi yüzünü ve göğsünü de örterek ayaklarına kadar salar. Buna göre âyetin mânası, 'Kadınlar dışarıya veya yabancı bir erkeğin karşısına çıkacakları zaman, bu örtüyle yüzlerini ve bütün vücutlarını örtsünler.' olur." demiştir.
Cevherî de "Cilbab"ı çarşaf diye tefsir etti. Ve "Cilbab çarşaftır." denildi. (5)


Ümmü Seleme annemiz şöyle demiştir:


"Cilbablarından üzerlerini sıkı örtsünler' âyetinin nüzulünden sonra ensar kadınları siyah çarşaflara büründüler. Öyle bir ağırbaşlılık ile çıkmışlardı ki, sanki hepsinin başına birer karga konmuştu."



ÖRTÜNMEK KADININ
OLMAZSA OLMAZIDIR


Verilen kaynaklardan da anlaşıldığı üzere İslâm âlimlerinin çoğunluğu çarşaf üzerinde durmakta ve tesettürün çarşafla daha güzel olacağını belirtmektedirler. Açıkça "çarşaf" demeyen müfessirler ise, âyet–i kerimede geçen "cilbab" ile, kesintisiz bütün bedeni baştan aşağı örten geniş bir elbiseyi tarif etmektedirler ki, bu tarife en uygun olan kıyafet çarşaf, ferace ve cardır. Bu kıyafetler, Türkiye'nin çeşitli yörelerinde, "ehram, peştamal–dolama, şalvar–atkı" gibi farklı isimlerle de zikredilmektedir. Tabi-î bu kıyafetlerin kumaşının kalitesi, ince veya kalın oluşu örfe, beldelere ve mevsimlere göre değişiklik gösterebilir. Ancak dikkat edilecek husus, kadının boynu, omuzu, göğüs, kol, koltuk altı, bel gibi, kısaca vücut hatlarının belli olmaması gerekmektedir. İçini gösterecek kadar şeffaf, vücut hatlarını belli edecek kadar ince ve dar olmamalıdır. Çünkü kadınların örtünmesinden maksat bütün şüpheli yolları kesmek, erkek ve kadınların kalplerinde dolaşan vesveseyi bertaraf etmektir.


Bu arada, âyet–i kerimede örtünmenin, "iffet ve namusu koruması, tanınıp eziyet edilmemesine daha uygun olması" gibi bazı hikmetlerinin açıklanması, bu gayenin bulunmadığı veya başka şekilde elde edildiği durumlarda, örtünmek gerekmez gibi yanlış bir düşünce hatıra getirmemelidir. Çünkü esas itibariyle örtünmek, Allah'ın emri ve dinin gereğidir.


Evli kadınların örtünmesinden kocaları sorumlu olduğu gibi, kız çocuklarının evleninceye kadar örtünme ile ilgili problemlerinden birinci derecede babası sorumludur. Çocukla uzun süre birlikte olan, onun eğitim ve terbiyesi ile yakından ilgisi bulunan anne de ikinci derecede sorumlu olur. Âyet–i kerimede Allahu Teâlâ bizleri şöyle uyarmaktadır:


"Ey iman edenler! Yakıtı insanlar ve taşlar olan cehennem ateşinden kendinizi ve ailenizi koruyun"(6)



Dipnotlar:1– "Hak Dini Kur'an Dili", c. 6, s. 337, 338
2– "Hulasatü'l–Beyan ", c. 9, s. 3719
3– "Taberî Tefsiri", c. 22
4– "Bahru'l–Muhit", c. 5, s. 250
5– "Tacü'l–Aras", c. 1/186
6– Tahrim, 6



Kaynak: Beyan Dergisi
 

engin.

... Bir_Katre ...
 
Üyelik Tarihi
18 May 2008
Mesajlar
2,384
Aldığı Beğeniler
67
Konum
İstanbul
Takım
Fenerbahçe
Bence kadınlar; islami ölçüler dışına çıkmamak şartı ile kendielrine yakışan ne ise onu giyinme taraftarıyım.........benim Eşim öğretmen ...Başta eşarp uzun etek ve üzerinde dizler hizasında kabanmi dersiniz pardüzemi dersiniz ne derseniz deyiniz............ bence çok güzel ve hoş bir giyim tarzı............Her şeyin aşırısı zararlıdır.........Emeğinize sağlık kardeş...........

Her şeyin aşırısı zarardır derken çarşafımı kastediyosunuz. ALLAH (c.c.)ın emri olan çarşafmı aşırı. Hoş giyinmek önemli değil önemli olan bu dünyanın fani olduğunu düşünerek ALLAH rızasına uygun giyinmek. Kusura bakmada çok gereksiz bi yazı yazmıssın. !! . !!
 

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Ben kendi hanımım takva yönünden çarşaflı olmasını isterdim
 

NEŞV-Ü NEMA

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Eki 2008
Mesajlar
159
Aldığı Beğeniler
2
Konum
SAMSUN
Takım
Galatasaray
Bence kadınlar; islami ölçüler dışına çıkmamak şartı ile kendielrine yakışan ne ise onu giyinme taraftarıyım.........benim Eşim öğretmen ...Başta eşarp uzun etek ve üzerinde dizler hizasında kabanmi dersiniz pardüzemi dersiniz ne derseniz deyiniz............ bence çok güzel ve hoş bir giyim tarzı............Her şeyin aşırısı zararlıdır.........Emeğinize sağlık kardeş...........

yakışan ne ise onu giyinmelidir tabirine ben açıkcası katılamadım. çünkü yakışanın da bir vasatı olmalı.. ama dikkat çekmemesi de ehemmiyetli tesettür için. tesettüremrinin hakkıyla eda edilmesi demek, namahremin iştihasını açmamak anlamını taşır.yani yukarıda arkadaşların ifade ettikleri gibi hatların belli olmaması.. tercih edilen her ne ise pardisü , dizüstü bir manto yada çarşaf her ne ise bol olması önemli.. ayrıca eşarp saçın bir telini bile göstermiyor olabilir, ama öyle eşaprlar takıyorki mütesettir bayanlar saçının teli görünseydi daha iyiydi dedirtiyor.. bir de acayip şekiller veriyorlar tesettürlü olmayan bayanlardan daha çok dikkat çekiyor.. yine de herkesin fikrine saygı duyarım.. Tercih meselesi.. her insanın aleminde üstün tutuğu bir kavram vardır.. tercihler de buna göre yapılır..
Gönül isterki hep en güzel ve Allah ın en çok razı ve hoşnut olacağı tercihleri yapalım.. yapamasakta yapanları takdir edelim.. gayretlerimiz güzel olsun inşallah..
peylaşımlarınızdan dolayı teşekkürler Allah razı olsun
 
Üst Alt