Çankaya senaryoları
Ali Erkan KAVAKLI
Bugüne kadar Sabatayist, dönme, mason mihraklar üst makamları tutmuş ve sürekli kadrolaşma çalışmaları yapmış. Özellikle ara rejim dönemlerinde kadrolaşma çalışmaları harika bir şekilde gerçekleştirilmiş. http://mitglied.lycos.de/goezelel53/sabatayLit/body_sabataylist.htm sitesinde yer alan liste, gelinen noktayı gösteriyor.
28 Şubat döneminin mimarları ve önemli isimleri Çevik Bir, Güven Erkaya, Kemal Gürüz, Kemal Alemdaroğlu, Nur Serter, Rahşan Ecevit, İsmail Cem, Gazi Erçel sitede yer alan Sabatayistlerden. 28 Şubatçıların neden dindarlara yüklendiği ve akıl almaz irticacı listeleri yaptığı, siteye bakınca daha iyi anlaşılıyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimi, masonik ve Sabatayist kadrolaşma açısından çok önemli. Rektör seçimleri ve önemli bürokratik mevkilere tayinlerde masonik kadrolaşmaların çok etkili olduğu malum.
Prof. Yalçın Küçükün Tekelistanını okuyan, kadrolaşma ve Sabatayistlerin bürokraside geldiği yer konusunda yeterince fikir sahibi olur.
Rahmetli Turgut Özalın masonlardan hoşlanmadığı ve önemli tayinlerde masonik bağlantısı olanları saf dışı bıraktığı bilinir.
Turgut Özal, Celal Bayar istisna edilirse tek sivil cumhurbaşkanı.
Mason, Lions, Rotary, Sabatayist örgütler, halktan kopuk ve uzak. Halkın temel dinî ve millî değerlerine düşman tavır sergiliyorlar. Çoğu zaman halkın seçtiği insanlardan çekiniyorlar.
Cumhurbaşkanını Meclis'in veya halkın seçmesi, onların etkisi altına girmeyecek birinin cumhurbaşkanı olması ihtimalini artırır. Meclisin cumhurbaşkanı seçecek olması onları endişelendiriyor. Çünkü gelecek dönemde cumhurbaşkanlığının etkisiyle ellerinde tutmak istedikleri önemli kadrolara ulaşamama ihtimalleri yüksek. Bu sebeple cumhurbaşkanlığı seçimi onlar için önemli bir kâbus. Mayıstaki seçime kadar cumhurbaşkanı seçecek Meclisi abluka altında tutmaya ve kamuoyuna kâbus yaşatmaya devam edecekler.
Seçilecek cumhurbaşkanının bu azınlık elit örgütlerin etkisinde kalmayacak biri olması önemli.
Seçimi Meclisin yapması, demokrasinin yaşaması ve yaşatılması adına çok zaruri.
CHP dahil birçok muhalefet lideri, cumhurbaşkanlığına Recep Tayyip Erdoğanı iteklemek için her türlü kışkırtmayı yapıyorlar. Tayyip Beyin liderliğindeki AK Parti ile seçimlerde mücadele etmek zor. Tayyip Bey karizması, partiye hakimiyeti ve kitleleri kucaklama yeteneği olan güçlü bir lider. Deniz Baykal, Devlet Bahçeli, Mehmet Ağar gibi liderler AK Partinin başında daha az karizmatik bir lider görmek istiyorlar.
Kasım sonlarında Seydişehirde idim. Belediye başkanı, değerli dostum İbrahim Halıcı Beyle Selçuklu, Derbent, Çumra belediye başkanları ile çay içip sohbet ettik. Birçok AK Partili gibi, başkanlar da Tayyip Beyin cumhurbaşkanı seçilmesinin parti açısından güç kaybı olacağı kanaatindeler.
Dışarıdan yapılacak her türlü tahrik, millet iradesine engel olma anlamı taşır. Tuncay Özkan, Şener Eruygur, Derviş Günday gibi halktan kopuk, demokrasi kültürünü içine sindirememiş mahfillerin tahrikleri demokrasiyi, cumhuriyeti, sivil toplum anlayışını benimsemiş milletimiz için çok da önemli değil.
Cumhurbaşkanını mutlaka Meclis seçmeli.
Cumhurbaşkanı mutlaka Meclisten biri olmalı.
Tayyip Bey, Köşk'e çıkıp partisini zayıflatmamalı, rahmetli Özalın yaptığı hatayı tekrarlamamalı.
Cumhurbaşkanı seçimlerinin hemen arkasından Anayasa değişikliğine gidilmeli. Almanyada olduğu gibi MGK sivilleştirilmeli. YÖK, rektör, Anayasa Mahkemesi ve yüksek yargı organları üyelerinin seçimi, RTÜK seçimi gibi, Meclise devredilmeli. Sistem sivilleştirilmeli. Ülke, 12 Eylül darbe Anayasasından ve onun getirdiği YÖK gibi kurumlardan kurtulmalı.
Not: Geçen hafta Yalovada eğitimin kalitesini artırma adına konferans verdim. Daha sonra da Yalova kaplıcalarını gezdim. Şifa dağıtan kaplıcaların güzelliğine hayran kaldım. Kültür hayatımızın canlanması için gayret gösteren değerli dostlarım Eğitim-Bir-Sen Başkanı Yusuf Ökan, Zekeriyya Yayla, İbrahim Yıldırım, Ali Varilci, Ahmet Aydın ve değerli dostum Milli Eğitim Müdürü Şevki Genç ve adını sütuna sığdıramadığım dostlarıma çok teşekkür ediyorum.
Ali Erkan KAVAKLI
Bugüne kadar Sabatayist, dönme, mason mihraklar üst makamları tutmuş ve sürekli kadrolaşma çalışmaları yapmış. Özellikle ara rejim dönemlerinde kadrolaşma çalışmaları harika bir şekilde gerçekleştirilmiş. http://mitglied.lycos.de/goezelel53/sabatayLit/body_sabataylist.htm sitesinde yer alan liste, gelinen noktayı gösteriyor.
28 Şubat döneminin mimarları ve önemli isimleri Çevik Bir, Güven Erkaya, Kemal Gürüz, Kemal Alemdaroğlu, Nur Serter, Rahşan Ecevit, İsmail Cem, Gazi Erçel sitede yer alan Sabatayistlerden. 28 Şubatçıların neden dindarlara yüklendiği ve akıl almaz irticacı listeleri yaptığı, siteye bakınca daha iyi anlaşılıyor.
Cumhurbaşkanlığı seçimi, masonik ve Sabatayist kadrolaşma açısından çok önemli. Rektör seçimleri ve önemli bürokratik mevkilere tayinlerde masonik kadrolaşmaların çok etkili olduğu malum.
Prof. Yalçın Küçükün Tekelistanını okuyan, kadrolaşma ve Sabatayistlerin bürokraside geldiği yer konusunda yeterince fikir sahibi olur.
Rahmetli Turgut Özalın masonlardan hoşlanmadığı ve önemli tayinlerde masonik bağlantısı olanları saf dışı bıraktığı bilinir.
Turgut Özal, Celal Bayar istisna edilirse tek sivil cumhurbaşkanı.
Mason, Lions, Rotary, Sabatayist örgütler, halktan kopuk ve uzak. Halkın temel dinî ve millî değerlerine düşman tavır sergiliyorlar. Çoğu zaman halkın seçtiği insanlardan çekiniyorlar.
Cumhurbaşkanını Meclis'in veya halkın seçmesi, onların etkisi altına girmeyecek birinin cumhurbaşkanı olması ihtimalini artırır. Meclisin cumhurbaşkanı seçecek olması onları endişelendiriyor. Çünkü gelecek dönemde cumhurbaşkanlığının etkisiyle ellerinde tutmak istedikleri önemli kadrolara ulaşamama ihtimalleri yüksek. Bu sebeple cumhurbaşkanlığı seçimi onlar için önemli bir kâbus. Mayıstaki seçime kadar cumhurbaşkanı seçecek Meclisi abluka altında tutmaya ve kamuoyuna kâbus yaşatmaya devam edecekler.
Seçilecek cumhurbaşkanının bu azınlık elit örgütlerin etkisinde kalmayacak biri olması önemli.
Seçimi Meclisin yapması, demokrasinin yaşaması ve yaşatılması adına çok zaruri.
CHP dahil birçok muhalefet lideri, cumhurbaşkanlığına Recep Tayyip Erdoğanı iteklemek için her türlü kışkırtmayı yapıyorlar. Tayyip Beyin liderliğindeki AK Parti ile seçimlerde mücadele etmek zor. Tayyip Bey karizması, partiye hakimiyeti ve kitleleri kucaklama yeteneği olan güçlü bir lider. Deniz Baykal, Devlet Bahçeli, Mehmet Ağar gibi liderler AK Partinin başında daha az karizmatik bir lider görmek istiyorlar.
Kasım sonlarında Seydişehirde idim. Belediye başkanı, değerli dostum İbrahim Halıcı Beyle Selçuklu, Derbent, Çumra belediye başkanları ile çay içip sohbet ettik. Birçok AK Partili gibi, başkanlar da Tayyip Beyin cumhurbaşkanı seçilmesinin parti açısından güç kaybı olacağı kanaatindeler.
Dışarıdan yapılacak her türlü tahrik, millet iradesine engel olma anlamı taşır. Tuncay Özkan, Şener Eruygur, Derviş Günday gibi halktan kopuk, demokrasi kültürünü içine sindirememiş mahfillerin tahrikleri demokrasiyi, cumhuriyeti, sivil toplum anlayışını benimsemiş milletimiz için çok da önemli değil.
Cumhurbaşkanını mutlaka Meclis seçmeli.
Cumhurbaşkanı mutlaka Meclisten biri olmalı.
Tayyip Bey, Köşk'e çıkıp partisini zayıflatmamalı, rahmetli Özalın yaptığı hatayı tekrarlamamalı.
Cumhurbaşkanı seçimlerinin hemen arkasından Anayasa değişikliğine gidilmeli. Almanyada olduğu gibi MGK sivilleştirilmeli. YÖK, rektör, Anayasa Mahkemesi ve yüksek yargı organları üyelerinin seçimi, RTÜK seçimi gibi, Meclise devredilmeli. Sistem sivilleştirilmeli. Ülke, 12 Eylül darbe Anayasasından ve onun getirdiği YÖK gibi kurumlardan kurtulmalı.
Not: Geçen hafta Yalovada eğitimin kalitesini artırma adına konferans verdim. Daha sonra da Yalova kaplıcalarını gezdim. Şifa dağıtan kaplıcaların güzelliğine hayran kaldım. Kültür hayatımızın canlanması için gayret gösteren değerli dostlarım Eğitim-Bir-Sen Başkanı Yusuf Ökan, Zekeriyya Yayla, İbrahim Yıldırım, Ali Varilci, Ahmet Aydın ve değerli dostum Milli Eğitim Müdürü Şevki Genç ve adını sütuna sığdıramadığım dostlarıma çok teşekkür ediyorum.