MATURİDİ VE EŞARİNİN BİRBİRİNDEN FARKLI HÜKÜMLERİ
Maturidi ekolünün araştırma inceleme ve vardıkları sonuçlar ve çıkardıkları hükümlere göre Akıl Allah'ı bulmakla yükümlüdür, dolayısı ile kendisine hiçbir tebliğ ulaşmamış kişi ibadetle mükellef değil ama Allah'ı bulmakla ona inanmakla mükelleftir.
Eşari mezhebinin görüşü ise kendisine hiçbir tebliğ, haber ve bilgi ulaşmayan kişi mükellef olmadığı yönündedir.
* * *
Maturidi mezhebine göre peygamber olmak için erkek olmak şarttır, fakat, Eşari mezhebinin bu husustaki görüşü; evet, peygamberlerin tamamı erkektir hiç kadın peygamber geldiği rivayet edilmemiştir, fakat yinede erkek olmak peygamber olmanın şartlarından değildir.
* * *
Maturidi mezhebine göre Kafirler önce iman etmekle mükellef oldukları için ibadetle mükellef değildirler onlar küfürde olmaları münasebetiyle cehennemde ebedi kalarak ayrıca dünyadaki yaşam şekillerinin de icap ettirdiği şekilde cezalarını çekeceklerdir.
Eşariyye ise burada hükmü biraz değiştirerek kafirlerin iman etmemelerinin yanında ayrıca ibadetleri de yerine getirmedikleri için azap görecekleri şeklinde olmuştur.
* * *
Maturidi mezhebince verilen fetvaya göre kişi mürted olduktan (dinden çıkmak) sonra tekrar dine dönse amelleri yeniden başlar. Eşari'nin görüşüne göre ise ameli kaldığı yerden devam eder. Bu farklı görüşler aslında peygamberimizin buyurduğu şekilde; ümmetimin ihtilafı rahmettir hadisi şerifinin yansıyan apaçık ışıklarıdır.
* * *
İmam Eşari'nin fetvası sabahtan akşama kadar farkında olarak yada olmayarak iman dairesinin dışına çıkan kaç Müslüman'ın kurtuluşuna ümit oluyor.
Zaten dikkatinizi çekmiştir, hep uç meseleler ve hakkında direk olarak ayet olmayan belki işaret bile olmayan hatta farklı ve yanlış yorumlanabilecek ve yanlış anlaşılabilecek mevzuları aydınlatmaya çalışmışlar. Kaldı ki ikisinin arasındaki farkın en önemli hususlarından biri ise zaman ve yaşam itibariyle, İmam Maturidi'nin önce yaşaması ve imam Eşarinin ise ondan yarım asır kadar sonra yaşamış olması sebebiyle bazı meselelere değişik boyutlarda, fakat aynı düşünce ile yaklaşmasıdır.
Ayrıca bu hususlarda birbirinden farklı üçüncü bir görüş çıkmamış ve iki kutuplu tek merkez olarak devam edegelmiştir. İtikadî meseleler iki elle tutulan ateş mesabesinde olduğu için üçüncü bir görüş zaten kişiyi ehlisünnetin ve iman dairesinin dışına çıkarmıştır.
Maturidi ekolünün araştırma inceleme ve vardıkları sonuçlar ve çıkardıkları hükümlere göre Akıl Allah'ı bulmakla yükümlüdür, dolayısı ile kendisine hiçbir tebliğ ulaşmamış kişi ibadetle mükellef değil ama Allah'ı bulmakla ona inanmakla mükelleftir.
Eşari mezhebinin görüşü ise kendisine hiçbir tebliğ, haber ve bilgi ulaşmayan kişi mükellef olmadığı yönündedir.
* * *
Maturidi mezhebine göre peygamber olmak için erkek olmak şarttır, fakat, Eşari mezhebinin bu husustaki görüşü; evet, peygamberlerin tamamı erkektir hiç kadın peygamber geldiği rivayet edilmemiştir, fakat yinede erkek olmak peygamber olmanın şartlarından değildir.
* * *
Maturidi mezhebine göre Kafirler önce iman etmekle mükellef oldukları için ibadetle mükellef değildirler onlar küfürde olmaları münasebetiyle cehennemde ebedi kalarak ayrıca dünyadaki yaşam şekillerinin de icap ettirdiği şekilde cezalarını çekeceklerdir.
Eşariyye ise burada hükmü biraz değiştirerek kafirlerin iman etmemelerinin yanında ayrıca ibadetleri de yerine getirmedikleri için azap görecekleri şeklinde olmuştur.
* * *
Maturidi mezhebince verilen fetvaya göre kişi mürted olduktan (dinden çıkmak) sonra tekrar dine dönse amelleri yeniden başlar. Eşari'nin görüşüne göre ise ameli kaldığı yerden devam eder. Bu farklı görüşler aslında peygamberimizin buyurduğu şekilde; ümmetimin ihtilafı rahmettir hadisi şerifinin yansıyan apaçık ışıklarıdır.
* * *
İmam Eşari'nin fetvası sabahtan akşama kadar farkında olarak yada olmayarak iman dairesinin dışına çıkan kaç Müslüman'ın kurtuluşuna ümit oluyor.
Zaten dikkatinizi çekmiştir, hep uç meseleler ve hakkında direk olarak ayet olmayan belki işaret bile olmayan hatta farklı ve yanlış yorumlanabilecek ve yanlış anlaşılabilecek mevzuları aydınlatmaya çalışmışlar. Kaldı ki ikisinin arasındaki farkın en önemli hususlarından biri ise zaman ve yaşam itibariyle, İmam Maturidi'nin önce yaşaması ve imam Eşarinin ise ondan yarım asır kadar sonra yaşamış olması sebebiyle bazı meselelere değişik boyutlarda, fakat aynı düşünce ile yaklaşmasıdır.
Ayrıca bu hususlarda birbirinden farklı üçüncü bir görüş çıkmamış ve iki kutuplu tek merkez olarak devam edegelmiştir. İtikadî meseleler iki elle tutulan ateş mesabesinde olduğu için üçüncü bir görüş zaten kişiyi ehlisünnetin ve iman dairesinin dışına çıkarmıştır.