Mecnun bir gün, Leyla´nin köyüne varmak icin bir deveye bindi, yol almaya basladi. Mecnun´un bütün derdi bir an önce Leyla´nin köyüne ulasmakti.
Mecnun´un derdi buydu ama, devenin de derdi baskaydi. O da geride, ayrildigi yerde kalan yavrusunu düsnüyordu. Ona kausmak istiyordu.
Mecnun kendindeyken deveyi Leyla´nin köyüne dogru sürüyor, fakat o birazcik dalinca deve geri dönüp yavrularina dogru kosuyordu. Mecnun tekrar kendine gelince biraz önce geldikleri yerden fersah fersah geriye gittiklerini görüyordu.
Mecnun ile devesi tam üc gün boyu bu sekilde yol aldilar. En nihayetinde Mecnun bu isin böyle sürüp gitmeyecegini anladi, deveden indi ve:
"Ah devecik, ikimiz de asigiz. Fakat gidecegimiz yerler birbirne zit onun icin, seninle arkadaslik edemeyiz. Eyer bu beraberligi sürdürecek olursak, ikimiz de asla hedefe ulasamayiz" deyip, deveyi serbest birakti.
-Mevlana-
Mecnun´un derdi buydu ama, devenin de derdi baskaydi. O da geride, ayrildigi yerde kalan yavrusunu düsnüyordu. Ona kausmak istiyordu.
Mecnun kendindeyken deveyi Leyla´nin köyüne dogru sürüyor, fakat o birazcik dalinca deve geri dönüp yavrularina dogru kosuyordu. Mecnun tekrar kendine gelince biraz önce geldikleri yerden fersah fersah geriye gittiklerini görüyordu.
Mecnun ile devesi tam üc gün boyu bu sekilde yol aldilar. En nihayetinde Mecnun bu isin böyle sürüp gitmeyecegini anladi, deveden indi ve:
"Ah devecik, ikimiz de asigiz. Fakat gidecegimiz yerler birbirne zit onun icin, seninle arkadaslik edemeyiz. Eyer bu beraberligi sürdürecek olursak, ikimiz de asla hedefe ulasamayiz" deyip, deveyi serbest birakti.
-Mevlana-