Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

kızılmavi

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Ağu 2010
Mesajlar
333
Aldığı Beğeniler
4
Takım
Beşiktaş
http://www.youtube.com/watch?v=Y9hpKZHkNbo[/URL]






her yer zifiri, her nefeste sükût
dolunay yok, bütün güneşleri uykuda bu evrenin

bir divâne sebeple
içini boşaltıyor karanlıklar üstümüze
bir ecinnî, bir şeytân
bir vâveylâ kapladı önce yeryüzü mescidini
çöl suskunluğu doğuruyor şehirler
çiçeklerin elleri mahcûb, utangaç
bir veyl batıyor içimize mezar taşı yalnızlığında
her şey leyl oluyor Sirâc’ım senden başka

ırmaklar dağların ağıtı oldu
Nil mübârekliğinde tûfanlarıyla kâinât
aşk nöbetleri geçiriyor yokluğunda
saatler hep ‘asır vakti’
ziyândayız bu yüzden hepimiz
biz öyle unutkan, öyle firârî
biz kırık ayaklarımızla maraton yarışında
oysa akrepler bile uyanmayı öğretir insana
en mahrem nisan hıçkırığı yansıyor cihâna
ve Sirâc’ım sen yansıyorsun sağanak sağanak
vahiy beyazı ışığın düşüyor geceye
bir zemzem, bir hurma ve Hira
ve başlıyor fecr

seninle dolu gözleri Hatice’nin
sıcacık Varaka tesellisi örtüyor üstüne
âyet âyet bir örümcek, âyet âyet kutsal pusu
bilmem hangi göz görür bir kalbin görmediğini!
ayrılık durağında bekleyen gedâ biziz Sirâc’ım
ve beyâz ve ma’sûm ve elvin günahlarıyla çağın
unutuldu elest bezmindeki ezberlerimiz bir bir
üstü başı hüzün kokan kentlerde yaşıyoruz
seninle beslenmeliydik her nefeste
neresindeyim ki sensizlik mühletinin
hep bomboş kalmış kumbaram
sana gelsem ellerim harâb
ellerim ki kalbimin edviye bekleyen yüzü
her eczâmızda bin cerîha
oysa kâtil biziz, maktûl biz!

gül devrinin en gaybî muştularıyla biz
kenarından tutunurduk ince bir aşka
başlardı tüm zamanların kanatlı acıları kanamaya
bir nehar neşidesi düşerdi Sirâc’ım
bir nefes yangın, bir nihâî sevdâ
sensizliğe yakılan ağıtlarla dolardı gözyaşı şişelerimiz
uykusuz kalan dünyanın serzenişinde ruhumuz
gerisi siyâh, gerisi baştanbaşa mâsivâ
heybemde duâ ve itiraf
tebessümün hâlâ bir aşkın tarifi gibi Sirâc’ım
berrak ve zülâl
Sirâc’ım, en çok da senin ayrılığının dâr-ı imtihânında yenik düştük

gel gör ki
bulutlar bize küstü, yeryüzü dargın bize
nedendir iklimler bile değişti sensizliğin mâteminde
kışlar kış değil artık, ne de baharlar bahar
dünya intihar provasında; kırgın, elemli
depremler ki yokluğunu haykırırcasına üstümüzde
hâlbuki başucumuzda tevbeler tevbesi duâlar
ve her secdede bin huzur inerdi Sidre’den
Sirâc’ım beyaza çevirirdi bir bakışın siyahı
ki aşk yangını bir ölümsüz yarayla parçalanırdı ay
en önce kalplere değerdi nazarın
nazarın ki bir taşın “ente rasûlullah” demesiydi

esrârlı müjdeler dökülürdü bir râhibin gözlerinden
ağır gelirdi özlemin Ebu Kubeys’in nemli nefesine
Ebâbîl nağmesinde gazap şarkıları
ve sağanak sağanak taştan yağmurlar
nerde kaldı bütün insanlığı emziren duâlar
bir eyvah, bin keşke düşerdi Necaşi’nin diline
Ukkaşe’nin sırtında kamçı
bir mübârek sebeptir cennetin mührü ile buluşan dudaklara

Sirâc’ım
ortasındayız her şeyi yakan ateşlerin
bu iflâh olmaz kabarık yara
bu uyanmayan hezeyân istilâsı
bu ne yana baksam hazan!
nedir bu kalbimin kırmızı hıçkırığı
gül suretindeki bu eflatun yangınlar da nedir
kaç renge büründü âsuman
nedir bu gökkuşağı, bu yedi renk
mevsimlerin mihengi sökülüyorken
dirileri öldüren bu merâsim de nedir

verilmeliydin bütün çocuklara bal ve süt diye sen
ey Sirâc, zamanı geçmiş aşk çarmığında nîrâna oturmuşuz
tel tel yanmış damarları kalbimizin
yenilgiler hep zafer sanmışız
gözyaşı çukurlarında boğulduk Sirâc’ım
önümüz Hendek
ve biz hangi safta bekliyoruz bir ömür

her gece yastıklara döktüğümüz -
hep aynı zemherinin kalıntıları
en keşke dediğim zaman-ı mâzî;
Uhud’un dişlerini kalbime geçirir
her ezân sesinde suâle çekmesin mi yüreğim kendini
ıslanmasın mı beyaz kâğıt
seni özlemesin mi Sirâc’ım bu hayâsız şâir
her yer zifiri, her nefeste sükût
bir maraz sarmışken bütün evreni
seni anmasın mı, y/anmasın mı bu şâir


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (Çomü) Naat Yarışması 2.lik Ödülü (2012)


Zafer Şık
 

-Zeynep-

Mecânin-i Kütüp
 
Üyelik Tarihi
10 Şub 2009
Mesajlar
2,441
Aldığı Beğeniler
2,763
Konum
Ankara
Takım
Diğer
ALLAH razı olsun..
 

Dildade

°Dar-ı Dünya°
 
Üyelik Tarihi
18 Şub 2011
Mesajlar
2,093
Aldığı Beğeniler
2,841
Konum
Adana
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun emeğinize sağlık..
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Allah razi olsun kardesim.
 

kızılmavi

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Ağu 2010
Mesajlar
333
Aldığı Beğeniler
4
Takım
Beşiktaş
Şiir:Zafer Şık
Yorum:Mehmet Saraçoğlu


http://www.youtube.com/watch?v=Y9hpKZHkNbo&feature=related[/URL]



Sirâc

her yer zifiri, her nefeste sükût
dolunay yok, bütün güneşleri uykuda bu evrenin

bir divâne sebeple
içini boşaltıyor karanlıklar üstümüze
bir ecinnî, bir şeytân
bir vâveylâ kapladı önce yeryüzü mescidini
çöl suskunluğu doğuruyor şehirler
çiçeklerin elleri mahcûb, utangaç
bir veyl batıyor içimize mezar taşı yalnızlığında
her şey leyl oluyor Sirâc’ım senden başka

ırmaklar dağların ağıtı oldu
Nil mübârekliğinde tûfanlarıyla kâinât
aşk nöbetleri geçiriyor yokluğunda
saatler hep ‘asır vakti’
ziyândayız bu yüzden hepimiz
biz öyle unutkan, öyle firârî
biz kırık ayaklarımızla maraton yarışında
oysa akrepler bile uyanmayı öğretir insana
en mahrem nisan hıçkırığı yansıyor cihâna
ve Sirâc’ım sen yansıyorsun sağanak sağanak
vahiy beyazı ışığın düşüyor geceye
bir zemzem, bir hurma ve Hira
ve başlıyor fecr

seninle dolu gözleri Hatice’nin
sıcacık Varaka tesellisi örtüyor üstüne
âyet âyet bir örümcek, âyet âyet kutsal pusu
bilmem hangi göz görür bir kalbin görmediğini!
ayrılık durağında bekleyen gedâ biziz Sirâc’ım
ve beyâz ve ma’sûm ve elvin günahlarıyla çağın
unutuldu elest bezmindeki ezberlerimiz bir bir
üstü başı hüzün kokan kentlerde yaşıyoruz
seninle beslenmeliydik her nefeste
neresindeyim ki sensizlik mühletinin
hep bomboş kalmış kumbaram
sana gelsem ellerim harâb
ellerim ki kalbimin edviye bekleyen yüzü
her eczâmızda bin cerîha
oysa kâtil biziz, maktûl biz!

gül devrinin en gaybî muştularıyla biz
kenarından tutunurduk ince bir aşka
başlardı tüm zamanların kanatlı acıları kanamaya
bir nehar neşidesi düşerdi Sirâc’ım
bir nefes yangın, bir nihâî sevdâ
sensizliğe yakılan ağıtlarla dolardı gözyaşı şişelerimiz
uykusuz kalan dünyanın serzenişinde ruhumuz
gerisi siyâh, gerisi baştanbaşa mâsivâ
heybemde duâ ve itiraf
tebessümün hâlâ bir aşkın tarifi gibi Sirâc’ım
berrak ve zülâl
Sirâc’ım, en çok da senin ayrılığının dâr-ı imtihânında yenik düştük

gel gör ki
bulutlar bize küstü, yeryüzü dargın bize
nedendir iklimler bile değişti sensizliğin mâteminde
kışlar kış değil artık, ne de baharlar bahar
dünya intihar provasında; kırgın, elemli
depremler ki yokluğunu haykırırcasına üstümüzde
hâlbuki başucumuzda tevbeler tevbesi duâlar
ve her secdede bin huzur inerdi Sidre’den
Sirâc’ım beyaza çevirirdi bir bakışın siyahı
ki aşk yangını bir ölümsüz yarayla parçalanırdı ay
en önce kalplere değerdi nazarın
nazarın ki bir taşın “ente rasûlullah” demesiydi

esrârlı müjdeler dökülürdü bir râhibin gözlerinden
ağır gelirdi özlemin Ebu Kubeys’in nemli nefesine
Ebâbîl nağmesinde gazap şarkıları
ve sağanak sağanak taştan yağmurlar
nerde kaldı bütün insanlığı emziren duâlar
bir eyvah, bin keşke düşerdi Necaşi’nin diline
Ukkaşe’nin sırtında kamçı
bir mübârek sebeptir cennetin mührü ile buluşan dudaklara

Sirâc’ım
ortasındayız her şeyi yakan ateşlerin
bu iflâh olmaz kabarık yara
bu uyanmayan hezeyân istilâsı
bu ne yana baksam hazan!
nedir bu kalbimin kırmızı hıçkırığı
gül suretindeki bu eflatun yangınlar da nedir
kaç renge büründü âsuman
nedir bu gökkuşağı, bu yedi renk
mevsimlerin mihengi sökülüyorken
dirileri öldüren bu merâsim de nedir

verilmeliydin bütün çocuklara bal ve süt diye sen
ey Sirâc, zamanı geçmiş aşk çarmığında nîrâna oturmuşuz
tel tel yanmış damarları kalbimizin
yenilgiler hep zafer sanmışız
gözyaşı çukurlarında boğulduk Sirâc’ım
önümüz Hendek
ve biz hangi safta bekliyoruz bir ömür

her gece yastıklara döktüğümüz -
hep aynı zemherinin kalıntıları
en keşke dediğim zaman-ı mâzî;
Uhud’un dişlerini kalbime geçirir
her ezân sesinde suâle çekmesin mi yüreğim kendini
ıslanmasın mı beyaz kâğıt
seni özlemesin mi Sirâc’ım bu hayâsız şâir
her yer zifiri, her nefeste sükût
bir maraz sarmışken bütün evreni
seni anmasın mı, y/anmasın mı bu şâir


Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi (Çomü) Naat Yarışması 2.lik Ödülü (2012)
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
MaviMikrofon yine siiri cok güzel yorumlamis sesine saglik diyorum seninde paylasan yüregine kardesim tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun
Selam ve Dualarimla......
 
Üst Alt