Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

DeViLSoN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
58
Aldığı Beğeniler
0
Mescidi Aksa bilindi i üzere Müslümanların ilk kıblesi ve harem mescidlerin üçüncüsüdür. Yüce Allah Kur'an-ı Kerim'de Mescidi Aksa'dan adıyla söz etmekte ve bu mescidin etrafının mübarek kılındı ını bildirmektedir. Bu konuda İsra suresinin birinci ayetinde şöyle buyuruluyor: "Kulunu, kendisine birtakım ayetlerimizi göstermek için bir gece Mescidi Haram'dan çevresini mübarek kıldı ımız Mescidi Aksa'ya yürütenin şanı pek yücedir. Şüphesiz o duyandır, görendir."
Kur'an-ı Kerim'in bazı yerlerinde de bu mescidden ismi anılmaksızın söz edilmektedir. Örne in Meryem suresinin 11. ayetinde Yüce Allah şöyle buyuruyor: "Bunun üzerine (Zekeriya a.s.) mescidden kavminin karşısına çıkıp onlara: "Sabah ve akşam tesbih edin" diye işaret etti." Burada kastedilen mescid, Mescidi Aksa'dır.

Ali İmran suresinin 37. ayetinde de şöyle buyuruluyor: "Rabbi onu (Meryem'i) güzel bir kabulle kabul etti; güzel bir şekilde yetiştirip büyüttü ve onun bakımını Zekeriyya'nın yükümlülü üne verdi. Zekeriyya ne zaman onun bulundu u mabede girse yanında yiyecek bulurdu. "Ey Meryem! Bu sana nereden geliyor?" derdi. O da: "Allah'ın katındandır. Şüphesiz Allah diledi ine hesapsız rızık verir" derdi." Burada sözü edilen ma'bed Mescidi Aksa'dır.

Yine aynı surenin 39. ayetinde de şöyle buyuruluyor: "Onun (Zekeriyya (a.s.)'ın) mihrabda namaz kılmakta oldu u sırada melekler kendisine, "Allah sana, Allah katından olan Kelime'yi do rulayıcı, efendi, kendine hakim ve salihlerden bir peygamber olarak Yahya'yı müjdelemektedir" diye seslendiler." Bu ayeti kerimede mihrab denirken kastedilen mekan da Mescidi Aksa'dır.

Mescidi Aksa'nın fazilet ve ehemmiyeti hakkında ayrıca birçok hadisi şerif bulunmaktadır. Resulullah (a.s.) bir hadisi şerifinde şöyle buyurmuştur: "Yolculuk ancak şu üç mescidden birine olur: Benim şu mescidime, Mescidi Haram'a ve Mescidi Aksa'ya." (Müslim, Kitabu'l-Hacc, 15/415, 511, 512) Burada kastedilen yolculuk ibadet kastıyla olan özel yolculuktur. Bu hadisi şerif dolayısıyla Mescidi Aksa harem mescidlerin üçüncüsü sayılmıştır.

Ahmed ibnu Hanbel, Nesai ve Hakim'in Abdullah ibnu Ömer (r.a.)'den rivayet etmiş oldukları bir hadisi şerife göre de Resulullah (s.a.s.) şöyle buyurmuştur: "Süleyman (a.s.) Mescidi Aksa'yı yaptı ında Rabbinden üç şey istedi. Rabbi ona ikisini verdi. Ben üçüncüsünü de vermiş olmasını ümit ediyorum: Kendisine, kendi hükmüne denk gelecek hüküm vermesini istedi, (Rabbi) bu istedi ini verdi. Kendisinden sonra hiç kimsenin ulaşamayaca ı bir saltanat vermesini istedi, bu istedi ini de verdi. Bir de her kim, bu Mescid'de -yani Mescidi Aksa'da- namaz kılmak amacıyla evinden çıkarsa anasından do muş gibi günahlarından sıyrılsın istedi. Biz Allah'ın bu istedi ini de ona vermiş olmasını ümit ediyoruz."

Resulullah (s.a.s) bir hadisi şerifinde: "Oraya (Mescidi Aksa'ya) gidin ve içinde namaz kılın. Kandillerinde yakılmak üzere oraya zeytinya ı gönderin" diye buyurmuştur.

Resulullah (s.a.s.)'tan bunun dışında da Mescidi Aksa'nın faziletiyle ilgili birçok hadisi şerif rivayet edilmiştir.

Yeryüzünün en faziletli mekanları camiler, camilerin de en faziletlileri Mescidi Haram, Mescidi Nebevi ve Mescidi Aksa'dır. Bu üç camide kılınan namazların di er camilerde kılınan namazlardan çok daha fazla sevaplı oldu u hadisi şeriflerde bildirilmiştir.

Tanınmış tefsir alimlerinden Kasımi, Mescidi Aksa'nın ismi hakkında şu açıklamayı yapmıştır: "Aksa kelimesi "en uzak" anlamındadır. Mescidi Aksa da Mekke'ye olan uzaklı ından dolayı böyle adlandırılmıştır."

Tarihi kaynaklardan, tefsir kitaplarında yer alan rivayetlerden ve hadislerde verilen bilgilerden Mescidi Aksa'nın ilk şeklinin Hz. Süleyman (a.s.) tarafından yaptırıldı ı anlaşılmaktadır. Nitekim yukarıda vermiş oldu umuz ve: "Süleyman (a.s.) Mescidi Aksa'yı yaptı ında..." diye başlayan hadisten bu anlaşılıyor.

Buhari ve İbnu Mace'nin nakletmiş oldu u bir hadisi şerifte Ebu Zer (r.a.)'in şöyle dedi i bildirilmiştir: "Resulullah (a.s.)'a, yeryüzüne konulmuş olan ilk mescidin hangisi oldu unu sordum. "Mescidi Haram" diye buyurdu. "Sonra hangisi?" dedim. "Mescidi Aksa" diye buyurdu. "İkisi arasındaki süre ne kadardır?" diye sordum. Şöyle buyurdu: "Kırk yıl. Sonra bütün yeryüzü senin için mesciddir. Nerede namaz vaktine girersen orada namaz kıl." (Buhari, Kitabu Ehadisi'l-Enbiya, 60/40; İbnu Mace, Kitabu'l-Mesacid ve'l-Cemaat, 4/7)
 

DeViLSoN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
58
Aldığı Beğeniler
0
Mescidi Aksa Hakkında Zihin Bulandırıcı Girişimler

Son zamanlarda bazı kişiler, Resulullah (s.a.s.)'ın isra ve mirac mucizesine şahit olan ve İsra suresinin birinci âyetinde sözü edilen mescidin Kudüs'teki Mescidi Aksa olmadı ını, bu mescidin Mekke'de bulunan bir küçük mescid oldu unu ileri sürmeye başladılar. Bu konudaki iddialarında kendilerince "akılcılık" yaptıkları gibi o dönemde Kudüs'te herhangi bir mescid olmadı ı iddiasını kullanmaya çalışıyorlar. Bunu bir de bazılarının "ilahiyatçı" sıfatıyla yaparak kendilerince bilimsel bir keşif yapmış, yeni bir bilgiye ulaşmış gibi öne çıkmaya çalıştıklarını duyuyoruz. Oysa bu iddialarının hiçbir tutarlı yanı olmadı ı gibi iddiaları da sadece kutsal Mescidi Aksa'yı ortadan kaldırmak için yo un çaba harcayan Siyonist işgalcilerin işlerini kolaylaştıracak nitelikte iddialardır. Çünkü işgalci Siyonistler bunu başarabilmek için Müslümanların Mescidi Aksa'yla gönül ba larını koparmayı amaçlıyorlar.
Biz burada bu konuya da açıklık getirmek istiyoruz.

İsra suresinin birinci ayetinde kastedilen mescidin Mescidi Aksa olmadı ı yolundaki iddialar, İslam müfessirleri arasında itibar görmemiştir. Tanınmış bütün müfessirler burada kastedilen mescidin Kudüs'teki Mescidi Aksa oldu u üzerinde ittifak etmişlerdir. Ancak o zaman Kudüs'te bugünkü gibi bir mescidin olmadı ı, Kur'an-ı Kerim'in bazı ayetlerinde kendisinden "mabed" diye söz edilen binanın kalıntılarının bulundu u do rudur. Bu mekan Beyti Makdis olarak adlandırılırdı. İşte Resulullah (s.a.s.)'ın ziyaret etti i mekanın bu Beyti Makdis oldu u bütün ünlü müfessirler tarafından dile getirilmektedir. Örne in Kadı Beyzavi tefsirinde "Mescidi Aksa" ibaresi açıklanırken: "Burada kastedilen, Beyti Makdis'tir. Çünkü o zaman orada bir mescid mevcut de ildi" denmektedir. Aynı ibarenin Nesefi ve Hazin tefsirinde de aynen geçti ini görüyoruz. İbnu Abbas'tan rivayet edilen tefsir de bu şekildedir. Elmalılı Hamdi Yazır'ın tefsirinde de ayette geçen "Mescidi Aksa" ibaresiyle ilgili olarak şu açıklama yapılmaktadır: "Mescidi Aksa: Kudüs'teki Beytu'l-Makdis'tir. Nitekim İsra hadisinde de: "Burak'a bindim. Beytu'l-Makdis'e vardım" diye geçmiştir. Bunun etrafı da Kudüs ve civarı demek olur." (Burada kastedilen İsra hadisini, Buhari, Bed'u'l-Halk, 6; Müslim, İman, 259, 264; Nesai, Salat, 10; Tirmizi, Tefsir, İsra suresi tefsiri, 2, 17; Ahmed ibnu Hanbel, III/148, IV/208, V/387,392,394'te rivayet etmiştir.)

Fi Zilali'l-Kur'an'da İsra suresinin birinci ayetinin tefsirinde şöyle denmektedir: "... İki belli yer arasındaki bu yolculu un bir tarafını Mescidi Aksa teşkil ediyor. Mescidi Aksa ise mukaddes toprakların kalbi sayılan bir yerdir. Allahu teala İsrail o ullarını bir müddet buraya yerleştirmiş sonra çıkarmıştı."

Konyalı Mehmed Vehbi Efendi'nin Hulasatu'l-Beyan tefsirinde de şöyle denmektedir: "Ayette Mescidi Aksa'dan murad, Beyti Mukaddes'tir. Mekke-i Mükerreme'ye uzak oldu undan aksa denilmiştir. Mescidi Aksa'nın etrafı ba lar, bahçeler ve her nev'i nimetlerle dolu oldu u cihetle dünya nimetleri hususunda mübarek oldu u gibi din hususunda dahi mübarektir. Zira Beyti Mukaddes, makarrı enbiya ve mahalli vahyi ilahi ve sulehanın mabedidir. Ekseri enbiyanın mucizeleri ve asarı garibe orada zuhur etti inden Cenabı Hak mübarek oldu unu beyan etmiştir. Binaenaleyh maddi ve manevi mahalli mübarek denmeye şayandır."

Mevdudi de, Tefhimu'l-Kur'an adlı tefsirinde burada kastedilen mabedin Kudüs'teki Mescidi Aksa oldu unu ifade etmektedir.

Sabuni'nin Safvetu't-Tefasir adlı eserinde de ilgili ibarenin tefsirinde şöyle denmektedir: "Yani Mekke-i Mükerreme'den Kudüs'e götüren Allah'ın şanı pek yücedir. Mescidi Aksa ile Mescidi Haram'ın arasındaki mesafe uzak oldu u için Kudüs'teki mescide Mescidi Aksa denilmiştir." Yine bu tefsirde Mescidi Aksa'nın çevresinin maddi ve manevi yönden bereketli kılındı ı ifade edilir.

Bilinen tefsir kaynaklarının hangisine müracaat edilse aynı açıklamayla karşılaşmak mümkündür. Bu yüzden söz konusu ayette kastedilen Mescidi Aksa'nın Kudüs'teki Beyti Makdis de il de başka bir mabed oldu u iddiasında bulunanların görüşleri "şazz" yani "geçersiz" olarak kabul edilmiştir. Çünkü bu görüş tefsir ve hadis kaynaklarına uymadı ı gibi tarihi belgelere de ters düşmektedir.

İsra suresinde sözü edilen Mescidi Aksa'nın Mekke'de bir mescid oldu u görüşü geçmiş kitaplardan sadece birinde yer alır o da şâzz bir rivayete dayanır. Ne yazık ki bazıları çok fazla akılcı davranarak bu şazz görüşü öne çıkarmıştır. Oysa bu, tarihi gerçeklere ters oldu u gibi aklen de isra olayının bir mucize olmasının anlamına aykırıdır. Kaldı ki hiçbir tarihi kaynakta o dönemde Mekke'de öyle bir mescidin varlı ından söz edilmez. Hadislerde de bu mescidin Kudüs'teki mabed oldu u açıkça ifade edilmektedir.

Mescidi Aksa'nın Hz. Zekeriya zamanındaki şekli de Hz. Süleyman (a.s.)'ın inşa etmiş oldu u mabedin aynısı de ildi. Çünkü Hz. Süleyman (a.s.)'ın inşa etti i mabed bir süre sonra yıkılmış daha sonra yerine inşa edilen mabedler de birkaç kez yıkıma u ramıştır. Mescidi Aksa'nın bugünkü şeklinin inşası ise Emevi halifelerinden Abdülmelik bin Mervan zamanında başlatılmış, o lu tarafından bitirilmiştir.

Aynı şey Kabe için de söz konusudur. Bugünkü Kabe de Hz. İbrahim (a.s.)'in inşa etti i Kabe de ildir. Ama o bina orada Allah'a kulluk görevinin yerine getirilmesi konusunda belirlenen bir işaret, bir toplanma noktasıdır. Yani Kur'an-ı Kerim'in ifadesiyle Allah'ın şe'airindendir. Mekke müşrikleri de Kabe'ye sahip çıkıyorlardı ama onu inşa ediliş amacına ters bir şekilde, içini putlarla doldurarak kullanıyorlardı.

İşte Mescidi Aksa'yı da aynı açıdan ele almak ve Hz. Süleyman (a.s.)'ın oraya bu mabedi tevhid inancına göre Allah'a kulluk görevinin yerine getirilmesi için inşa etmiş, sonraki dönemlerde de Peygamberler tarafından Allah'a kulluk görevinin yerine getirilmesi için kutsal bir mekân olarak de erlendirilmiş oldu unu dikkate almak gerekir.
 

DeViLSoN

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
58
Aldığı Beğeniler
0
Mescidi Aksa'nın Bugünkü Durumu

Günümüzde bu kutsal mabed siyonistlerin işgali altındadır. Siyonistler bu mescidin Süleyman heykelinin di er adıyla Siyon mabedinin bulundu u yere yapılmış oldu unu ileri sürmekte ve mescidi yıkarak yerine daha önce var oldu unu iddia ettikleri heykeli dikmek istemektedirler. Hatta A lama Duvarı'nı takdis etmeleri de bu yüzdendir. Çünkü A lama Duvarı'nın daha önce Mescidi Aksa'nın yerinde bulundu unu ileri sürdükleri mabedden geriye kalan tek şey oldu unu ileri sürüyorlar. Bu yüzden A lama Duvarı'nın önünde sadece a lamakla kalmıyor aynı zamanda intikam yemini yapıyorlar.
Siyonistler bu konudaki niyetlerini gizlemiyorlar. Örne in hahambaşı Mordohay Elyahu bu konudaki niyetlerini şu şekilde dile getirmişti: "Biz bu camiyi yıkmak, onu buradan tamamen silmek ve yerine Süleyman Heykeli'ni inşa etmek istiyoruz." Ünlü terörist ve haham Meir Kahane de İsrail parlamentosu üyeli ine seçildi inde, Süleyman Heykeli tepesinde yahudilerin ibadetlerine başlık etmek ve Mescidi Aksa ile Kubbetu's-Sahra'nın yıkılması için mümkün olan her yola başvuraca ı üzere yemin etmişti. Haham Şalom Harokohin de: "Diasporadaki yahudilerin bir araya gelmelerinin en önemli sebebi Siyon mabedinin yeniden inşasıdır" demişti. İşgal yönetiminin eski başbakanı Benyamin Netanyahu da başbakanlı ı kazanmadan önce aşırı siyonist hareketlerden birinin liderlerinden olan Yehuda Atsayon'a yazdı ı bir mektupta şöyle diyordu: "Yahudilere Süleyman Heykeli tepesinde (yani Mescidi Aksa'nın kurulu oldu u mekânda) ibadet imkânı sa lamak ve bu imkânı garantilemek için çalışmak gerekir... Bu konunun gerekli duyarlılıkla ele alınıp çözümlenmesi gerekir. Likud Partisi'nin yeniden iktidara geldikten sonra bu konuyu uygun bir şekilde sonuca ba lamak için çalışaca ını da özellikle vurguluyorum... Yahudi halkının kutsal mekânıyla ilgili hakkı tartışma kabul etmez bir haktır."

Siyonistler Mescidi Aksa'yı yıkarak yerine Siyon mabedini veya di er adıyla Süleyman heykelini dikebilmek için bu kutsal mescide birçok kez saldırı ve sabotaj düzenlediler. Bu saldırı ve sabotajlarda bazen Mescidi Aksa yakılmak istendi. Bazen de işik yerlerine bol miktarda patlayıcı madde yerleştirilerek havaya uçurulmasına teşebbüs edildi. Bazen de daha başka girişimlerde bulunuldu.

Örne in 21 A ustos 1969 tarihinde Denis Ruhan adlı fanatik bir yahudi Mescidi Aksa'yı yakma girişiminde bulundu. Bu sabotajdan Mescidi Aksa büyük zarar gördü. Tarihi minberi tamamen yanarak yok oldu.

Nisan 1980'de ünlü yahudi terörist Meir Kahane, Mescidi Aksa'nın bir yerine bol miktarda patlayıcı madde doldurarak bunu patlatmaya teşebbüs etti.

8 Nisan 1982'de fanatik bir siyonist terör örgütünün mensupları Kah diye bilinen di er bir siyonist terör örgütüyle işbirli i yaparak Mescidi Aksa'nın ana girişine bol miktarda patlayıcı madde yerleştirdiler. Ancak bu patlayıcı madde cami görevlileri tarafından patlamadan ortaya çıkarıldı.

10 Nisan 1982'de Meir Kahane taraftarlarından bir grup yahudi terörist zorla Mescidi Aksa'ya girmek istedi. Cemaatin ve cami görevlilerinin engel olması üzerine çıkan çatışmada cami korumalarından iki kişi öldürüldü.

21 Mart 1983'te Mescidi Aksa'ya gizli bir yoldan girmek için tünel açıldı ı tespit edildi. Ancak tünel tamamlanamadan ortaya çıkarıldı ı için teşebbüs başarılı olamadı.

27 Şubat 1984'te bir grup silahlı yahudi, caminin do u tarafından Rahmet kapısının yakınından içeri girmek istedi. Ancak cami koruma görevlileri onların içeri girip bir katliam gerçekleştirmelerini önlediler.

14 Ocak 1986'da Knesset üyesi bazı parlamenterler askerlerin koruması altında Mescidi Aksa'ya girmek istediler. Ancak İslâmi Hareket mensubu gençler cami kapılarında barikatlar oluşturarak onların içeri girmelerini önlediler. Birkaç kez girişimde bulunan parlamenterler Mescidi Aksa'nın içine girmeyi başaramayınca geri dönmek zorunda kaldılar. Fakat bu olaydan sonra cami dışında işgalci askerlerin Müslüman gençlere saldırmasıyla başlayan çatışmalarda çok sayıda genç yaralandı.

İsrail yönetimi bu sabotajları düzenleyenleri genellikle "deli" diye niteleyerek ilk sorgulamadan sonra serbest bıraktı.

Bu saldırıların en geniş çaplısı da 8 Ekim 1990 tarihinde gerçekleştirilen ve 30 Müslümanın şehid edilmesine, 800 Müslümanın da yaralanmasına yol açan saldırıdır. Tarihe "Kudüs katliamı" olarak geçen bu saldırı, siyonist İsrail yönetiminin bazı fanatik yahudi gruplarını kışkırtması sonucu gerçekleştirildi. Siyonist devlet o dönemde Körfez krizi dolayısıyla dünya kamuoyunun dikkatlerinin Körfez tarafına çevrilmesini bir fırsat olarak de erlendirip terörist yahudileri kışkırttı. Polisler de bu yahudilere yardımcı oldu ve sözünü etti imiz büyük katliam gerçekleştirildi. Bu saldırının asıl amacı ise Mescidi Aksa'nın bazı bölümlerini yıkmak ve zaman içinde tamamını yıkabilmek için ilk adımı atmaktı. Ama Filistinli Müslümanlar bu kutsal mabedi canlarıyla savunarak siyonistlere orayı yıkma fırsatını vermediler.

Siyonist işgalciler son birkaç yıldır Mescidi Aksa'yı yıkabilmek için farklı bir metot izliyorlar. Eski yahudi eserlerini ortaya çıkarmaya çalıştıkları gerekçesiyle Mescidi Aksa çevresinde ve altında kazılar yapıyorlar. Bu kazıların asıl amacı ise mescidin temellerinin altında boşluklar oluşturulması, temellerinin dayandı ı kayaların tahrip edilmesi ve böylece mescidin kendili inden yıkılmasına yol açılmasıdır.

Kudüs İslami Vakıflar Meclisi Kasım 1994 sonlarına do ru yaptı ı açıklamada, Yasir Arafat'ın liderli indeki özerk yönetimin işbaşına getirilmesinden sonra Mescidi Aksa çevresindeki kazıların daha da yo unlaştı ını ifade etmişti. Adı geçen meclisin açıklamasında Mescidi Aksa'nın bitişi indeki A lama Duvarı çevresinde yapılan kazıların mescidin bazı duvarlarını tehlikeye soktu u vurgulanıyordu. İslami Vakıflar Konseyi yetkililerinin verdi i bilgilere göre siyonist arkeoloji uzmanları Mescidi Aksa'nın dayandı ı kayaları parçalamak amacıyla kazılarda kimyasal madde de kullanıyorlar ve bunu kayaları parçalama işlemlerinin dışarıdan duyulmamasını sa lamak amacıyla yapıyorlar. Bu arada geçmişte yapılan kazıların, Mescidi Aksa'nın dış kısmındaki bazı duvarlarının çatlamasına yol açtı ını hatırlatalım. E er siyonist rejimin uygulamaları karşısındaki sessizlik devam ederse -Allah korusun- Hindistan'daki Babür Camisi'ni yıkan hinduların gösterdi i cesareti siyonist yahudiler de Mescidi Aksa'ya karşı gösterebilirler.

Siyonist yahudiler bir şeyi hedeflediklerinde ona kademe kademe ulaşmaya çalışırlar. Önce bir adım atarlar. E er insanların bu adım karşısında çok fazla tepki göstermediklerini ve kendilerini geri adım atmaya zorlamadıklarını hissederlerse bu kez ikinci adımı atarlar ve bu şekilde hedefe do ru ilerler. Bugün birçoklarına siyonistlerin Mescidi Aksa'yla ilgili planları hayal gibi görünüyor. Ama hemen Kudüs'ün yanı başındaki el-Halil şehrinde bulunan Hz. İbrahim Camisi'nin üçte ikisinin bugün siyonist rejim tarafından gasp edilerek yahudi sinagogu haline getirildi i gözlerden uzak tutulmamalıdır. Siyonistler bu amaçlarını da tedrici bir şekilde gerçekleştirdiler.
 
H

hayrunisa

Guest
çok güzel bir konuu açmışsın kardesim.

evet hepimizin mescidi aksa diye bildigi yer aslında KUBBETÜS SAHRADIR. mescidi aksa ise onun yanında bulunan küçük yıkılmak üzere olan bi yerdir ki kardesin de yazısında yazdıgı gibi yahudiler mescidi aksayı yıkma girişiminde bulunuyorlar.
;(
 
Üst Alt