Mevlânâ Celaleddin-i Rûmî hazretleri şöyle diyor:
Ey insan!... Anne karnında yaşayan çocuğun, bulunduğu hale bakarak yaşadığı ortamı çok sevdiği gibi, sen de dünyayı çok seviyorsun. Zannediyorsun ki bu dünya, senin bildiğin kadarıyla, senin nazarında mekanların en büyüğüdür. Onun için bu dünyayı terk etmek istemiyorsun.
Bilmiyorsun ki eğer sen dünyayı ve dünyalık her şeyi, Allah'ın rızası doğrultusunda samimiyetinin bir göstergesi olarak, baş tacı etmeyi kendi iraden ile bıraksan, âlemlerin genişliğini görecek ve kulluğun zirvesine ereceksin.
Bunun sonucu olarak dünyanın anne karnı kadar küçük olduğunu anlayacak, dünyanın sana hakikatte zindan olduğunu bileceksin.
Ey insan!... Anne karnında yaşayan çocuğun, bulunduğu hale bakarak yaşadığı ortamı çok sevdiği gibi, sen de dünyayı çok seviyorsun. Zannediyorsun ki bu dünya, senin bildiğin kadarıyla, senin nazarında mekanların en büyüğüdür. Onun için bu dünyayı terk etmek istemiyorsun.
Bilmiyorsun ki eğer sen dünyayı ve dünyalık her şeyi, Allah'ın rızası doğrultusunda samimiyetinin bir göstergesi olarak, baş tacı etmeyi kendi iraden ile bıraksan, âlemlerin genişliğini görecek ve kulluğun zirvesine ereceksin.
Bunun sonucu olarak dünyanın anne karnı kadar küçük olduğunu anlayacak, dünyanın sana hakikatte zindan olduğunu bileceksin.