Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Güner

mekan 07 vatan 58
 
Üyelik Tarihi
22 Ara 2011
Mesajlar
2,255
Aldığı Beğeniler
4,292
Konum
Antalya
Takım
Fenerbahçe
Olgun ve arif müslümanlar çok iyi bilirler ki Resûlullah ve Habibullah olan Muhammed-i Mustafâ Efendimiz’i derinden ve içten sevmek, İslâm’ın özü, aslı ve temelidir. Bunu kavrayamamış, kalbi aşk-ı Muhammedî ile yanıp tutuşup nurlanmamış bir kişi gerçek mü’min değildir. O, peygamberlerin en üstünü ve en güzelidir, insanlığın baş tacıdır, iki cihan serveridir, Allah’ın âlemlere rahmetidir. Gönüllerin sultanı ve tabibi, günahkâr mü’minlerin şefaat ümididir.

Cümle cihanın dindar halkları, eğer Yaradan yüce Mevlâ’yı seviyor iddiasında samimi iseler, O hak habibi, gerçek elçisi Muhammed’e ittiba ve iktida eylemelidirler; çünkü o son peygamberdir, âhir zaman nebisidir. Hz. İbrahim’in duası, Hz. İsa’nın müjdesidir. 100 Her peygamber hâl-i hayâtlarında kendi ümmetlerine, eğer onun zamanına yetişirlerse ona iman edip bağlanmalarını vasiyet eylemişlerdir. Her gerçek kutsal kitapta onun medh ü senâsı vardır.

Binâenaleyh, mesela hem budistler, hem yahudiler, hem hıristiyanlar –dinlerinin icabı ve kendi peygamberlerinin vasiyeti gereği– Peygamberimiz Hz. Ahmed ü Mahmûd ü Muhammed’e iman etmeli ve tâbi olmalıdırlar. Bunu kendi rahip ve din adamları da bilirler. Onun için büyük vebal ve sorumluluk altındadırlar. İman ederlerse hem kendilerini hem de mensup ve müntesiplerinin sevaplarını kazanacaklarından mükâfatları kat kat fazla olacak; aksine inat, taassup ve temerrüd gösterirler, gerçekleri gizlerler ve inkâr ederlerse, azapları çok şedit ve müthiş olacaktır.

Bizden ikaz ve ihtar etmek, tebliğ ve teklif eylemek; onlardan itaat ve icabet!.. Hangi yolu seçeceklerini kendileri bilir.

Çocuklarımızı Resûlullah sevgisi üzere yetiştirmek, bize dinimizin çok mühim bir emridir. Onlara imanı, İslâm’ı, Kur’ân-ı Kerîm’i ve Sünnet-i seniye-i nebeviyeyi çok iyi öğretmemiz ve benimsetmemiz lazım geliyor. Sünnetin zıddı, aksi, tersi ‘bid’tir. Biddinde felakettir, Efendimiz; “Her bid’at dalalettir (sapıklıktır), her dalalet ve onu çıkaran kişi cehennemliktir.” buyurmuştur. (Nesâî, “Salâtü’l-‘îdeyn”, 22, hadis no: 1578)


Ülkemizde dindarlığın bağnazlık, şeriatçılığın rejim düşmanlığı, Allah’ın ahkâmına uymak istemenin çağ dışılık sayıldığı küfür ortamında, çok uyanık olmak, çok iyi yetişmek, Kur’an ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak ve çok çalışmak zorundayız.

Elhamdülillah dinimiz haktır, başka batıl veya muharref dinlere benzemez. İslâm’ı diğer yalan yanlış, iptidaî ve ilkel inançlarla bir kefeye koymak çok büyük bir yanılgı, çok müthiş bir cehalet ve dalalet, hatta hıyanettir. Bu gibilere misallerle İslâm’ın emsalsiz üstünlüğünü, harika sağlamlığını, hayran edici mükemmelliğini, çağdaşlığını, çağlar üstülüğünü, evrenselliğini anlatmalı ve göstermeliyiz.

Süper güçlü ama batıl inançlı, iğrenç ahlâklı, iki yüzlü, hunhar ve gaddar devletler, Mekke-i Mükerrememizi hedef almış, İslâm dinini hasım edinmiş, binbir hile ve desise ile müslümanlara zarar vermeye, hatta onları yok etmeye yönelmiş iken bizim de yapacağımız en doğru iş Allah’a dayanmak, Resûlullah sevgisine sarılmak, topyekûn seferberlik ilan etmek ve var gücümüzle gece gündüz çalışmak, fî sebîlillâh cihat etmektir. Mevlâ muînimiz, tevfîk refîkimiz olsun…

Bendeniz, cümlenizin Mevlid kandilinizi candan kutlar, hepinizin rızâ-yı Bârî’ye ve şefaat-i Peygamberî’ye vasıl ve nail olmanızı, iki cihan saadetine ermenizi; daha nice nice mübarek gün ve geceleri devlet ve izzetle, sıhhat ve afiyetle idrak buyurmanızı Cenâb-ı Hak’tan temenni ve niyaz eylerim, aziz ve sevgili okuyucularım!

Merhum Prof. Dr. M. Es’ad Coşan
Kadın ve Aile Dergisi Başmakaleleri
 

LâHuTî

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
7 Ocak 2011
Mesajlar
121
Aldığı Beğeniler
109
Takım
Fenerbahçe
409149_298018016914376_100001185403790_757969_1021401696_n.jpg


Binler Salat Binler selam, Nebiler Nebisi peygamber Efendimiz Hz Muhammed'in(s.a.v) üzerine olsun..
ESSALÂTU VESSELÂMU ALEYKE YA RASULALLAH

ESSALÂTU VESSELÂMU ALEYKE YA HABİBALLAH

ESSALÂTU VESSELÂMU ALEYKE

YA SEYYİDEL EVVELÎNE VEL AHİRİN

ESSALÂTU VESSELÂMU ALEYKE

YA FAHRİ ÂLEM Muhammed Mustafa

(Sallallâhü aleyhi ve sellem )
Allahümmesalliala seyyidina Muhammedin vealaali seyyidina Muhammed (Sav)


431245_314058115311352_100186820031817_1025618_1655355674_n.jpg


Kandile Doğru

Hayatın gayesi, yaratılışın mânâsı silinmiş, yok olmuştu. Her şey mânâsız başıboşluk ve hüzün örtülerine bürünmüştü.

Ruhlar bir şey bekliyor, bir nurun zulmet perdesini yırtmasını içten içe hissediyordu.

O vahşet devrinde kâinat ufkundan bir güneş doğdu. Bu güneş âhirzaman Peygamberi Hz. Muhammed Aleyhissalâtü Vesselam idi. Tarihin seyrini, hayatın akışını değiştiren bu eşsiz olay, dünyayı yerinden sarsan değişimlerin en büyüğü idi.

İşte insanlığın akıl ve kalbinde düğümlenen "Necisin, nereden geliyorsun, nereye gidiyorsun?" sorularını, düğümlerini çözüp kâinatın Sahibini ilân ve ispat edecek bir zatın teşrifi sadece insanların ruh ve kalbinde değil, diğer varlıklarda, hattâ cansız eşyada bile yansımasını bulacaktı.

Doğudan batıya bütün âlemin nurlara büründüğü, İlâhi değişimin tecelli ettiği o gece neler oldu neler?

Yahudi ileri gelenleri ve âlimleri kitaplarında daha önce rastladıkları işaret ve müjdelerin açığa çıktığını gördüler. Kimsenin haberi olmadan en önce onlar bu müjdeyi verdiler

O gece Yahudi âlimleri semâya bakıp "Bu yıldızın doğduğu gece Ahmed doğmuştur" dediler. (1)

Bir Yahudi ileri geleni Mekke'de Peygamberimizin doğduğu gece, içlerinde Hişam ve Velid bin Muğire, Utbe bin Rabia gibi Kureyş ileri gelenlerinin bulunduğu bir toplantıda,

"Bu gece sizlerden birinin çocuğu oldu mu?" diye sordu.

"Bilmiyoruz" diye cevap verdiler.

Yahudi, "Vallahi sizin bu ihmalinizden iğreniyorum!

"Bakın, ey Kureyş topluluğu, size ne söylüyorum, iyi dinleyin. Bu gece, bu ümmetin en son peygamberi Ahmed doğdu. Eğer yanlışım varsa, Filistin'in kudsiyetini inkâr etmiş olayım. Evet, onun iki küreği arasında kırmızımtırak, üzerinde tüyler bulunan bir ben var" dedi.

Toplantıda bulunanlar Yahudinin sözünden hayrete düştüler ve dağıldılar. Her birisi evlerine döndüğünde bu durumu ev halkına anlattılar. "Bu gece Abdülmuttalib'in oğlu Abdullah'ın bir oğlu doğdu. Adını Muhammed koydular" haberini aldılar.

Ertesi gün Yahudiye vardılar:

"Bahsettiğin çocuğun bizim aramızda dünyaya geldiğini duydun mu?" dediler.

Yahudi "Onun doğumu benim size haber verdiğimden önce midir, sonra mıdır?" dedi.

Onlar, "Öncedir ve ismi Ahmed'dir" dediler.

Yahudi, "Beni ona götürün" dedi.

Yahudi ile beraber kalkıp Hz. Âmine'nin evine gittiler, içeri girdiler.

Pegamberimizi Yahudinin yanına çıkardılar. Yahudi Peygamberimizin sırtındaki beni görünce, üzerine baygınlık geldi, fenalaştı. Kendine gelip ayıldığı sırada,

"Ne oldu sana, yazıklar olsun" dediler.

Yahudi, "Artık İsrail oğullarından peygamberlik gitti. Ellerinden kitap da gitti. Artık Yahudi âlimlerinin kıymet ve itibarları da kalmadı. Araplar peygamberleriyle kurtuluşa ereceklerdir.

"Ey Kureyş topluluğu, ferahladınız mı? Vallahi size, doğudan batıya kadar ulaşacak bir güç, kuvvet ve bir üstünlük verilecektir" dedi. (2)

Kâinatın Efendisini dünyaya getiren bahtiyar annenin henüz dünyaya gelmeden görüp gördükleri çok manalıydı..

Peygamber Efendimize hamileyken rüyasında, "Sen, insanların en hayırlısına ve bu ümmetin efendisine hamile oldun. Onu dünyaya getirdiğin zaman 'Her hasetçinin şerrinden koruması için bir ve tek olana sığınırım' de, sonra ona Ahmed yahut Muhammed ismini ver."

Yine kendisinden çıkan bir nurun aydınlığında bütün doğuyu ve batıyı, Şam ve Busra saray ve çarşılarını, hattâ Busra'daki develerin uzanan boyunlarını gördüğünü Abdülmüttalib'e anlatmıştı.(3)

Aynı gece Hz. Amine'nin yanında bulunan Osman ibn As'in annesinin gördükleri de şöyle:

"O gece evin içi nurla doldu, yıldızların sanki üzerimize dökülecekmiş gibi sarktıklarını gördük." (4)

Evet bu ulvî anı dile getiren Mevlid'in yazarı Süleyman Çelebi bütün bu hakikatleri şu beytiyle şiirleştirmiştir:

"Hem Muhammed gelmesi oldu yakın

Çok alâmetler belirdi gelmedin"

Rabiülevvel ayının 12. Pazartesi gecesi, yapılan hesaplamalara göre, Miladi takvime göre 20 Nisan'a denk gelen gece idi.

Dünyayı şereflendiren iki Cihan Serverinin üzerini o günün bir âdeti olarak bir çanakla kapattılar.

Araplara göre o zaman, gece doğan çocuğun üzerine bir çanak koymak ve gündüz olmadan ona bakmamak âdetti. Fakat bir de baktılar ki, Peygamber Efendimizin üzerine konulan çanak yarılarak ikiye ayrılmış, Efendimiz gözlerini gökyüzüne dikmiş, başparmağını emiyordu. (5)

Evet, bu işaret her türlü küfrün, zulmün, şirkin ve her türlü bâtıl inanç ve âdetlerin parçalanıp yok olması, imanın, nurun ve hidâyetin kâinatı aydınlatması için gönderilmiş bir Peygamber idi.

Aynı gece Kabe'de tapılmakta olan cansız putların çoğunun baş aşağı devrildiği görüldü.
Aynı gece Kisra sarayının beşik gibi sallanıp on dört balkonunun parçalanıp yerlere düştüğü öğrenildi.

Sava'da mukaddes tanınan gölün suyunun çekilip gittiği görüldü.

Bin senedir yakılan ve söndürülmeyen Mecusi ateşinin sönüverdiği müşahede edildi.

Bütün bunlar işaret ve alamettir ki, yeni dünyaya gelen zat ateşe tapmayı, puta tapmayı kaldırıp, Fars saltanatını parçalayarak Allah'ın izni olmadan kutsal tanınan şeylerin kutsallığını ortadan kaldıracaktır. (6)

İşte bu geceye Veladet-i Nebi gecesi diyor ve onun bütün kalbimizle, ruhumuzla her sene yeniden yâd edip kutluyoruz. Bütün kâinatla bu geceyi karşılayarak onun âleme teşrifine kıyam ediyoruz.

Getirdiği ebedi nura, açtığı saadet caddesine ve sünnet-i seniyyesine yeniden sımsıkı sarılmak ve Mevlid Kandilini vesile ederek ona yeniden bîatimizi, bağlılığımızı tazelemek ne yüce bir şeref ve ne büyük bir saadettir.

Yüce Rabbim bizleri sevgili Resulünün şefaatine nail eylesin.

(1) - İbni Sa'd. Tabakat, 1; 60.
(2) - A.g.e., 1:162-163
(3) - Taberî Tarihi, 2:125; İbni Sa'd. Tabakat. 1:102.
(4) - A.g.e., 2:126
(5) - İbni Sa'd. Tabakat, 1:102.
(6) - Bediüzzaman Said Nursî. Mektubat, s. 161-162


400018_10150527680117638_89361212637_9129341_600402600_n.jpg
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe
Bendeniz, cümlenizin Mevlid kandilinizi candan kutlar, hepinizin rızâ-yı Bârî’ye ve şefaat-i Peygamberî’ye vasıl ve nail olmanızı, iki cihan saadetine ermenizi; daha nice nice mübarek gün ve geceleri devlet ve izzetle, sıhhat ve afiyetle idrak buyurmanızı Cenâb-ı Hak’tan temenni ve niyaz eylerim

Aminnnn,Aminnnn
Emegine rahmet Güner abla paylasimin icin tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun Kandiliniz Mübarek olsun
Selam ve Dualarimla.........
 
Üst Alt