Muhammed b. Sabih şöyle buyurmuştur:
Bir adam mezara konup azap olduğu veya hoşa gitmeyen bir şeyle karşılaştığı vakit, civarındaki komşular, Bizden ibret almadın mı? Biz senden önce gelmiştik, bizi görmedin mi? Bugünü düşünmedin mi? Bizim amellerimizin kesildiğini görmedin mi? Halbuki senin defeterin açık idi.
Mezarı kendisine seslenerek; Ey dünyanın dış görünüşüne aldanan, tanıdıklarından, senden önce toprak altına girenlerden ders almadın mı? Onlarda dünyaya aldanıp dururken ecelleri kendilerini, mezar altına aldı, sen hiç aldırmadın, şimdi çekersin. der.
Ubeyd oğlu Abdullahın anlattığına göre, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) bir cenazede şöyle buyurmuştur:
Ölü mezarına oturur. Kendisini defnedip dağılanların ayak seslerini bile duyar. Kendisiyle yalnız mezarı konuşur. Ve der ki; Ey Ademoğlu! Yazıkları olsun sana, benimle seni hiç korkutan olmadı mı? Benim darlığımı, benim korkunçluğumu, kurt böcek ve şiddet yeri olduğumu sana anlatan olmadı mı? Benim için ne hazırladın? (İbn Ebid-Dünya)
Enes (Radıyallahu Anh) şöyle anlatmıştır:,
Çok hasta olan Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)in kızı öldüğü vakit, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) onu takip etti. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)in durumu pek hoşumuza gitmiyordu. Mezar başına geldiğimiz vakit, kendisi bizzat mezara girdi, benzi değişti ve kızardı. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)e; Bu halin nedir? diye sorduğumuzda şöyle buyurdu:
Mezarın kızımı sıkıştırmasını ve kabir azabının şiddetini düşünerek geldim ve bana Allah-u Tealanın ondan bu mezar sıkmasını hafiflettiği bildirildi. Buna rağmen öyle sıkıştı ki, kızımın feryadını doğu ile batı arasında olan her şey duydu. (İbn Ebid-Dünya)
Bir adam mezara konup azap olduğu veya hoşa gitmeyen bir şeyle karşılaştığı vakit, civarındaki komşular, Bizden ibret almadın mı? Biz senden önce gelmiştik, bizi görmedin mi? Bugünü düşünmedin mi? Bizim amellerimizin kesildiğini görmedin mi? Halbuki senin defeterin açık idi.
Mezarı kendisine seslenerek; Ey dünyanın dış görünüşüne aldanan, tanıdıklarından, senden önce toprak altına girenlerden ders almadın mı? Onlarda dünyaya aldanıp dururken ecelleri kendilerini, mezar altına aldı, sen hiç aldırmadın, şimdi çekersin. der.
Ubeyd oğlu Abdullahın anlattığına göre, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) bir cenazede şöyle buyurmuştur:
Ölü mezarına oturur. Kendisini defnedip dağılanların ayak seslerini bile duyar. Kendisiyle yalnız mezarı konuşur. Ve der ki; Ey Ademoğlu! Yazıkları olsun sana, benimle seni hiç korkutan olmadı mı? Benim darlığımı, benim korkunçluğumu, kurt böcek ve şiddet yeri olduğumu sana anlatan olmadı mı? Benim için ne hazırladın? (İbn Ebid-Dünya)
Enes (Radıyallahu Anh) şöyle anlatmıştır:,
Çok hasta olan Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)in kızı öldüğü vakit, Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem) onu takip etti. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)in durumu pek hoşumuza gitmiyordu. Mezar başına geldiğimiz vakit, kendisi bizzat mezara girdi, benzi değişti ve kızardı. Hz. Peygamber (Sallallahu Aleyhi Ve Sellem)e; Bu halin nedir? diye sorduğumuzda şöyle buyurdu:
Mezarın kızımı sıkıştırmasını ve kabir azabının şiddetini düşünerek geldim ve bana Allah-u Tealanın ondan bu mezar sıkmasını hafiflettiği bildirildi. Buna rağmen öyle sıkıştı ki, kızımın feryadını doğu ile batı arasında olan her şey duydu. (İbn Ebid-Dünya)