Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

turangida

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2010
Mesajlar
5,705
Aldığı Beğeniler
14,607
Takım
Galatasaray
"Bulunduğunuz düzende her şey sizi önce hasta etmek üzere kurgulanmışsa ve sizi hasta ettikten sonrasında da size tedavi hizmeti sağlıyorsa; siz hastalığınızın nedenine değil tedavinizin karşılandığına odaklanırsınız."
--------------

Kyle Patrick Alvarez’in yönetmen koltuğunda oturduğu The Stanford Prison Experiment, 1971 yılında yapılmış, daha önce Das Experiment filmine de konu olmuş gerçek bir deneyi merkezine alıyor. Bu deneyin temeli, Stamford Üniversitesi’nin psikoloji binasının bodrumunda kurulmuş sahte bir hapishaneye 24 tane erkek öğrencinin seçilmesi ve bunların rastgele bir şekilde mahkum ya da gardiyan rollerine atanmasına dayanır. Amaç ise gerçekte suçlu ya da güvenik görevlisi konumunda olmayan bireylerin bu roller altında nasıl davranışlar sergileyeceğinin incelenmesidir. Normalde iki hafta sürmesi beklenen deney, şartların kontrolden çıkması sebebiyle altı gün sonunda iptal edilmiştir. The Stanford Prison Experiment filmi de insan doğasına dair çok güçlü doneler sunan bu deneyin yarattığı dehşeti başarıyla sinemaya aktarıyor.
---------
Milgram deneyi, insanların erk (otorite) sahibi bir kişi veya kurumun isteklerine, kendi vicdani değerleriyle çelişmesine rağmen itaat etmeye ne ölçüde istekli olduklarını ölçme amacını güden bir deneyler dizisinin genel adıdır.

Her şey öyle bir örüntü halindedir ki, sizin kendi iradenizle atacağınız adımlar bile başkası tarafından çok önceden seçilmiştir. Milgram Deneyi, psikolog Stanley Milgram tarafından yürütülen bir deney olup, insanın otoriteye itaat içgüdüsünün gereğinden ne kadar fazla büyüyebileceğine dikkat çeker."

"Sadece görevlerini yapan, kendi başlarına vahşi işlere kalkışmayan sıradan insanlar, korkunç bir yoketme işleminin bir parçası olabilmekteler. Ek olarak, yaptıkları işin yıkıcı sonuçlarını apaçık görmelerine rağmen, temel ahlaki değerleriyle çelişen bu görevlerde pek az kişinin otoriteyi reddetme potansiyeli olduğu görüldü.
Alıntı
 
Üst Alt