Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

PeygamberGülü

سَيِّد م
 
Üyelik Tarihi
27 Şub 2008
Mesajlar
382
Aldığı Beğeniler
3
Konum
اَهْلِ قُبُرْ
Çok şükür aslıda çıktı.Zaten kağıt parçası deyip geçiyordu birileri.Ama bundan ibaret olmadığını gördüler elhamdulillah.

Daha bir çok şey ortaya çıkacaktır.Sabırla bekleyip dua edelim inşaALLAH.
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
Emir Iğsız Paşa’dan
Taraf/MEHMET BARANSU - Istanbul - 26.10.2009


Mektuba göre, İrtica Eylem Planı “ordudaki cuntanın kilit adlarından Org. Hasan Iğsız’ın emri” ve iki generalin katkısıyla hazırlandı. İhbar mektubunda, TSK içindeki bir cunta ve etkinlikleri anlatıldı: Gayrı hukukî çalışmalar, TSK içindeki cunta yapılanmasının kilit isimlerinden olan Org. Iğsız’ın Genelkurmay 2. Başkanlığı’nda hız kazanarak devam etti. Iğsız, doğrudan netice alınabilecek bir eylem planı hazırlanmasını emretti. Iğsız’ın emriyle, İrtica Eylem Planı’nın, Korg. Mehmet Eröz ve Tümg. Mustafa Bakıcı’nın katkılarıyla, Kurmay Albay Dursun Çiçek tarafından hazırlandığı mektupta yer aldı.



Altında Albay Dursun Çiçek’in imzası bulunan “İrticayla Mücadele Eylem Planı”
belgesinin orijinalini bir ihbar mektubuyla Ergenekon savcılarına gönderen subay, dün de savcılığın elinde bulunan ihbar mektubunu Taraf’a ulaştırdı. Beş sayfadan oluşan ihbar mektuba “EK” başlığıyla dört belge de eklenmiş. Eklerden ilki “İrticayla Mücadele Eylem Planı”nın orijinal hali. İkinci ise 7 Nisan 2009 tarihinde Taraf’ta yayımlanan “Koç da andıçlandı” haberinin, Genelkurmay tarafından kabul edildiğine ilişkin iç yazışma yazısı. “STÖ’lerle ilgili Habere İlişkin Bilgi Notu” başlıklı bu ekin yanı sıra “Cunta Tarafından Hazırlanmış Bilgi Destek Çalışması” ve İrticayla Mücadele Eylem Planı belgesinin imhasında görev alan “Erbaş ve Erlere Ait İsim Listesi” de savcılığa gönderilen diğer belgeler. Mektupta dikkati çeken en önemli konu; Planın neredeyse tüm Karargâh tarafından bilindiğinin itiraf edilmesi. Belgenin orijinalini savcılığa gönderen subay, bir dönem benzer çalışmaların içerisinde yer aldığını da itiraf ediyor. “AKP ve Fethullah Gülen’i Bitirme Planı” başlığıyla haberinin 12 Haziran 2009’da Taraf’ta yayımlanmasının ardından, Karargâh’ta yaşananlara mektupta genişçe yer verilmiş. Subay mektupta, soruşturmanın nasıl kapatıldığı, belgenin kamuyonda “kâğıt parçası” olarak algılanması için yapılan yoğun çalışmaları, ayrıntılarıyla anlatıyor. Bununla da yetinmeyip, belgeyi hazırlayan, soruşturmayı kapatan isimleri sıralıyor. Subay mektubunu “Sayın Savcım, tanık olarak çağırmanız durumunda da gelmeye hazırım” diye bitiriyor.

Asıl amaç Eylem Planı’nda

Toplumun genelinde bilinen ve dedikodu şeklinde kulaktan kulağa yayılan TSK ile ilgili birçok konuyu (PKK’ya yardım, uyuşturucu, fişleme, suikast, örtülü operasyonlar vb.) olayların olduğu bölgelerde görev yapanlar, medya aracılığıyla öğrendi. Ancak medyanın bilmediklerini ben ve benim gibi Genelkurmay Bilgi Destek Daire Başkanlığı bünyesinde görev yapan arkadaşlar, yani bu faaliyetleri bizzat planlayan ve icra eden kişiler çok yakından biliyoruz. Bilgi destek personeli olarak bizzat olayların içerisinde (Aktütün’de, Dağlıca’da, Poyrazköy’de, Çukurca’da ve daha birçok yerde) olduğumuz için gerçekler tüm çıplaklığıyla bilinmektedir.
Ayrıca, askeri okullarda başlayıp karargah, birlik ve lojmanlarda her anı bir arada geçen, tatillerini bile beraber yapan bizler birbirimizi çok iyi tanıyoruz.
Özellikle ülke gündemini uzun süre meşgul eden ve devletin kurumlarını birbirine düşüren son “İrticayla Mücadele Eylem Planı”na bakıldığında; her olayda oldu gibi bu olayda da cuntanın kendi bekası için ülkemizin tüm değerlerini paramparça etmeye çalıştığı görülmektedir.

Emir Hasan Iğsız’dan

Söz konusu gayri hukuki çalışmalar, TSK içerisindeki cunta yapılanmasının kilit isimlerinden olan Org. Hasan IĞSIZ’ın Genelkurmay 2’nci Başkanlığı döneminde hız kazanarak devam etmiştir. Org. Hasan IĞSIZ’ın doğrudan netice alınabilecek bir eylem planı hazırlanması konusunda verdiği direktif gereği, Korg. Mehmet ERÖZ ve Tümg. Mustafa BAKICI’nın da katkılarıyla gerekli çalışmalar başlatılmış ve söz konusu eylem planı Kur. Alb. Dursun ÇİÇEK tarafından hazırlanmıştır.
 

hazan mevsimi

İdi Amin Dada
 
Üyelik Tarihi
6 Eki 2009
Mesajlar
3,271
Aldığı Beğeniler
20
Konum
Baş Kurdistan
Takım
Galatasaray
‘Kâğıt parçası’nın orijinali savcılıkta
Taraf/MEHMET BARANSU - Istanbul - 24.10.2009


Genelkurmay Başkanı Başbuğ’un “kâğıt parçası” dediği “AKP ve Gülen’i Bitirme Planı”nın aslı Ergenekon savcılarının elinde



Taraf’ın ortaya çıkardığı “İrticayla Mücadele Eylem Planı” adlı belgenin ıslak imzalı orijinal hali Genelkurmay Başkanlığı Karargahında görevli bir subay tarafından Ergenekon savcılarına ulaştırıldı. Belge bir ay önce, ekli bir ihbar mektubuyla birlikte savcılığa gönderildi.

Savcılığa gönderilen belge, Taraf’ın 12 Haziran 2009’da ortaya çıkardığı dört sayfalık “İrticayla Mücadele Eylem Planı”nın orijinal hali. Belgenin aslına ulaşmayı başaran ve imha edilmesini önleyen rütbeli subay, belgeye bir de ihbar mektubu ekledi. İhbar mektubunda, belgenin altında imzası bulunan Kurmay Kıdemli Albay Dursun Çiçek’in görev yaptığı 3. Bilgi Destek Şube Müdürlüğü ve Bilgi Destek Daire Başkanlığı’nda tüm evraklar ve bilgisayar kayıtlarının imha edildiği de belirtildi. İhbar mektubunda ayrıca Albay Dursun Çiçek’in evininin de göstermelik olarak arandığı vurgulandı.

Karargâhta temizlik yapılmış

Planın hazırlığına 2008 yılının sonunda, emir komuta zinciri içerisinde başlandığına, son şeklinin ise nisan ayında verildiğine dikkat çekilen ihbar mektubunda, bu tarihten sonra belgede öngörülen planların uygulanmaya başlanacağı belirtildi.

İhbar mektubunda, belgenin Taraf gazetesinde yayımlanmasının hemen ardından bir ekip kurulduğu, bu ekibin de belgenin hazırlandığı daire ve şubelerdeki tüm bilgisayarları kontrol ettikleri ve bilgisayarların hard disklerinin temizlendiği de iddia edildi. İhbar mektubunu yazan subay, bilgisayar hafızalarının, “kildisk” adlı bir programla bilgilerin bir daha geri dönülmez şekilde silindiği notunu da düştü.

Jet hızıyla takipsizlik kararı

Genelkurmay Başkanlığı Askeri Savcılığınca belge ile ilgili yürütülen soruşturma, “Böyle bir belgenin
olmaması ve fotokopideki imzanın Dursun Çiçek’e ilişkin delil bulunmaması” nedeniyle takipsizlikle sonuçlanmıştı. Askeri Savcılık, konu hakkında adliye mahkemelerinin yetkili olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı vermişti. Soruşturma dosyasının gönderildiği adliye makamlarına, Askeri Savcılık tarafından alınarak gönderilen Dursun Çiçek’in ifade belgesinin altına, Çiçek’in ilk defa farklı bir imza attığının ortaya çıkması ise şüpheleri artırmıştı.

Belgenin başkaları tarafından ofise bırakıldığı yönünde söylentiler üzerine de basına, belgenin ele geçirildiği avukatlık bürosunda yapılan aramaların hukuka uygun bir şekilde yapıldığını gösteren kamera kayıtları yansımıştı.

Serbest bırakıldı, taltif edildi

Belgeyle ilgili tutuklanan Albay Dursun Çiçek ise yapılan itiraz üzerine mahkemede yapılan hakim
değişikliğiyle, 24 saat cezaevinde kalmadan dışarı çıkartılmıştı.


Belgeyle ilgili bir ilk de Askeri Şurada yaşanmış, Albay Dursun Çiçek’in terfi edilmemesi üzerine, Genelkurmay Başkanlığı internet sitesinden ilk kez bir albayla ilgili açıklama yapmıştı. Yapılan açıklamada Çiçek’in terfi sırasının gelmediğine vurgu yapılmıştı.

Tüm bu tartışmalar yaşanırken, Taraf Albay Dursun Çiçek’in başında bulunduğu 3. Bilgi Destek Şubesi’nin lağvedildiğini, yerine de Genelkurmay Başkanlığı Özel Sekreterliği’ne bağlı olarak çalışacak bir birimin oluşturulduğunu duyurdu. Dursun Çiçek‘in içinde bulunduğu bu birim, karargahta çok güvenilir 10 isimden oluşuyordu.

Başsavcı ‘Soruşturma gizli’ dedi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı Aykut Cengiz Engin dün konuyla ilgili basın mensuplarının sorularını yanıtladı. 

Engin, “Soruşturma gizli. Ben de belgenin gelip gelmediği yönünde bilgi yok” dedi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcı Vekili Turan Çolakkadı da, adliye çıkışında gazetecilerin bu yöndeki sorularını yanıtladı. Konuyla ilgili düşüncesi sorulan Çolakkadı, “Bilmiyorum. Ben de televizyonlarda gördüm. Bir aydır izindeyim. Gelse de zaten bilgi veremem“ karşılığını verdi.

1- AKP İÇİNDEKİ AJANLAR HAREKETE GEÇİRİLECEK
Planın AKP’yle ilgili bölümü şu çarpıcı cümle ile bitiyordu: AKP mensubu kilit haberleşmecilere kamuoyuna çelişkili açıklamalar yaptırılarak, parti hükümet içerisinde ciddi anlaşmazlık ve bölünmeler yaşanıyormuş şeklinde algılanması sağlanacaktır.

2- ERGENEKON SANIĞI OLAN SUBAYLAR SAVUNULACAK
Ergenekon Davası’nda sanık konumundaki emekli ya da
muvazzaf askerlere sahip çıkılacağı belirtilen planda “Sözkonusu TSK personelinin masum olduğu, irticayla etkin şekilde mücadele ettikleri için üzerlerine iftira atıldığı şeklinde haberler yaptırılacak, gerekli hassasiyet sağlanacak” deniyor.

3- MİLLİYETÇİ PARTİLERİN TABANI GENİŞLETİLECEK
Ermenistan ve Yunanistan ile ilişkilere de değinen planda, ili ülke ile ilgili kamuoyunda tepki uyandıracak haberlere yazılı ve görsel medyada sürekli yer verilmesi hedefleniyor. Amaç şöyle anlatılıyor: Milliyetçi partilerin bu şekilde tabanı genişletilmeli. AKP kamuoyunda zora düşmeli...

4- KURTLAR VADİSİ’NİN İMAJI KİRLETİLECEK
Ordunun eylem planında Kurtlar Vadisi, Kollama ve Tek Türkiye benzeri dizilerin kamuoyunu yanlış yönlendirdiği ifade ediliyor: “Bu diziler hakkında olumsuz haberler yaptırılarak her üçünün de kamuoyundaki güvenilirliğinin yitirilmesi sağlanmalıdır.”

‘Şu an elimizde olan bir kâğıt parçasıdır’
Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, 26 Haziran 2009’da düzenlediği basın toplantısında Taraf’ın ortaya çıkardığı, “İrticayla Mücadele Eylem Planı” için “kâğıt parçası” ifadesini kullanmıştı.

Başbuğ şöyle konuşmuştu: “Şu anda elimizde olan hukuki anlamda bir kâğıt parçasıdır. Bu durumda bugün biz bu kağıt parçasının birileri tarafından TSK’yı yıpratma ve karalama amacıyla hazırlandığını değerlendirmekteyiz. Bu kağıt parçasının kimler tarafından ne amaçla hazırlandığının ortaya çıkartılması görevi ise devletin istihbarat birimleri ile yargı organlarına düştüğünü bildiriyor ve bunu istiyoruz.

‘TSK darbecileri barındırmaz’
Daha önce de söylediğim gibi TSK demokrasi ve hukuk ilkelerine bağlı ve saygılıdır.

Bu ilkelere aykırı düşünce içinde olan ve davranışlar içinde bulunan personeli TSK bünyesinde barındırmaz. Bunu kim söylüyor, bunu Anayasamızın 117. maddesine göre TSK’nın komutanı olan Genelkurmay Başkanı ben söylüyorum. Artık TSK’nın komutanı olan Genelkurmay Başkanı’nın bu ifadesi en büyük teminattır. Daha bunun dışında başka şeyler aranmasının anlamını anlamıyorum.
Bütün bu söylemlere rağmen TSK ile artık hiçbir haklı neden ve haklı bir gerekçeye dayanmadan, çeşitli nedenlerle ve çeşitli şekillerde darbe ve muhtıra söylemlerinde bulunanların iyi niyetli olmadıklarını, halkımızın da artık bu söylemlerden usanmış olduğunu düşünüyorum.

Asimetrik savaşmış...
Onun için TSK’nın komutanı olarak açıkça söylüyorum ki; artık TSK üzerinden elinizi çekiniz. TSK üzerinden kendinizi siyasi tanımlama düşüncesinden ve gayretlerinden vazgeçiniz. TSK’ya karşı medya üzerinden asimetrik bir psikolojik harekat yürütmeye son veriniz.”
 
Üst Alt