Misafirlik Adabı / Kanaat
Şakîk bin Seleme’den (RadiyALLAHu Anh):
– Ben bir arkadaşımla Selman el-Farisî’nin yanına girdim.
"ALLAH Resûlü eğer tekellüfü (zorlanmayı) yasaklamasaydı size ikramda kendimi zorlardım." dedi.
Sonra ekmek ile tuz getirdi. Arkadaşım dedi ki:
"Ah tuzun yanında bir de kekik otu olsaydı!"
Hemen Selman su matarasını gönderip karşılığında kekik otu getirtti. Yedikten sonra arkadaşım şöyle dedi:
"Verdiği rızka karşı bize kanaat veren ALLAH’a hamd olsun"
Bunun üzerine Selman şöyle dedi:
"Eğer ALLAH’ın sana verdiği rızka kanaat etseydin, bizim mataramız rehin bırakılmazdı."
(Taberânî)
Şakîk bin Seleme’den (RadiyALLAHu Anh):
– Ben bir arkadaşımla Selman el-Farisî’nin yanına girdim.
"ALLAH Resûlü eğer tekellüfü (zorlanmayı) yasaklamasaydı size ikramda kendimi zorlardım." dedi.
Sonra ekmek ile tuz getirdi. Arkadaşım dedi ki:
"Ah tuzun yanında bir de kekik otu olsaydı!"
Hemen Selman su matarasını gönderip karşılığında kekik otu getirtti. Yedikten sonra arkadaşım şöyle dedi:
"Verdiği rızka karşı bize kanaat veren ALLAH’a hamd olsun"
Bunun üzerine Selman şöyle dedi:
"Eğer ALLAH’ın sana verdiği rızka kanaat etseydin, bizim mataramız rehin bırakılmazdı."
(Taberânî)