Kim ALLAH-u Teala’ya kavuşmayı isterse, ALLAH-u Teala da ona kavuşmayı ister.” (Buhari, Müslim)
Onlar; Ey ALLAH’ın Velileri!” Diye Çağırılacaklar
“Kıyamet günü ümmetler Peygamberlerin adıyla çağrılacaklardır. Mesela; ‘Ey Musa’nın, Ey İsa’nın ümmeti!’ diye sesleneceklerdir. Yalnız ’a muhabbet edenlere: “Ey ALLAH’ın velileri! -u Teala’ya buyurun.” diye seslenilecek ve bunlar neşe ve heyecandan çıldıracak hale geleceklerdir.”
Sırrı-i Sakati Hz. -ks-
Böylesine güzel bir nida ile çağırılmak ne güzel olur...Acaba ''Ey ALLAH'ın velileri'' diye çağırılmıyız?...Rabbim, ''Hoşgeldin , Sen daha dünyada iken beni sevdin, emirlerimi yerine getirdin... Dile Benden ne dilersen....'' dediği kullardan olmak nasip olur mu bizlere....
Ne yapıyoruz bunun için?
Yaşadığımız anı nimet bilip gayret ediyor muyuz ki? Rabbim bana kırılır diyerek çok sevdiğimiz bir şeyi, bir çok şeyi yapmaktan vazgeçebiliyor muyuz...
Bunu Rabbim istedi diyerek, istemese nefis sırf için yapabiliyor muyuz...Ondan gelene hiç şikayet etmeden amenna diyebiliyor muyuz?Şükreden ve sabreden kul muyuz acaba...
Az yaptığımız ibadetleri gören ve mağrurlanan, hatalarımızı ise görmeyen, görmek istemeyen nefsimizi azarlıyor muyuz...
Onu terbiye etmek için gereken terbiyeyi uyguluyor muyuz...Onu alaşağı ederek sen sus diyebiliyor muyuz..
Mızmız , şikayetçi, şükretmeyen , halden bilmeyen, ateşe bilerek bizi taşyıan bu nefisle neyi umut edebiliriz ki..!
Kalbimiz..!
ALLAH'ın evi kabul edilen Kalbe gerekli ihtimamı gösterip,Nuruyla yıkayıp, Nuru ile doldurabiliyor muyuz... Onu 'ın evi yapabiliyor muyuz? Her anımızı nimet bilerek Halk içinde Hak ile olabiliyor muyuz? Huşu ile ihlas ile yaklaşabiliyor muyuz?
Ama istiyoruz değil mi? Hepimiz isteriz O'nun bizden razı olmasını, sevmesini....
Biz O'ndan razı mıyız ki, O'nun bizden razı olmasını umalım..!
Sözün özü ile bağlamak için Mübareklere kulak verelim...
Dünyada iken günahlara pişman olup, kulluk vazifesini yaparak ahireti kazanmak lazımdır. İşte, bütün işin aslı budur. Sevgi ve muhabbet; -u Teala'nın rızasını aramak ve kötü işleri terketmek, ahde vefa göstermek, emanete ihanet etmemek, kendi kusurlarını görüp, amelleri ile övünmemek, amellerini görmemek, daima ALLAH-u Teala'yı zikretmekle meşgul olmaktır.
Seyyid Emir Külal -ks-
İnşallah razı olan Razı olunan kullar olmak nasip olur cümlemize... Orada, mahşer yerinde; ''“Ey ALLAH’ın velileri! -u Teala’ya buyurun.” diye çağırılan kullardan olmak dileği ile...
Onlar; Ey ALLAH’ın Velileri!” Diye Çağırılacaklar
“Kıyamet günü ümmetler Peygamberlerin adıyla çağrılacaklardır. Mesela; ‘Ey Musa’nın, Ey İsa’nın ümmeti!’ diye sesleneceklerdir. Yalnız ’a muhabbet edenlere: “Ey ALLAH’ın velileri! -u Teala’ya buyurun.” diye seslenilecek ve bunlar neşe ve heyecandan çıldıracak hale geleceklerdir.”
Sırrı-i Sakati Hz. -ks-
Böylesine güzel bir nida ile çağırılmak ne güzel olur...Acaba ''Ey ALLAH'ın velileri'' diye çağırılmıyız?...Rabbim, ''Hoşgeldin , Sen daha dünyada iken beni sevdin, emirlerimi yerine getirdin... Dile Benden ne dilersen....'' dediği kullardan olmak nasip olur mu bizlere....
Ne yapıyoruz bunun için?
Yaşadığımız anı nimet bilip gayret ediyor muyuz ki? Rabbim bana kırılır diyerek çok sevdiğimiz bir şeyi, bir çok şeyi yapmaktan vazgeçebiliyor muyuz...
Bunu Rabbim istedi diyerek, istemese nefis sırf için yapabiliyor muyuz...Ondan gelene hiç şikayet etmeden amenna diyebiliyor muyuz?Şükreden ve sabreden kul muyuz acaba...
Az yaptığımız ibadetleri gören ve mağrurlanan, hatalarımızı ise görmeyen, görmek istemeyen nefsimizi azarlıyor muyuz...
Onu terbiye etmek için gereken terbiyeyi uyguluyor muyuz...Onu alaşağı ederek sen sus diyebiliyor muyuz..
Mızmız , şikayetçi, şükretmeyen , halden bilmeyen, ateşe bilerek bizi taşyıan bu nefisle neyi umut edebiliriz ki..!
Kalbimiz..!
ALLAH'ın evi kabul edilen Kalbe gerekli ihtimamı gösterip,Nuruyla yıkayıp, Nuru ile doldurabiliyor muyuz... Onu 'ın evi yapabiliyor muyuz? Her anımızı nimet bilerek Halk içinde Hak ile olabiliyor muyuz? Huşu ile ihlas ile yaklaşabiliyor muyuz?
Ama istiyoruz değil mi? Hepimiz isteriz O'nun bizden razı olmasını, sevmesini....
Biz O'ndan razı mıyız ki, O'nun bizden razı olmasını umalım..!
Sözün özü ile bağlamak için Mübareklere kulak verelim...
Dünyada iken günahlara pişman olup, kulluk vazifesini yaparak ahireti kazanmak lazımdır. İşte, bütün işin aslı budur. Sevgi ve muhabbet; -u Teala'nın rızasını aramak ve kötü işleri terketmek, ahde vefa göstermek, emanete ihanet etmemek, kendi kusurlarını görüp, amelleri ile övünmemek, amellerini görmemek, daima ALLAH-u Teala'yı zikretmekle meşgul olmaktır.
Seyyid Emir Külal -ks-
İnşallah razı olan Razı olunan kullar olmak nasip olur cümlemize... Orada, mahşer yerinde; ''“Ey ALLAH’ın velileri! -u Teala’ya buyurun.” diye çağırılan kullardan olmak dileği ile...