Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Davam

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Şub 2009
Mesajlar
751
Aldığı Beğeniler
5
Konum
Dün-ya
Takım
Galatasaray
Bir ana çocuğunu nasıl sever bilirim… Yüreğinin yarısı şefkat, yarısı gözyaşı ile dolu olduğunu bilirim. Yavrusunun eline bir diken batsın, başına bir hal gelsin hele o pınarın nasıl boşaldığını bilirim.

Çok ağlayan ana, çok ağlatan baba gördüm; ama içlerinden biri var ki, gözlerimin önünden hiç gitmez; hayalim ne zaman ona uğrarsa, o da ağlar.
“Said idam olacak” haberini alan Nuriye Hanımın, Nurs’un sarp dağlarına bakarak günlerce döktüğü gözyaşları, Sofi Mirza’nın metin, fakat hüzünlü bakışlarını nasıl unuturum…
“Yâ Rab, garibem, bîkesem, zaîfem, nâtüvânem, alîlem, âcizem, ihtiyarem,

Bî-ihtiyarem, el-aman-gûyem, afv-cûyem, meded-hâhem, zidergâhet İlâhî!”
haykırışına hangi yürek dayanır.. Hele O’nun “kimsesizim” denmesine yanmaz mıyım?
“Garip, ihtiyar, kimsesiz, hasta, yoksul” bir adam’ın bir çocukla, hasta bir ihtiyardan başka kimse ile görüşemesi karşısında,
“Dünya gamından geçip, yokluğa kanat açıp,
Şevk ile her dem uçup, çağırırım dost, dost!”
diye dostları araması hangi yüreği parçalamaz ki…
Gurbette çile yumağını örerken, bütün sevdiklerinin vefat haberlerini alıyor… Annesinin vefatını duyduğu zaman : “dünyamın yarısı onun vefatıyla vefat etti” diyor… Abdurrahman’ın vefatında ise, “baki kalan öteki yarı dünyam da vefat etti” diyor… Babası, kardeşleri, bacısı, hepsinin vefatını tek tek duyarak, her defasında yüreğinden bir şeyler kopuyor, nihayetinde “dünyadan bütün bütün alakam kesildi” diyor…
Acaba, o gam, o keder, o hüzün için de kim taziyede bulundu onu bilemem… Lakin ağlayan kalbine, Gavs-ı Azamın , İmam-ı Ali’nin teselli verdiğini biliyorum…
O büyük zat, bu kadar acı ve elemin içinde iken bile, herkese teselli veriyor, başkasının dertleriyle dertleniyor… Hatta masum hayvanların teellümlerine karşı dahi bir rikkat, bir elem, o sırr-ı şefkatla hissediyor…
“Hususî bir hanem yoktur ki fikrimi yalnız ona hasredeyim. Belki bu memleketle ve belki âlem-i İslâmın kıt’asıyla, hanem gibi, hamiyet-i İslâmiye noktasında alâkadarım. Ve o iki büyük hanedeki dindaşlarımın elemleriyle müteellim ve firaklarıyla mahzun oluyorum.” diyor.

“Kendi elemimden başka, binler kardeşlerimin elemlerini de o şefkat sırrıyla çektiğimden, yüzler sene yaşamış gibi ihtiyarım” diyor.
Nihayet Urfa’da İpek Palas Otelinde, ruhunu Rahman’a teslim ediyor. Bu defa ağlamak sırası kardeşi Abdulmecid’e gelmiştir…
Bu mübarek ailenin tüm fertleri şimdi kabrin arka tarafındadırlar…Nuriye Hanım’ın gözyaşları dinmiş, Sofi Mirza’nın hüzünlü bakışları sona ermiştir… Abdulmecid Abdurrahman’ına , Abdurrahman sevgili amcasına, Nuriye Hanım Said’ine kavuşmuş, şimdi ailece hasret gideriyorlar:
“Dâr-ı dünyada Said’i bizden ettinse cüda.
Dâr-ı âhirde beraberce haşret ey Hüda!” (Abdülmecid Nursi)



http://vanasyanur.net/haberdetay.asp?ID=2295
 

menzil_gülü

Ne Mutlu Müslüman olana..
 
Üyelik Tarihi
24 Mar 2008
Mesajlar
2,584
Aldığı Beğeniler
20
Takım
Fenerbahçe
Rabbim cc razi olsun kardesim.emegine saglik...
dua ve muhabbetle...
 
Üst Alt