Aşığın kalbinde çözülürse hayat bulacağı bir mühür vardır.
Bir mühür ki, mürekkebi hüzün, alameti arayış.
Esrarı ne zamana kayıtlı. Ne de mekana.
Ancak ona ayna olacak bir kalpte çözülür ve aşığın arayışıda o kalpte tamam olur.
Yani aşığa gerekli olan görmek ve görülmektir.
Ki aşk mukadderi bezm- i ezeldeki tanışıklığın peyzajını canlandıran bir aynaya benzer ve o aynada hareket mükafeşeyle başlar.
İşte pervane de Şemi gördüğü anda kalbindeki mührün çözüldüğünü duyumsamış ve görülmek arzusuna düşmüştü.
Ama gönlündeki arzu değil sanki bir yangın; ve gögsünde göğeren kor, nefeslerinde yalaz, sözlerinde har oldu .
Pervanenin aşkı bir sureti görüp heyecanlanmaktan ibaret değildi. O nun aşktan nasibi, aşkın ateş manası idi.
Nihayet, ey ateş durmadan ak gönüllüyüm yanmaya! diyerek, Şemin hayaline seslendi:
Ey nur mahmilli, kutlu saray!
Ey benim yaşamımın ve ölümümün mahfazası.
Ey sırrımı çözen alev ve beni bana gösteren ayna.
Seni görmeden evvel tutuşmuştum seninle, ruhlara can verildiğinde demek benim hisseme ateş düşmüş .
Ey benim varlığımın sebebi, boşuna değil ateş oluşun, boşuna değil yanmaya iştiyakım.
Ben ki bir çift kanat idim ve tatlı rüzgarlardı yüküm, ateş ile harmanım şimdi.
Hasret ile dağlandım, hayalin elinde hazan yaprağı oldum.
Bilmem görünür mü pencerenden gamla yanan yüreğim melül ve hasret içinde, görünür mü ateşine atıldığım, göğsüne başımı yasladığım zavallı hayallerim .
Bilmem kalbimin duyduğunu duyacak mısın, bir yankı gibi bağrına basacak mısın inleyen sesimi, fark edecek misin beni alevimin aynasında? Ve kölelerinden biri gibi görecek, çağıracak mısın beni?
Bekliyorum gönlümdeki ateş hayaliyle .
Ateş ki bir haber senden ve ben yanarsam yaşıyorum.
Kalbimde meçhulun zehirli temreni;
Bilmem son bulacak mı işkencesi?
Ve seni benden ayıran mesafeler o karanlık perdeler silinecek mi?
Kölelerinden biri diyor ki:
Şemin şuleleri yakar bazı kalpleri .
Zira aşığa sızlayan bir kalp gerekli. Ki aşkı yalnızca ıstırap savunabilir.
Hem simurg gibi yanıp kül olmayanı nerde görülmüş aşkın dirilttiği?
Ey bir nefes gibi içine çekildiğim ateş, ben ki yanmaya aşina pervaneyim, senin hatıran yakmak ise, benimki de yanmak değilmi?
Ve ben ki yanmaya müptelayım, aşkın ateş imtihanında İbrahim (as) siretini yanarak tamamlayan aşık benim namım değilmi?
Öyleyse yol ver sende yanayım, bırak ne olur ateşine atıldığım ana varayım .
__________________
Bir mühür ki, mürekkebi hüzün, alameti arayış.
Esrarı ne zamana kayıtlı. Ne de mekana.
Ancak ona ayna olacak bir kalpte çözülür ve aşığın arayışıda o kalpte tamam olur.
Yani aşığa gerekli olan görmek ve görülmektir.
Ki aşk mukadderi bezm- i ezeldeki tanışıklığın peyzajını canlandıran bir aynaya benzer ve o aynada hareket mükafeşeyle başlar.
İşte pervane de Şemi gördüğü anda kalbindeki mührün çözüldüğünü duyumsamış ve görülmek arzusuna düşmüştü.
Ama gönlündeki arzu değil sanki bir yangın; ve gögsünde göğeren kor, nefeslerinde yalaz, sözlerinde har oldu .
Pervanenin aşkı bir sureti görüp heyecanlanmaktan ibaret değildi. O nun aşktan nasibi, aşkın ateş manası idi.
Nihayet, ey ateş durmadan ak gönüllüyüm yanmaya! diyerek, Şemin hayaline seslendi:
Ey nur mahmilli, kutlu saray!
Ey benim yaşamımın ve ölümümün mahfazası.
Ey sırrımı çözen alev ve beni bana gösteren ayna.
Seni görmeden evvel tutuşmuştum seninle, ruhlara can verildiğinde demek benim hisseme ateş düşmüş .
Ey benim varlığımın sebebi, boşuna değil ateş oluşun, boşuna değil yanmaya iştiyakım.
Ben ki bir çift kanat idim ve tatlı rüzgarlardı yüküm, ateş ile harmanım şimdi.
Hasret ile dağlandım, hayalin elinde hazan yaprağı oldum.
Bilmem görünür mü pencerenden gamla yanan yüreğim melül ve hasret içinde, görünür mü ateşine atıldığım, göğsüne başımı yasladığım zavallı hayallerim .
Bilmem kalbimin duyduğunu duyacak mısın, bir yankı gibi bağrına basacak mısın inleyen sesimi, fark edecek misin beni alevimin aynasında? Ve kölelerinden biri gibi görecek, çağıracak mısın beni?
Bekliyorum gönlümdeki ateş hayaliyle .
Ateş ki bir haber senden ve ben yanarsam yaşıyorum.
Kalbimde meçhulun zehirli temreni;
Bilmem son bulacak mı işkencesi?
Ve seni benden ayıran mesafeler o karanlık perdeler silinecek mi?
Kölelerinden biri diyor ki:
Şemin şuleleri yakar bazı kalpleri .
Zira aşığa sızlayan bir kalp gerekli. Ki aşkı yalnızca ıstırap savunabilir.
Hem simurg gibi yanıp kül olmayanı nerde görülmüş aşkın dirilttiği?
Ey bir nefes gibi içine çekildiğim ateş, ben ki yanmaya aşina pervaneyim, senin hatıran yakmak ise, benimki de yanmak değilmi?
Ve ben ki yanmaya müptelayım, aşkın ateş imtihanında İbrahim (as) siretini yanarak tamamlayan aşık benim namım değilmi?
Öyleyse yol ver sende yanayım, bırak ne olur ateşine atıldığım ana varayım .
__________________