- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Hayat ve mematın sahibi O. Yaşatan ve öldüren. Bu isimlerin tek ve nihai sahibi.
O, bizim yaşıyorken sahibi olduğumuzu sandığımız hayatın aslında gerçek sahibi.
Hayat, sürekli içinde bulunduğumuz, bunun için de ne olduğunu tam manasıyla bilemediğimiz şey. Muhyî... Hayata dair tüm bilgileri kendisinde, içinde bulunduran isim.
Yaşamak, bulunmaktır, var olmaktır. Bu bulunma hali, bizi bir an kendi dışına çıkarmıyorsa, işte burada o ismin, Muhyî isminin tecellisi var demektir.
Hayatta iken aksamaksızın sürekli hayatta kalıyorsak, bunu sağlayan O'dur. O, Muhyî...
Düşünüyor ve farkediyoruz ki, hayat zıddı olmayan bir lütuftur. Başka bir şeye bağlı olmayan ihsandır. Ölüm bile hayatı yok etmez, ancak sonlandırır. Böyle bir lütuftur. Hayatın içinde farkettiğimiz dolu doluluk, bize Muhyî tarafından bahşedilmesindendir.
İçinde bulunduğumuz için farkedemediğimiz hayat, başka şeylere, bilmediğimiz başka şeylere dönüşmüyorsa, Yüce Mevlâmız'ın Muhyî isminin mükemmelliğinden.
Şeyler zıddıyla anlaşılır. Uzun kısaya göre uzundur, çünkü kısa dediğimiz şeye göre ölçer ve belirleriz. Yani kısa varsa uzun vardır. Ama hayat böyle değil. Hayat, ölümle var olan bir zıtlık durumuna tabi değil, El-Hayy'ın, Muhyî ismiyle bahşettiğidir. Hayat arızî değil, asıldır.
Evet; hayat, Allahu Tealâ'da bizatihi bulunan El Hayy'ın bize Muhyî ismiyle içirdiği kusursuz bir yudumdur. O yudumla hayat bulur, O'nun Mümît ismi üzerimizde tecelli edinceye kadar yaşarız. Mükemmel bir düzenle bahşedilmiş hayatımızı...
Muhyî ve Mümît... Yaşatan ve öldüren.
O Mümît... Hayatta olan her canlının tadacağı ölümün de sahibi.
O'ndan başka kimin öldürme yetkisi olabilir? Hayatı veren O. Hayatın sahibi O. Ölümün sahibi O. Sahibin sahibi O. O'ndan başka kim can alabilir? Canı O vermişken...
O Mümît... Hayatın sonuna noktayı koyan. Ölümle yani Mumît'in tecellisi ile hayatı sonlandıran.
Ölüm sadece ve sadece Mümît'in faniye tecellisi. Bu tecelli ile hayattan, yaşamaktan başka bir duruma geçiyoruz.. ölüme.
Ölüm fanilerin hepsine yazılmış ve günü geldiğinde her canın tadacağı şerbet; ecel şerbeti...
Ölüm insan için imtihanın sona ermesi, başka bir aleme gözlerini açması.
Ölüm: gözlerin başka bir alem için yumulması...
Hayat ve ölüm... Yüce Mevlâmız'ın Muhyî ve Mumît isimleriyle tecelli eden, yalnız O'nun kudret elinde bulunan...
Hayat Muhyî'nin ihsanı, ölüm Mumît'in tecellisi.
Mülk O'nun, hamdler O'na. Yaşatan O, öldüren O. O'nun herşeye gücü yeter...
HÜSEYİN RAHMİ GÖKTAŞ
O, bizim yaşıyorken sahibi olduğumuzu sandığımız hayatın aslında gerçek sahibi.
Hayat, sürekli içinde bulunduğumuz, bunun için de ne olduğunu tam manasıyla bilemediğimiz şey. Muhyî... Hayata dair tüm bilgileri kendisinde, içinde bulunduran isim.
Yaşamak, bulunmaktır, var olmaktır. Bu bulunma hali, bizi bir an kendi dışına çıkarmıyorsa, işte burada o ismin, Muhyî isminin tecellisi var demektir.
Hayatta iken aksamaksızın sürekli hayatta kalıyorsak, bunu sağlayan O'dur. O, Muhyî...
Düşünüyor ve farkediyoruz ki, hayat zıddı olmayan bir lütuftur. Başka bir şeye bağlı olmayan ihsandır. Ölüm bile hayatı yok etmez, ancak sonlandırır. Böyle bir lütuftur. Hayatın içinde farkettiğimiz dolu doluluk, bize Muhyî tarafından bahşedilmesindendir.
İçinde bulunduğumuz için farkedemediğimiz hayat, başka şeylere, bilmediğimiz başka şeylere dönüşmüyorsa, Yüce Mevlâmız'ın Muhyî isminin mükemmelliğinden.
Şeyler zıddıyla anlaşılır. Uzun kısaya göre uzundur, çünkü kısa dediğimiz şeye göre ölçer ve belirleriz. Yani kısa varsa uzun vardır. Ama hayat böyle değil. Hayat, ölümle var olan bir zıtlık durumuna tabi değil, El-Hayy'ın, Muhyî ismiyle bahşettiğidir. Hayat arızî değil, asıldır.
Evet; hayat, Allahu Tealâ'da bizatihi bulunan El Hayy'ın bize Muhyî ismiyle içirdiği kusursuz bir yudumdur. O yudumla hayat bulur, O'nun Mümît ismi üzerimizde tecelli edinceye kadar yaşarız. Mükemmel bir düzenle bahşedilmiş hayatımızı...
Muhyî ve Mümît... Yaşatan ve öldüren.
O Mümît... Hayatta olan her canlının tadacağı ölümün de sahibi.
O'ndan başka kimin öldürme yetkisi olabilir? Hayatı veren O. Hayatın sahibi O. Ölümün sahibi O. Sahibin sahibi O. O'ndan başka kim can alabilir? Canı O vermişken...
O Mümît... Hayatın sonuna noktayı koyan. Ölümle yani Mumît'in tecellisi ile hayatı sonlandıran.
Ölüm sadece ve sadece Mümît'in faniye tecellisi. Bu tecelli ile hayattan, yaşamaktan başka bir duruma geçiyoruz.. ölüme.
Ölüm fanilerin hepsine yazılmış ve günü geldiğinde her canın tadacağı şerbet; ecel şerbeti...
Ölüm insan için imtihanın sona ermesi, başka bir aleme gözlerini açması.
Ölüm: gözlerin başka bir alem için yumulması...
Hayat ve ölüm... Yüce Mevlâmız'ın Muhyî ve Mumît isimleriyle tecelli eden, yalnız O'nun kudret elinde bulunan...
Hayat Muhyî'nin ihsanı, ölüm Mumît'in tecellisi.
Mülk O'nun, hamdler O'na. Yaşatan O, öldüren O. O'nun herşeye gücü yeter...
HÜSEYİN RAHMİ GÖKTAŞ