Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

sümeyya

SüKuT
 
Üyelik Tarihi
7 Nis 2007
Mesajlar
4,648
Aldığı Beğeniler
39
Konum
Bursa-Tokat
Takım
Galatasaray
Birinci Suâliniz: Mü'minin mü'mine en iyi duâsı nasıl olmalıdır?
Elcevap: Esbab-ı kabul dairesinde olmalı. Çünkü bazı şerâit dahilinde duâ
makbul olur. Şerâit-i kabulün ictimâı nispetinde makbuliyeti ziyadeleşir.
Ezcümle, duâ edileceği vakit, istiğfar ile mânevî temizlenmeli; sonra, makbul bir duâ olan salâvat-ı şerifeyi şefaatçi gibi zikretmeli ve âhirde yine salâvat getirmeli. Çünkü, iki makbul duânın ortasında bir duâ makbul olur.
* Hem bizahri'l-gayb, yani gıyaben ona duâ etmek,
* Hem hadiste ve Kur'ân'da gelen mer17;sur duâlarla duâ etmek; meselâ,
"Allahım, Senden kendim ve onun için dünyada ve âhirette af ve âfiyet istiyorum." (en-Nevevî, el-Ezkâr, 74; el-Hâkim, el-Müstedrek, 1:517.)
"Ey Rabbimiz, bize dünyada da güzellik ver, âhirette de güzellik ver. Ve bizi Cehennem ateşinin azâbından koru." (Bakara Sûresi, 2:201.)
gibi câmi duâlarla duâ etmek.
* Hem hulûs ve huşû ve huzur-u kalble duâ etmek,
* Hem namazın sonunda, bilhassa sabah namazından sonra,
* Hem mevâki-i mübarekede, hususan mescidlerde,
* Hem Cumada, hususan saat-i icabede,
* Hem şuhur-u selâsede, hususan leyâli-i meşhurede,
* Hem Ramazan'da, hususan Leyle-i Kadirde duâ etmek, kabule karin olması rahmet-i İlâhiyeden kaviyyen me'muldür.
O makbul duânın ya aynen dünyada eseri görünür; veyahut duâ olunanın âhiretine ve hayat-ı ebediyesi cihetinde makbul olur. Demek, aynı maksat yerine gelmezse, duâ kabul olmadı denilmez, belki daha iyi bir sûrette kabul edilmiş denilir.
Mektubat, s. 270, (yeni tanzim, syf. 470 )
***
Duâ ubudiyetin ruhudur ve hâlis bir imanın neticesidir. Çünkü duâ eden adam duâsıyla gösteriyor ki:
"Bütün kâinata hükmeden birisi var ki, en küçük işlerime ıttılâı var ve bilir. En uzak maksudlarımı yapabilir. Benim her halimi görür, sesimi işitir. Öyleyse, bütün mevcudatın bütün seslerini işitiyor ki, benim sesimi de işitiyor. Bütün o şeyleri O yapıyor ki, en küçük işlerimi de O'ndan bekliyorum, O'ndan istiyorum."

İşte, duânın verdiği hâlis tevhidin genişliğine ve gösterdiği nur-u imanın halâvet ve sâfiliğine bak, "De ki: Eğer duânız olmasa Rabbim katında ne ehemmiyetiniz var?" (Furkan Sûresi, 25:77.) sırrını anla ve "Rabbiniz buyurdu ki: Bana duâ edin, size cevap vereyim." (Mü'min Sûresi, 40:60.) fermanını dinle. Eğer vermek istemeseydi, istemek vermezdi.

Mektûbât, s. 291, (yeni tanzim, syf. 50 8 )



Lügatçe:

esbab-ı kabul: Kabul sebepleri.
şerâit: Şartlar.
şerâit-i kabul: Kabul şartları.
ictimâ: Bir araya gelme, toplanma.
makbuliyet: Beğenilmeye, kabul olunmaya lâyık olma.
ezcümle: Bu cümleden, meselâ.
istiğfar: Allah'tan kusurların affedilmesini, günâhların bağışlanmasını isteme.
salâvat-ı şerife: Peygamber Efendimiz (asm) için yapılan rahmet duâsı.
âhir: Son.
me'sur: Tesirli.
gıyaben: Hazır bulunmaksızın, ardından.
câmi: Kapsamlı.
hulûs: Hâlislik, saflık, samimiyet.
huşû: Korku ile karışık sevgiden gelen edebli hâl.
huzur-u kalb: Kalben huzur duymak.
mevâki-i mübareke: Mübarek mevkiler.
saat-i icabe: Duânın kabul edildiği insanlarca bilinmeyen Cuma gününde bir vakit.
şuhur-u selâse: Üç Aylar.
leyâli-i meşhure: Meşhur geceler.
Leyle-i Kadir: Kadir Gecesi.
karin: Yakın.
kaviyyen me'mul: Kuvvetle umulur.
hayat-ı ebediye: Sonsuz hayat.
ubudiyet: Kulluk, ibadet.
hâlis: İhlâslı, samimî.
ıttılâ': Haberdar olma, bilgi sahibi olma.
maksud: Kastedilen, istenen.
nur-u iman: İman nuru.
halâvet: Tatlılık, şirinlik.
 

Acizane

hizmet..hicret..sehadet..
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2007
Mesajlar
3,148
Aldığı Beğeniler
27
Konum
ankara
Takım
Diğer
Rabbim c.c. razi ve hosnut olsun iyilerin duasi üzerine olsun ebeden
dua ile dua diye
 

Hafız_70

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
29 Eyl 2007
Mesajlar
8,243
Aldığı Beğeniler
6,432
Takım
Fenerbahçe
Allah c.c. razı olsun Sümeyya kardeşim.Ellerinize ve emeklerinize sağlık.

Dua ile kalın...
 
Üst Alt