- Üyelik Tarihi
- 20 Ağu 2006
- Mesajlar
- 3,305
- Aldığı Beğeniler
- 26
- Takım
- Diğer
Müridin Gayreti, Mürşidin Himmeti
Gerçek tevbe ve terbiye, sadece ahlâk kitaplarını, tasavvufî eserleri ve tarihteki örnekleri okumakla gerçekleşmez. Kâmil bir mürşidin rehberliği, nazar ve feyzi olmadan, bu manevi temizlik ya noksan olur, ya hiç olmaz. Bu konuda Ömer Ziyauddin Dağıstanî k.s. şu uyarıda bulunur:
Tasavvufî eserleri okumakla boş yere ömür tüketeceğine, o eserlerde anlatılanları hallenmiş bir mürşide teslim olup, onun işareti üzere amel eder, zikir, fikir ve huzur ile Allah'tan gayrıyı kalbinden temizlemeye çalışırsan, bu senin için daha hayırlı olur. (Ömer Ziyauddin, Tasavvuf ve Tarikatlarla İlgili Fetvalar)
Bu konuda ariflerin kutbu Şah-ı Nakşibend k.s. diyor ki:
Bize katılmak isteyenlerin yapması gereken, sohbetimizin tesiri oluncaya kadar bizimle beraber olmasıdır. Çünkü bu beraberliğin sonucunda kendisinin yetenekleri ortaya çıkar.
Sohbetimize katılanların kalbine ilâhi muhabbet tohumları ekilir. Ne var ki, bazı kimseler, içlerini saran şehvet ve dünyevî kirlerden dolayı bu muhabbet tohumlarını geliştiremezler.
Bize düşen görev, talebelerimizin kalplerinden kirleri gidermek, ilâhi muhabbet tohumlarının gelişmesini engelleyen şeyleri temizlemektir. Kalplerinde muhabbet tohumu olmayan kimseler için yapmamız gereken, onların gönüllerine ilâhi muhabbet tohumlarını ekmemizdir.
Eğer bu kimseler elden geldiği kadar hallerini korumaya gayret gösteriyor ve feyz almak için nefsin engellerini aşmaya çaba harcıyorlarsa, bu durumda bize düşen vazife, feyiz ve şefkatle onların terbiyesi ile meşgul olmaktır.
Bu terbiye gece gündüz devam eder. Onların bize uzak veya yakın olmaları fark etmez. (Ahmed Sıddıkî, Şah-ı Nakşibend)
Dr. Dilaver Selvi
sevgiyolcusu
Gerçek tevbe ve terbiye, sadece ahlâk kitaplarını, tasavvufî eserleri ve tarihteki örnekleri okumakla gerçekleşmez. Kâmil bir mürşidin rehberliği, nazar ve feyzi olmadan, bu manevi temizlik ya noksan olur, ya hiç olmaz. Bu konuda Ömer Ziyauddin Dağıstanî k.s. şu uyarıda bulunur:
Tasavvufî eserleri okumakla boş yere ömür tüketeceğine, o eserlerde anlatılanları hallenmiş bir mürşide teslim olup, onun işareti üzere amel eder, zikir, fikir ve huzur ile Allah'tan gayrıyı kalbinden temizlemeye çalışırsan, bu senin için daha hayırlı olur. (Ömer Ziyauddin, Tasavvuf ve Tarikatlarla İlgili Fetvalar)
Bu konuda ariflerin kutbu Şah-ı Nakşibend k.s. diyor ki:
Bize katılmak isteyenlerin yapması gereken, sohbetimizin tesiri oluncaya kadar bizimle beraber olmasıdır. Çünkü bu beraberliğin sonucunda kendisinin yetenekleri ortaya çıkar.
Sohbetimize katılanların kalbine ilâhi muhabbet tohumları ekilir. Ne var ki, bazı kimseler, içlerini saran şehvet ve dünyevî kirlerden dolayı bu muhabbet tohumlarını geliştiremezler.
Bize düşen görev, talebelerimizin kalplerinden kirleri gidermek, ilâhi muhabbet tohumlarının gelişmesini engelleyen şeyleri temizlemektir. Kalplerinde muhabbet tohumu olmayan kimseler için yapmamız gereken, onların gönüllerine ilâhi muhabbet tohumlarını ekmemizdir.
Eğer bu kimseler elden geldiği kadar hallerini korumaya gayret gösteriyor ve feyz almak için nefsin engellerini aşmaya çaba harcıyorlarsa, bu durumda bize düşen vazife, feyiz ve şefkatle onların terbiyesi ile meşgul olmaktır.
Bu terbiye gece gündüz devam eder. Onların bize uzak veya yakın olmaları fark etmez. (Ahmed Sıddıkî, Şah-ı Nakşibend)
Dr. Dilaver Selvi
sevgiyolcusu