Gavs-ı Sani Tepeörende ziyaret veriyor,bugün ziyaret etmek banada nasip oldu..
Mürşid Ziyaretinin Amacı
Tasavvuf, bir kâmil mürşid nezaretinde topluca Yüce Allah'ın ipine yani dinine, Kur'an'a, sünnete, takvaya ve ihlasa sarılmaktır.
İnsanlar, çok çeşitli sebeplerle bütün dünyayı adım adım dolaşıyorlar ve dünyanın bütün nimetlerini, servetlerini, vakitlerini ve kendi ömürlerini çıktıkları bu yolda harcıyorlar.
Kimisi ilim, kimisi bilim, kimisi filim çalışmaları için yollara düşüyor. Kimisi dost ziyareti, kimisi post ticareti için arabasına atlıyor. Kimisi, sırf bir mide aşkına özel uçak kiralıyor. Kimileri maç, kimileri başka bir amaç için kafile düzenliyor. Kimisi iş, kimisi aş için çırpınırken, bazıları da savaş fırtınası içinde dağı taşı dolaşıyor.
Kısaca, Allahu Teala'nın kendisine bahşettiği iki ayak ve pek çok imkanlarla bu insanoğlu yeryüzünde dolaşıp duruyor. Peki sonu mecburi istikamet kabre çıkacak olan bu yolcuların derdi nedir, aradığı kimdir? Cevabı Hz. Kur'an'dan öğreniyoruz:
Hepimiz Allah'tan geldik Allah'a döneceğiz. Bu dünyayı mecburen terk edeceğiz. Ölümle yüz yüze gelip kabir kapısından gireceğiz. Ahireti göreceğiz ve İlahî huzurda hesap vereceğiz.
İşte bütün yönlerin ve yolların bitiştiği nokta orasıdır.
O meydanda bazıları dost, bazıları düşman sıfatıyla yüce mahkemeye çağrılır.
Orada tek geçerli sermaye İman, kalb-i selim ve güzel ahlaktır.
HEDEFSİZ YOLCULUK HAYIR GETİRMEZ
Bir müslümanın, hiçbir niyeti ve güzel hedefi olmadan başıboş dolaşması, diyar diyar gezmesi, nefsinin keyfince eğlenmesi uygun değildir. Zamana ve masrafa yazıktır.
Müslüman, ya ilim, ya akraba veya dost ziyareti, ya hac, ya cihad, ya hizmet, ya tedavi, ya helâlinden ticaret veya tefekkür ve ibret için yeryüzünde dolaşmalıdır.
Asr-t saadette bir adam, Rahmet Peygamberine {s.a.v) gelip bir seyahat için izin istediğinde, Efendimiz (s.a.v):
"Ümmetimin seyahati Allah yolunda cihattır’’
buyurdu.
Efendimiz {s.a.v), bir kimsenin başıboş dolaşmayı hoş görmemiş; yürümek, koşmak, terlemek, değişik yerler görmek isteyenlere Allahu Teala'nın yolunda yapılacak hizmetleri göstermiştir.
Allahu Teala'nın emrettiği farzları Öğrenmek ve yerine getirmek İçin gösterilen bütün gayretler, bu yolda yapılan bütün seyahatler, atılan bütün adımlar, hizmet için yapılan masraflar, davetler ve sohbetler bu cihadın bir parçasıdır.
Yürümek isteyene işte yol!
Koşmak isteyene işte meydan!
Yorulmak İsteyene işte iş!
Kabiliyetini ortaya koymak isteyene işte hizmet!
Tatmak isteyene işte muhabbet!
_________________
gördüm iki kişi mezar kazıyor
tövbesiz günahkar olmuş göçüyor
Sultanım Menzilde kucak açıyor
görmek istersen var deli gönül
Mürşid Ziyaretinin Amacı
Tasavvuf, bir kâmil mürşid nezaretinde topluca Yüce Allah'ın ipine yani dinine, Kur'an'a, sünnete, takvaya ve ihlasa sarılmaktır.
İnsanlar, çok çeşitli sebeplerle bütün dünyayı adım adım dolaşıyorlar ve dünyanın bütün nimetlerini, servetlerini, vakitlerini ve kendi ömürlerini çıktıkları bu yolda harcıyorlar.
Kimisi ilim, kimisi bilim, kimisi filim çalışmaları için yollara düşüyor. Kimisi dost ziyareti, kimisi post ticareti için arabasına atlıyor. Kimisi, sırf bir mide aşkına özel uçak kiralıyor. Kimileri maç, kimileri başka bir amaç için kafile düzenliyor. Kimisi iş, kimisi aş için çırpınırken, bazıları da savaş fırtınası içinde dağı taşı dolaşıyor.
Kısaca, Allahu Teala'nın kendisine bahşettiği iki ayak ve pek çok imkanlarla bu insanoğlu yeryüzünde dolaşıp duruyor. Peki sonu mecburi istikamet kabre çıkacak olan bu yolcuların derdi nedir, aradığı kimdir? Cevabı Hz. Kur'an'dan öğreniyoruz:
Hepimiz Allah'tan geldik Allah'a döneceğiz. Bu dünyayı mecburen terk edeceğiz. Ölümle yüz yüze gelip kabir kapısından gireceğiz. Ahireti göreceğiz ve İlahî huzurda hesap vereceğiz.
İşte bütün yönlerin ve yolların bitiştiği nokta orasıdır.
O meydanda bazıları dost, bazıları düşman sıfatıyla yüce mahkemeye çağrılır.
Orada tek geçerli sermaye İman, kalb-i selim ve güzel ahlaktır.
HEDEFSİZ YOLCULUK HAYIR GETİRMEZ
Bir müslümanın, hiçbir niyeti ve güzel hedefi olmadan başıboş dolaşması, diyar diyar gezmesi, nefsinin keyfince eğlenmesi uygun değildir. Zamana ve masrafa yazıktır.
Müslüman, ya ilim, ya akraba veya dost ziyareti, ya hac, ya cihad, ya hizmet, ya tedavi, ya helâlinden ticaret veya tefekkür ve ibret için yeryüzünde dolaşmalıdır.
Asr-t saadette bir adam, Rahmet Peygamberine {s.a.v) gelip bir seyahat için izin istediğinde, Efendimiz (s.a.v):
"Ümmetimin seyahati Allah yolunda cihattır’’
buyurdu.
Efendimiz {s.a.v), bir kimsenin başıboş dolaşmayı hoş görmemiş; yürümek, koşmak, terlemek, değişik yerler görmek isteyenlere Allahu Teala'nın yolunda yapılacak hizmetleri göstermiştir.
Allahu Teala'nın emrettiği farzları Öğrenmek ve yerine getirmek İçin gösterilen bütün gayretler, bu yolda yapılan bütün seyahatler, atılan bütün adımlar, hizmet için yapılan masraflar, davetler ve sohbetler bu cihadın bir parçasıdır.
Yürümek isteyene işte yol!
Koşmak isteyene işte meydan!
Yorulmak İsteyene işte iş!
Kabiliyetini ortaya koymak isteyene işte hizmet!
Tatmak isteyene işte muhabbet!
_________________
gördüm iki kişi mezar kazıyor
tövbesiz günahkar olmuş göçüyor
Sultanım Menzilde kucak açıyor
görmek istersen var deli gönül