Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Uzun veya kısa, yaşamımızda kimi zaman öylesi üzücü olaylar yaşarız ki tüm isyan duygularımız harekete geçer ve bazen haddimizi aşarak “Neden başıma geldi” sorusunu yöneltiriz Yaratan’a! Oysa her musibetin söylediği bir sözde, bir uyarı belki bir öğüt vardır.



Bir musibet, bir felâket, bir kaza sonrası insanların olumsuz hallerine şahit oldunuz mu hiç?

Annesini, babasını, eşini ve bilhassa çocuğunu kaybeden mahzun bir yüreğin feryadını dinlediniz mi?

Hani şikâyet, tenkit ve isyan dolu cümleler vardır:

“Bu bela koca dünyada, o kadar kötü insan varken bir beni mi buldu?”

“Neden benim evladım öldü, neden? Bunca insan içinde niçin o ?”

“Yıllardır bu hastalığın elinden çektiğim cefa kalmadı. Bittim artık…”

“Fakirlik canıma tak etti. Birçok insan çalışmadan sefa sürüyor, ama biz acılar içinde kıvranıyoruz.”

Bu dünyanın adaletsiz olduğunu düşünüyorsak, dertsiz ve tasasız bir hayatın hayalini kuruyorsak bilmeliyiz ki büyük bir yanılgının içerisindeyiz. Yaratılmış her şeyin bir nedeni olduğu gibi başımıza gelen her türlü bela ve musibetin de sıkıntının da bir nedeni, amacı var. Asıl mesele başımıza gelen bin bir türlü sıkıntıları nasıl karşıladığımızdır. Çünkü yaşanılan sıkıntılar kimilerini olgunlaştırıp güçlendirirken, kimilerini zayıflatmakta, hadsizce isyana sürükleyebilmektedir. İşte bu nedenle bela ve musibetleri iyi okumak, insanı bu imtihan dünyasında güçlü ve dirençli kılacaktır.

Etrafımızda şahit olduğumuz ya da bizzat karşılaştığımız olumsuz ve yıpratıcı olayları iyi okuyabilmek için ise maneviyatın son derece güçlü olması, maneviyatın güçlü olması için de ibretlere dikkat kesilerek, yaşanmışları yaşamışçasına idrak etmek gerekmektedir. Bu idrak eksikliğidir ki etrafımızda cereyan eden birçok hadise, uyuyan şuurumuzda etkisiz kalırken, başımıza geldiği zaman ziyadesiyle tahripkâr ve yıkıcı olmaktadır. Dolayısıyla dirençli ve sabırlı olabilmek için bol bol kalbimize ve maneviyatımıza yatırım yapmamız gerekiyor. Hiç şüphesiz, bu anlamda en özel, en önemli yatırım da kudret ve hikmeti sonsuz olan Yaratıcı’yla kurulacak ilişkidir. Bu ilişki sayesinde kendimizi, sınırlarımızı, kudretimizi, acziyetimizi anlayabilecek ve anladığımız oranda da hayata karşı bir konum belirleyebileceğiz.

Böyle bir ilişkiyi ve manevi duruşu en çok peygamberlerde ve peygamberlerin sadık tabilerinde görebiliyoruz. O kutlu insanlar, en büyük felaket ve zorluklara maruz kaldıkları halde güçlü olmayı başarmışlar, başlarına gelen olaylardan hiçbir şikâyette bulunmamışlardır. O insanların tavrı bugün için, yarın için, kısacası dünya döndüğü müddetçe insanlık için, hakikat olan bir ölçüyü bizlere göstermektedir.

İşte, hayatın karşısına çıkarttığı zorlukları ve musibet olarak telakki ettiği olayları anlamaya çalışan eğitimci Yusuf Sönmez, Nesil Yayınları’ndan çıkan “Musibetler Ne Söyler?” adlı kitabında peygamberler ve tabilerinin yaşadığı dünyevî sıkıntıları, Kur’an ve hadisler doğrultusunda hikmet penceresinden tahlil ederek bugünün insanına mesajlar ve ibretler sunuyor.

Örneğin Yusuf Sönmez’e göre hayatta başımıza gelen olumsuzlukların bazı hikmetleri şöyle:



1. Kendi yaptığımız kötülükler sebebiyle olabilir.

Hz. Âişe’ye, “İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah sizi onunla hesaba çeker ve dilediğini bağışlar.” (Bakara: 284) âyetiyle, “Kim kötülük yaparsa cezasını görür.” (Nisa: 123) âyetinin ne demek olduğu sorulduğunda, o da bunu Hz. Peygamber’e daha önce sorduğunu ve şöyle cevap verdiğini nakletmiştir:

“Bu Allah’ın hastalık ve kazadan, cebine koyduğu basit bir eşyanın kaybıyla duyduğu üzüntüye varıncaya kadar maruz kaldığı musibetlerle kulunu (dünyada) cezalandırmasıdır. Böylece kul, peyderpey günahlardan arınmış olarak çıkar, tıpkı ham altının körükten saf kızıl (altın) çıktığı gibi.” (Tirmizi, Tefsir-u Bakara)



2. Mü’minin günahlarını temizleyip berraklaştırmak için olabilir.

"Hangi Müslüman’a hastalık (ve bir diken veya daha küçük de olsa eziyet veren bir şey) isâbet ederse, ağacın hazan vakti yaprakları döküldüğü gibi, Allah (c.c.) bu musibetleri onun hatalarına keffâret kılarak günahlarını döker." (Bu*hârî, Merdâ: 13)

"Mü'**min kişiye bir ağrı, bir yorgunluk, bir hastalık, bir üzüntü, hatta ufak bir tasa isabet edecek olsa, Allah (c.c.) onun se*be*biyle mü'minin günahından bir kısmını mağfiret buyurur." (Buhari, Marda: 1; Müslim, Birr: 52; Tirmizi, Ce*naiz: 1)

3. Mü’minin cennette derecesini arttırıp, yüksek nimetlere kavuşması için olabilir.


Sabredenlerin mükâfatını, yapmakta olduklarının daha güzeliyle vereceğiz. (Nahl: 96)

"Allah (c.c.) kime hayır dilerse (onun günahlarını bağışlamak ve manevi derecesini yükseltmek için) ona musibet verir." (Bu*hârî, Merdâ: 1)

“Kul, Allah’ın kendisi için takdir ettiği dereceye ameli ile ulaşamazsa, Allah (c.c.), onun canına, malına veya çocuğuna bir musibet verir, o da bunlara sabrederse böylece Allah’ın kendisine takdir ettiği mertebeye ulaşır.” (Ahmet b. Hanbel, Müsned, 5/272)

“.Musibetler, yüzlerin karardığı kıyamet gününde sahibinin yüzünü ak eder” (Taberani, Câmiu’s-Sağîr, 6: 273, Hadis No: 9218 )



4. İmtihan için olabilir.


“O insanlar sandılar mı ki ‘iman ettik’ demeleriyle bırakılacaklar da imtihana çekilmeyecekler? Doğrusu biz onlardan evvelkileri de denedik. Allah sâdık olanları da muhakkak bilecek, yalancı olanları da...” (Ankebut: 2-3).

“Şüphe edilen altın, ateşle muayene edildiği gibi, insan da bela ile imtihan olur.” (Taberânî)

“Allah’ı ve Resûlünü seven, belaya hazırlıklı olsun, sabır zırhını giysin!” (Beyhakî)



Evet, başımıza gelebilecek her türlü bela ve musibetin bir amacı var. Hazırlıklı olup sabır göstermek, imtihanı kazanmamızı sağlayacağı gibi acılarımızı da hafifletecektir. Bu açıdan, peygamberlerin, sahabelerin, âlimlerin yaşadığı imtihan örneklerinin yer aldığı Nesil Yayınları'ndan Yusuf Sönmez'in “Musibetler Ne Söyler?” kitabı, örnek olaylarla, ayetler ve hadislerle, kalbi kuvvetlendirmek ve yaratıcıyla güçlü bir ilişki için son derece faydalı bir eser olarak ortaya çıkıyor.

Tüm imtihanları kazanmak duasıyla…
 
Son düzenleme:

hakan55

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Şub 2008
Mesajlar
2,486
Aldığı Beğeniler
11
Konum
samsun
Takım
Fenerbahçe
Bir sohbetde dinlemiştim bizler hergün günahlar içinde yüzüyoruz Rabbimde bu günahlarımızı affetmek için bizi musibetlerle,Hastalıklarla deniyor. Bizler başımıza gelen bu sıkıntılara sabredersek Rabbimde günahlarımızı affediyor yok sabretmezsek günahlarımızı affetmiyor sonradan bizleri tekrar müsibetlerle deniyor. Bize düşen Başımıza her gelenin Rabbimizden olduğunu bilmek ve buna sabretmek.

Rabbim bizleri sabreden kullarından eylesin inşALLAH...

Rabbim razı olsun abim emeğine sağlık.
 

Geceler

Sükut_u Sonbahar
 
Üyelik Tarihi
11 Nis 2007
Mesajlar
24,205
Aldığı Beğeniler
22,175
Takım
Fenerbahçe

Tüm imtihanları kazanmak duasıyla…

Amin insaAllah

Emegine saglik agbim degerli paylasimin icin cok tesekkürler
Cenab-i Hak razi olsun herdaim sabredenlerden eylesin cümlemizi
Selam ve Dualarimla.......
 

hakan55

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Şub 2008
Mesajlar
2,486
Aldığı Beğeniler
11
Konum
samsun
Takım
Fenerbahçe
"Kullarımdan herhangi birine, bedeninde, malında veya evladında bir musibet tevcih ettiğim vakit, bu musibeti Sabr-ı Cemil ile karşılarsa, kıyamet günü onun için mizan kurmak ve defte açmaktan haya ederim" Hadis'i Kûdsi / Hakim, Deylemi

." Kıyamet günü olduğu vakit, namaz kılan, oruç tutan, sadaka verip, hacceden amel sahipleri gelir, sevapları tartılıp bol bol mükafatları verilir. Sonra, dünyada felaket ve musibetlerle mübtela olanlar gelir, onlar için mizan kurulmaz, defter açılmaz. Dünyada üzerlerine musibetler yağdırıldığı gibi bu defa üzerlerine bol mükafatlar yağdırılır. Hatta dünyada bir bela ile mübtela olmayanlar, keşke bizimde vücutlarımız makaslarla biçilseydi de, bugün bunların aldıkları sevabı alsaydık" derler. İşte bu, Allah'u Teâlâ'nın "Sabredenlere ecirleri hesabsız ödenecektir" buyurduğunun anlamıdır." Hadis'i Şerif / İbn Ebi'd Dünya

"Allah'u Teâlâ bir kuluna hayır murad ettiği vakit, onun günahının cezasını acele ile dünyada kendisine çektirir." Hadis'i Şerif / Ahmed İbn'i Hanbel, Taberani

"Kıyamet günü yeryüzünün en çok şükredeni Allah'ın C.C. huzuruna getirilir. Allah'u Teâlâ ona şükrünün mükafatını verir. Sonra ençok sabredeni getirilir ve ona "Şu şükredenin mükafatı gibi mükafata razımısın?" denir. Adam "Razıyım" der. Allah'u Teâlâ "Asla, ona nimet verdim şükretti, sana bela verdim sabrettin. Sana kat kat fazla mükafat veririm", " buyurur. Hadis'i Şerif

Abim hakkını helal et. Konuyla alakalı birkaç hadis paylaşmak istedim...
 

ilminur

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Ara 2007
Mesajlar
8,908
Aldığı Beğeniler
128
Takım
Fenerbahçe
Amin inş Rabbim razı olsun kardeş ömrüne bereket...
 

dilsitan

Ya HaY
 
Üyelik Tarihi
24 Ağu 2009
Mesajlar
14,031
Aldığı Beğeniler
9,655
Takım
Galatasaray
amin ins.
RAbbim razi hosnut olsn abi..
 

Acizane

hizmet..hicret..sehadet..
 
Üyelik Tarihi
15 Eki 2007
Mesajlar
3,148
Aldığı Beğeniler
27
Konum
ankara
Takım
Diğer
Tüm imtihanları kazanmak duasıyla…

amin
 
Üst Alt