- Üyelik Tarihi
- 1 Kas 2005
- Mesajlar
- 4,662
- Aldığı Beğeniler
- 29
- Konum
- İstanbul - Eyüpsultan
- Takım
- Galatasaray
Müslüman'ın Müslüman üzerindeki 6 hakkı vardır. Ebû Hüreyre (r.a.)'ın rivayet ettiği bir hadis-i şeriflerinde Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır.
Ebû Hüreyre (r.a.)'ın rivayet ettiği bir hadis-i şeriflerinde Resûlullah (s.a.v.) Efendimiz şöyle buyurmuşlardır:
"Müslümanın Müslüman üzerindeki hakkı altıdr. Bunlar: Karşılaştığın zaman ona selam ver, dâvet edilirsen git, nasihat isterse nasihat et, aksırır da Allah'a hamd ederse sen de ona 'Allah sana rahmet etsin' de, hastalandığında hatırını sor, vefatında cenazesini teşyi et (selâmetle uğurla)" (Riyâzü's Sâlihîn, C:1, Sh:279, Hadis No:236)
Dinî kitaplarımızda, bu hakların her biri üzerinde ayrı ayrı durulup açıklanması yapılmaktadır. Meselâ: Davete icabet, genel olarak, davet edilen yerde haramlar işleneceği biliniyorsa yapılmaz. Özel olarak, icabet imkanı varsa, Ramazan'daki iftar davetine ve düğün davetine icabet vâciptir; diğer dâvetlere icabet ise, sünnettir.
Cenazeyi teşyi etmek (selametle uğurlamak) çeşitli safhalarda olur: Vefatını muteakip, vefat eden Müslümanın gözlerini kapatmak, çenesini bağlamak, yıkamak, kefenlemek, mezarını kazmak, namazını kılmak, defnetmek, ailesi ve yakınlarına taziyede bulunmak, onları teselli etmek, gibi. Müslümanlar, ancak bunlardan bazılarını yapabilmek imkanına sahip olabilir.
Müslümanın cenazesini takip, namazını kılmak ve defnedilinceye kadar beklemenin sevabını bildiren bir hadis şöyledir:
"Bir kimse, faziletine inanarak, Allah'ın sevabını umarak, Müslümanın cenazesini takip eder ve cenaze namazını kılıp defnedilinceye kadar beklerse, her biri Uhud dağı kadar iki kırat sevapla döner. Bir kimse cenaze namazını kılıp, defnolunmazdan evvel ayrılırsa, bir kırat sevapla döner." (Riyâzü's Sâlihîn, C:2, Sh: 288, Hadis No: 934). Hadisteki "Uhud dağı kadar" ifadesi, kesretten kinayedir; yani sevabın büyüklüğünü anlatmak içindir.