Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

MeLeK

Benim aşkım askı Verene!
 
Üyelik Tarihi
29 Kas 2005
Mesajlar
5,547
Aldığı Beğeniler
49
Konum
DuA taşan YüreK
Mutluluğun çığlığı yoktur
sen artık aslına bürün demişler ferhat doğduğu gün isim vermeden bu çocuk ne kadar şirin demişler(serdar tuncer)
Akşamüzeri buluştu aileler. Tatlı ve sıcak bir karşılamayla karşılandı misafirler. Çölün kumları yazın ateşinde daha bir kavrulurken, iki kalbe düşmüş aşk ateşinin yangınını söndürmeye niyetliydi misafirler de ev sahipleri de. Uzunca bir hal hatır sormadan sonra, Allahın emri, Peygamberin kavliyle... diye başlayıp sadede geldi Kaysın babası. Başından belliydi ama, illâ da bu sözü söyletmek gerekiyordu oğlan babasına. Sonuna kadar dinledi Leylanın babası. Kahvesini yarım yarım yudumlayan damat adayının yüzü biraz daha kızardı, başı öne eğildi. Sadede gelindiği sırada arka odalardan birine kaçıveren Leyla, kulağını kapıya dayadı. Cevabı çoktan belli olduğu halde, yine de usulen gözlerini eşinin gözlerinde gezdirdi adam. Sen ne dersin? anlamındaki bakışa, kadın başını öne eğerek cevap verdi. Kararsızlık gibi gelen kısa süreli suskunluğun ardından, yine de kızı hemen veriyormuş gibi görünmemeye özen göstererek, Verdim gitti! dedi. Delikanlının yüzü daha bir allı morlu oluverdi. Genç kız derin bir nefes aldı. Arka odadaki kız, gelinliğinin hayalini kurmaya başladı. Derken yüzükler takıldı ve düğün hazırlıklarına başlandı. (...)
Kaysın ve Leylanın ailesi böyle kolayca anlaşmış olsalardı, Leyla ve Mecnun hikâyesi sadece bu kadar olacaktı. Leyla ve Mecnun hiç engelsiz ve elemsiz birleşmiş olsalardı, şimdilerde ne Mecnunu ne de Leylayı bilecektik. Nasılsa kavuştuklarına göre, Kaysı mecnun eyleyen ayrılık ve acı da baştan silinecekti, Leylanın nice âşığın nice şiirini besleyen erişilmezliği ve nazı da hiç ortaya çıkmayacaktı. Leyla ve Mecnunu sıradan bir birleşmenin sıradan kahramanları olarak sıradan zamanlarda bırakıp unutacaktık. Bir de Ferhadin kazma seslerine kulak verin. Şirini ile aralarını bir dağ kesmiyor olsaydı, ne Ferhadin feryadını duyacaktık ne de Şirinin şirinliği dilimize dolanacaktı. Ferhad ile Şirinin evlilik cüzdanlarındaki karşılıklı fotoğraflarıyla avunacaktık. Evlilik cüzdanları, aralarındaki aşkın derinliğini göstermeyecekti bize. Aralarındaki dağ kalkınca, sıradan bir çiftin sıradan aşklarını yaşamış olacaklardı.
Peki ya Yusuf hiç kuyuya atılmasaydı ne olurdu? Asıl felaketimiz o zaman başlardı işte. Bir köle olarak satılmasaydı Yusuf, Züleyha da yasaklı bir kadın olmasaydı. Züleyha ve Yusuf bekâr birer genç olarak karşılaşsalardı Mısır sokaklarında, aileleri anlaşsaydı izdivaçlarında, en azından Züleyhayı hatırlamaz, hatta Yusufu az kalsın kalbinin kayacağı ciddi bir sınavdan geçmemiş biri olarak bilmeyecektik. Âşık olunduğu halde, bizzat âşığı tarafından iftiraya kurban edilmeseydi, zindanda kalmasaydı, Yusuf da sıradan bir âşık, sıradan bir erkek olmaz mıydı? Züleyha da, helâlden ayrılığı göze almasaydı, isyanı ve günahı hiçe saymasaydı, dişiliğinin her türlü kaprisini ve nazını açık etmeseydi anılmayacaktı.
Tahir ile Zühre de, Romeo ile Juliet de aynı kaderi paylaştılar. Şimdilerde dilimiz Leyla der demez, yanına Mecnun kelimesi de koşuyorsa, Leyla ile Mecnunun ayrı kalmaları sayesindedir. Şimdilerde hafızamızda Ferhad ile Şirin birbirlerine hemen kavuşuyorsa, aralarındaki aşılmaz dağa borçludurlar bu kavuşmayı. Yusuf ile Züleyha da birlikte anılıyorsa, onları birbirinden ayrı tutan iffet ve namus sayesindedir bu birliktelik. Bir de zavallı bülbülü hatırlayın. Nedir çektiği gülden. Ne çok kanamıştır, ne çok yaralanmıştır. Bülbülün ötüşü dillere destan ise çektiği acı sayesindedir. Kim dinler mutlu ve huzurlu bir bülbülü? Sonra kim ciddiye alıp önemser, dikensiz ve kaprissiz bir gülü? İllâ da ayrılık olacaktır arada. İllâ acı olacak ki, çığlıklar yükselsin göğe. Endişe etmeyin, ayrılığı övmek değil niyetim. Namımız yürüsün diye ayrılıkların ardına savrulalım, yıkılıp perişan olalım, şarkı sözlerine konu olalım, gözyaşı dökelim demiyorum asla. Kavuşmanın bizi sıradanlaştırmasına karşı ayak diremenin bir yolunu bulmaya çalışıyorum. Hep birlikte olmanın, beraber kalmanın nesi var ki, büyük güzellemelere konu olmamış, ince sözleri ve şiirleri doğurmamış. Acı, kendisini dışa doğru da ayarlayan bir duygudur. Ayrılık dışarıdan seyredilebilir bir manzaradır. Gözyaşı göz önüne taşıp da akan bir şeydir. Elem çığlık çığlığa bağırır.
Ama mutluluk öyle değil; çığlıkları yoktur, bir köşeye kıvrılıp sessizce yaşamayı sürdürür. Huzurun dili yok gibidir; konuşmaz, konuşamaz, sesi sedası çıkmaz. Odalarda, kapı arkalarında uslu uslu yaşayıp gider. Kavuşmak pek utangaçtır; ortalıkta pek gözükmez, sokağa çıkmaz, feryad ü figanı olmaz, çenesini kapayıp oturur oturduğu yerde.
Şirininizi Ferhad gibi sevmekse niyetiniz, aranıza dağların durmasını beklemeyin. Eşinizi ne kadar zaman sonra buldunuz ve kesin olan şu ki, bir zaman sonra ya o sizi, ya siz onu gaybedeceksiniz. Şimdiki çığlıksız mutluluğunuza ses olmaya yetmez mi aranızda ölümden bir dağ oluşu? Belki Yusufleyin ayrı kalmanız gerekmedi sevdiğinizden. Peki ama, haberiniz oldu mu hiç, bir dünya dolusu mülkü bağışlasanız da, bir başkasının kalbini kalbinize ısındıramayacağınızdan? Kalpleri birbirine ısındıran ancak Allahtır. [Bakınız; Enfal 63] Yusufunuz eylediğiniz adamın kalbinin size lûtfen ısındırıldığını bilmeniz, huzurunuzun sesi sedası olamaz mı? Belki Kereme Aslı olacak kadar önemli görmüyorsunuz kendinizi. Belki bülbülü olacak denli gül eylemiyorsunuz sevdiğinizi. Kavga etseniz de, küsüşseniz de, anlaşamasanız da, yine size dönen, yine yüzünüze bakan eşiniz, az mı dağ aşmıştır, kalbini az mı dikenlere batırmıştır sanıyorsunuz? Kavuşmanıza feryad ü figan olamaz mı bu kadarı?
03.04.2005
SENAİ DEMİRCİ
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
ALLAH razı olsun yine güzel bir yazı,yüreğine sağlık...

RABBİM hayır ve güzelliklerden ayırmasın...
 

Rumeysa

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Eki 2005
Mesajlar
3,942
Aldığı Beğeniler
2,483
Konum
İstanbul
Takım
Galatasaray
super bir yazı...arşifime aldın ;)çok sağol Meleğim..
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun Melek kardeşim güzel bir yazıydı yüreğine sağlık...
 

sündüse

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Kas 2006
Mesajlar
172
Aldığı Beğeniler
2
ALLAH cc razı olsun inş.melek çok güzeldi
 

tecelli

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
8 Ağu 2012
Mesajlar
273
Aldığı Beğeniler
408
Gözyaşı göz önüne taşıp da akan bir şeydir. Elem çığlık çığlığa bağırır.

Ama mutluluk öyle değil; çığlıkları yoktur, bir köşeye kıvrılıp sessizce yaşamayı sürdürür
 
Üst Alt