- Üyelik Tarihi
- 12 Ocak 2026
- Mesajlar
- 249
- Aldığı Beğeniler
- 430
- Takım
- Galatasaray
Müttaki, dinin emir ve yasaklarına titizlikle uyan, haram ve günahlardan sakınan, Allah korkusu ve bilinciyle yaşayan kimse demektir. Bu kelime, "sakınmak ve korunmak" anlamına gelen takva sahibi müminleri tanımlamak için kullanılır.
Muttakilerin iman özelliği diğer âyetlerde de birçok defa yer almakta, hatta bazen iman edenler ile muttakiler birbirleri yerlerine kullanılmaktadır. "İşte bu kitap, kendisinde hiç şüphe yoktur; muttakiler için hidâyet (yol gösterici) 'dir. Onlar (muttakiler) ki gayba iman ederler " (el- Bakara, 2/1-2)
Nu‘mân bin Sa‘d radıyallahu anh şöyle anlatır:
“Hz. Ali’nin radıyallahu anh yanında oturuyorduk. Bize şu âyet-i kerimeyi okudu:
يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّق۪ينَ اِلَى الرَّحْمٰنِ وَفْدًاۙ
«O gün takvâ sahibi müttakî kulları huzûr-u Rahmân’a heyet hâlinde toplarız.» (Meryem, 85)
Sonra da şöyle dedi:
«–Hayır, vallahi, onlar yürüyerek getirilmeyecekler. Heyet huzûra yürüyerek götürülmez. Onlar insanların benzerini görmediği muhteşem binekler üzerinde huzûra çıkarılacaklardır. O bineklerin altın eğerleri vardır. Bunların üzerine binip cennetin kapısına kadar gider ve kapıyı çalarlar».” (Ahmed, I, 155)
Bir sonraki âyet-i kerimeye göre günahkârlar da susamış hayvan sürülerinin suvarılmak üzere suya sevk edildikleri gibi, hor ve hakir bir şekilde itilip kakılarak cehenneme sürüleceklerdir.
Birde not düşelim; Müttaki olanlar cehennem azabı hiç görmeyebilir. Fakat fasık(günaha düşen) müslümanlar ise; cehennemde belirli bir süre azap görebilirler.
Muttakilerin iman özelliği diğer âyetlerde de birçok defa yer almakta, hatta bazen iman edenler ile muttakiler birbirleri yerlerine kullanılmaktadır. "İşte bu kitap, kendisinde hiç şüphe yoktur; muttakiler için hidâyet (yol gösterici) 'dir. Onlar (muttakiler) ki gayba iman ederler " (el- Bakara, 2/1-2)
Nu‘mân bin Sa‘d radıyallahu anh şöyle anlatır:
“Hz. Ali’nin radıyallahu anh yanında oturuyorduk. Bize şu âyet-i kerimeyi okudu:
يَوْمَ نَحْشُرُ الْمُتَّق۪ينَ اِلَى الرَّحْمٰنِ وَفْدًاۙ
«O gün takvâ sahibi müttakî kulları huzûr-u Rahmân’a heyet hâlinde toplarız.» (Meryem, 85)
Sonra da şöyle dedi:
«–Hayır, vallahi, onlar yürüyerek getirilmeyecekler. Heyet huzûra yürüyerek götürülmez. Onlar insanların benzerini görmediği muhteşem binekler üzerinde huzûra çıkarılacaklardır. O bineklerin altın eğerleri vardır. Bunların üzerine binip cennetin kapısına kadar gider ve kapıyı çalarlar».” (Ahmed, I, 155)
Bir sonraki âyet-i kerimeye göre günahkârlar da susamış hayvan sürülerinin suvarılmak üzere suya sevk edildikleri gibi, hor ve hakir bir şekilde itilip kakılarak cehenneme sürüleceklerdir.
Birde not düşelim; Müttaki olanlar cehennem azabı hiç görmeyebilir. Fakat fasık(günaha düşen) müslümanlar ise; cehennemde belirli bir süre azap görebilirler.