Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Ulu ALLAH (C.C.) buyuruyor ki:
"Namazlarinda husu içinde olan mü\´minler kurtulusa ermislerdir."
Bilesin ki, dil âlimleri «husu» kelimesini «korkmak» ve «çekinmek» gibi kalb eylemlerinden sayar, bazilari da «sükûnet» , «öteye - beriye bakmamak» ve «oynamamak» gibi davranis eylemlerinden kabul eder.

Fikih âlimleri «husu» ´un namazin farzlarindan mi oldugu, yoksa faziletlerinden mi sayilmasi gerektigi hususunda anlasmazlik halindedirler, her iki görüsü de ileri sürenler vardir.

Birinci görüsü savunanlar su hadis ve âyete dayaniyorlar.

Peygamber´imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Kulun ancak akli tam yerinde iken kildigi namaz, namaz yerine geçer."


Ulu Allah (C.C.) buyuruyor ki:

"Namazi beni hatirlamak için kil!" (Tahâ, 14), ilk görusü savunanlara göre gaflet hali «zikir» ´ le. yani Allah (C.C)\´i hatirda tutma eylemi ile bagdasmaz, bu yüzden ulu Allah (C.C):

«Sakin gafillerden olma» diye buyurur. (Araf Sûresi - 205)

Beyhakî´nin Muhammed Ibni Sirin (R.A.) dan rivayetine göre Muhammed Ibni Sirin söyle demistir:

«Haber aldim ki Peygamber´imiz (S.A.S.) namaz kilarken gözlerini havaya kaldirdigi için bu âyet inmistir.»

Abdurrezzak´in (R.A.) ayni konudaki rivayetinde bu âyet inince Peygamber (S.A.S.)´imizin kendisine namazda husu içinde olmasini ve gözlerini secde yerinden ayirmamasini emrettigi ilâve edilmektedir.

Hakim ve Beyhaki´nin birlikte Ebu Hureyre (R.A.) dan naklettiklerine göre Peygamber´imiz (S.A.S.) namaz kildigi vakit gözlerini semaya dikerdi. Bunun üzerine kendisine yukardaki âyet inmis, o da hemen besini egmisti» .»

Hasan´dan (R.A.) rivayet edildigine göre Peygamber´imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:

"Bes vakit namaz, bîrinizin evin önünden akan suyu çok bir nehir gibidir, her gün bes kere bu nehre girip yikanirsa üzerinde kir namina bir sey kalabilir mi?"

Peygamber´imiz (S.A.S.) demek istiyor ki: büyükleri disinda bütün günahtan, geride hic bir sey birakmamak üzere, bes vakit namaz giderir. Elbette ki bu durum, husu içinde ve kalb huzuru ile kilinan namaz için söz konusudur, böyie olmayan namaz da zaten sahibine reddedilir.

Peygamber´imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Dünyanin her seyi ile ikisini keserek iki rek\´at namaz kilan kimsenin geçmis bütün günahlari affedilir."

Yine Peygamber´imiz (S.A.S.) söyle buyuruyor:

"Namaz kilmak, hacca gitmek, Beytüllah´i tavaf etmek ve diger usulü belirlenen ibadetler,
Allah (C.C)´i hatirda tutmayi saglamak için emredilmistir. Hatirlanan hakkinda ki asil amaç ve hedef o´dur, kalbinde saygi ve ürperme olunmayinca böyle bir hatirlamanin (zikrin) ne kiymeti vardir?»

Yine Peygamber´imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Kötü ve çirkin davranislardan sahibine alikoyamayan namaz kulun Allah (C.C)´dan daha çok uzaklasmasina sebep olur."

Bekir Ibni Abdullah der ki:

«ey insanoglu! Allah (C.C)´in huzuruna izinsiz girip kendisi ile tercümansiz konusmak istersen bunu yapabilirsin.»

Kendisine «bu nasil olabilir?» diye sorarlar.

Bekr Ibni Abdullah söyle cevap verir:

«iyicene bir abdest alirsin, ve namaz yerine gidersin. Iste o anda Allah (C.C)´in huzuruna izinsiz girmis, tercümansiz O´nunla konusmus olursun.»

Hz. Ayse (R. Anha) diyor ki:

«Rasulullah (S.A.V) ile karsilikli konusurduk. (O bize bir sey der, biz de O\´na karsiliginda bir sey söylerdik.) Fakat namaz vakti girince Allah (C.C)´in azameti ile öylesine mesgul olurdu ki, sanki ne O bizi tanir ve ne de biz O´nu tanir olurduk.»
Peygamber´imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Allah (C.C), kulun kalbi ile bedenini birlikte hazirlayarak kilmadigi namazin tarafina bakmaz."

Allah (C.C)´in dostu Hz.ibrahim (A.S.) namaza durdugu zaman iki mil uzaktan kalbinin atisi duyulurdu.

Said ül-Tenuhî (rehimehullahu) namaz kilarken yanagindan sakalina süzülen göz yaslari dinmezdi.


Peygamber´imiz (S.A.S.) adamin birini namazda sakali ile oynerken gördü ve «eger bu adamin kalbi Allah (C.C) korkusu tasisa azalari da tasirdi» diye buyurdu.

Anlatildigina göre Hz. Ali (kerremellahu vechehu) namaz vakti girince titremeye boslar, rengi atardi. «Ne oluyor sana ya emirülmüminin?» dediklerinde «göklere yere ve daglara arzedilince ürkerek yüklenmekten çekindikleri halde benim üzerime aldigim emânetin vakti geldi» diye cevap verirdi.

Rivayete göre Ali Ibni Hüseyin (rehimehullahu) abdest alirken rengi sararirdi, yakinlari ona «abdest alirken sana niye böyle oluyor» sorarlar. O da su cevabi verirdi: «kimin karsisina dikilmek istedigimi biliyor musunuz?»

Rivayete göre Hatem ül-Asam´a (R.A.) namazi nasil kildigi hakkinda soru soruldu, o da söyle cevap verdi:

«Namaz vakti girince güzelcene abdest alir, namaz kilacagim yere varirim, ezalarim yerine, otursun diye önce bir müddet otururum. Sonra kalkar, kaslarimin arasinda Kabe, ayaklanrimin altinda Sirat köprüsü, sagimda cennet, solumda cehennem. arkamda ölüm melegi olan Azrail vnrmis gibi farzederek ve kilacagim son namazmis gibi kabul ederek korku ve ümid arasi bir ruh hali içinde usulüne uygun bir tekbir alarak namaza dururum.
Düzenli bir sekilde «Fatiha» ve «zammisure» okurum, tevazu içinde rukua vararak husu içinde secdeye kapanirim. Sonra sol ayagimin disini yere, sag ayagimi bas parmak üzere dikerek bagdas kurar, otururum. Bu yaptiklarima ihlas halini katarim. Sonunds «kildigim namaz acaba kabul oidu mu, yoksa olmadimi bilemem.

Ibni Abbas (R. Anhuma) der kî:

«tefekkür hali içinde kilinan ne uzun ne kisa (orta) iki rek´atlik namaz, basibos bir kalb ile kilinan bir gecelik namazdan daha hayirlidir.»

Peygamber´imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Ahir zamanda ümmetimden öyleleri gelecek ki, camilere varacak, halka kurup oturacaklar. Dillerinden dünya ve dünya sevgisi düsmeyecektir. Öyleleri ile oturup kalkmayin, Allah (C.C)´´in onlara hic bir haceti yoktur.»

Hasan El Basri´den (R.A.) rivayet edildigine göre:

«Peygamber (S.A.V)´imiz
(S.A.S.) bir gün «size insanlar arasinda en çirkin hirsiz kimdir, haber vereyim mi» diye buyurdu.

Orada bulunanlar «kimdir ya Resulullah?» diye sordular.

Peygamber (S.A.V) ´imiz «Namazindan çalandir» diye cevap verdi.

Oradakiler «namazindan çalmasi nasil olur?» diye sordular.

Peygamber (S.A.V)´imiz namazin ruküunu ve secdesini eksik - eksik yaparak» cevabini verdi.

Peygamber´imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Kiyamet günü kul, ilk önce namazdan hesaba çekilecektir. Namazdan yana bir eksigi çikmadigi takdirde hesaplasmasi kolay geçer. Fakat eger namazdan yana bir eksigi çikarsa ulu Allah (C.C) meleklerine «bu kulumun nafile ibadetleri varsa ondan borca kalmis farzlari yerine koyun» diy« buyurur.»

Peygamber´imiz (S.A.S.) buyuruyor ki:

"Bir kula verilebilecek en hayirli hediye iki rek´at namaz kilsin diye kendisine izin vermektir."

Namaza duracagi zaman Hz. Ömer\´in (R.A.) bögürleri titrer ve disleri takirdardi. Bu halin sebebi kendisine sorulunca «emaneti yerine getirmenin ve farz borcunu ödemenin vakti geldi, bilmem ki, onu nasil yerine getirecegim?»

Anlatildgtna göre Half Ibni Eyyüb (R.A) bir gün namazda iken bir yerinden ari sokar. Sokulan yer (konar, fakat half hiç bir sey duymaz.)

Bu sirada Ibni Said çikagelir. Half´e üzerinden kan geldigini bildirir de o da elbisesini yikar. Ona sorarlar, «nasil oluyor, ari seni sokuyor, vücudunu kanatiyor da sen hiç bir sey duymuyorsun?»

O da su cevabi verir. «Melik ül-Cebbar olan Allah (C.C)\´in huzurunda duran, basindan Azrail dikilen, solunda cehennem ve ayaklarinin altinda Sirat köprüsü bulunan kimse böyle bir seyi nasit duyabilir?»

Amr Ibni Zerrin (rehimehullahu) eli kanser olmus, kendisi ibadet ve takvada hayli yüksek dereceye varmis bir zat idi, doktorlar «elini mutlaka kesmemiz gerekiyor» dediler. O da «öyle ise kesin» dedi. Doktorlar «seni ipler ile baglamadan kesemeyiz» dediler.
Bunun üzerine «beni baglamanizi istemiyorum, namaza durdugum zaman kesiniz» dedi. Nitekim namaza durunca elini kestiler, o ise hiç bir sey duymadi bile.
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
namaz dinin direği
gereklerin gereği...
Namaz konusunda Allah'tan korkmak lazım..
bu gibi paylaşımlar devamlı yazılmalı ki;gönüllere nefes olsun..
Allah razı olsun..
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Bütün ibâdetler namaz içinde toplanmıştır. Kur´ân-ı Kerîm okumak, tesbîh söylemek (yâni sübhânallah demek), Rasûlüllah Efendimiz?e salavât söylemek, günahlara istiğfâr etmek ve ihtiyaçları yalnız Allah-u Teàlâ?dan isteyerek O´na duâ etmek namaz içinde toplanmıştır. Ağaçlar, otlar, namazda durur gibi dik duruyorlar. Hayvanlar, rükû hâlinde, cansızlar da ka´dede, oturuyor gibi yere serilmişlerdir. Namaz kılan, bunların ibâdetlerinin hepsini yapmaktadır.


Namaz kılmak, mîrâc gecesi farz oldu. O gece mîrâc yapmakla şereflenen, Allah-u Teàlâ?nın sevgili Peygamberine uymağı düşünerek namaz kılan bir müslüman, O yüce peygamber gibi, Allah-u Teàlâ?ya yaklaştıran makamlarda yükselir. Rasûlüllah Efendimiz; "Gözümün nûru ve lezzeti namazdadır." buyurdu. Bu hadîs-i şerîf; "Allah-u Teàlâ namazda zuhûr ediyor, müşâhede olunuyor. Böylece gözüme rahatlık geliyor." demektir. Bir hadîs-i şerîfte; "Yâ Bilâl! Beni rahatlandır!" buyrudu ki; "Ey Bilâl! Ezân okuyarak ve namazın ikâmetini söyleyerek, beni rahata kavuştur." demektir. Namazdan başka şeyde rahatlık arayan bir kimse, makbûl değildir. Namazı zâyi eden, elden kaçıran, dînin diğer emirlerini daha çok kaçırır. Îmânı olmayan kimsenin Cehennem ateşinde sonsuz yanacağını Peygamber Efendimiz haber verdi. Bu haber elbette doğrudur. Buna inanmak, Allah-u Teàlâ?nın var olduğuna, bir olduğuna inanmak gibi lâzımdır. Ateşte sonsuz yanmak ne demektir? Herhangi bir insan sonsuz olarak ateşte yanmak felâketini düşünürse, korkudan aklını kaçırması lâzım gelir. Bu korkunç felâketten kurtulmanın çâresini arar. Bu ise, çok kolaydır. "Allah-u Teàlâ?nın var ve bir olduğuna ve Muhammed AS?ın O´nun son peygamberi olduğuna ve O´nun haber verdiği şeylerin hepsinin doğru olduğuna inanmak" insanı bu sonsuz felâketten kurtarmaktadır.


Bir kimse ben bu sonsuz yanmaya inanmıyorum, bunun için böyle bir felâketten korkmuyorum, bu felâketten kurtulma çârelerini aramıyorum, derse, buna deriz ki: ?İnanmamak için elinde senedin, vesîkan var mı? Hangi ilim, hangi fen inanmana mâni oluyor?? Elbet vesîka gösteremeyecektir. Senedi, vesîkası olmayan söze ilim, fen denir mi? Buna zan ve ihtimâl denir. Milyonda, milyarda bir ihtimâli olsa da, ?Sonsuz olarak ateşte yanmak? felâketinden sakınmak lâzım olmaz mı? Azıcık aklı olan kimse bile böyle felâketten sakınmaz mı? Sonsuz ateşte yanmak ihtimâlinden kurtulmak çâresini aramaz mı?..?


Abdullah-ı Dehlevî, ömrünün sonlarında hastalıklardan çok güçsüz kaldı. İbâdetlerini zevkle, fakat büyük zorluklar içinde yapardı. Buyururdu ki: ?Şu şiiri okuduğum zaman Allah-u Teàlâ vücûduma bir güç kuvvet veriyor, gençleşiyorum. Gerçi ihtiyârım, kalbim hasta, dermansızım, Yüzünü andıkça kuvvet gelir, gençleşirim. Yâni; her ne kadar ihtiyâr, hasta ve mecâlsiz olsam da, hakîkî sevgilinin aşkı ve O´na kavuşma isteğinin cilvelerini gördükçe gençleşirim.?
 

siyahinci

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
16 Şub 2006
Mesajlar
203
Aldığı Beğeniler
1
Takım
Diğer
NAMAZ KILMAYANLARIN CEZASI

1) SABAH NAMAZINI KILMAYANIN: Yüzünde nur kalmaz
2) ÖĞLE NAMAZINI KILMAYANIN: Rızkından bereketi kaldırılır
3) İKİNDİ NAMAZINI KILMAYANIN: Vücudunda kuvvet olmaz
4) AKŞAM NAMAZINI KILMAYAN: Evladının hayrını göremez
5) YATSI NAMAZINI KILMAYAN: Uykusunda rahat edemez

1) DÜNYADAKİ CEZASI

*Ömrü kısalır
*Salihlerin ( nur) simasını yüzünden siler
*Yaptığı hiç bir amele sevap vermez
*Duası Allah katına çıkmaz
*Dünyadaki bütün mahlukat ona buğuz eder
*Salihlerin duasından nasibini alamaz

2) ÖLÜR İKEN

*Zelil olarak ölür
*Aç olarak ölür
*Susamış olarak ölür ( ne kadar içerse içsin susuzluğunu gideremez)

3) KABİRDE

*Allah kabrini daraltır. (kaburgaları birbirine girer)
*Kabrinde ateş yanar
*Allah ona yılan musallat eder ki kiyamete kadar ona eşlik ederek (vurarak) kıyamete kadar azap eder

4) KIYAMETTE

*Allah ona yüzünün üzerinde sürünerek mulat eder ceheneme kadar
*Allah ona gazapla bakarak ki yüzünün eti eriyip gider
*Allah onu en küçük günahlardan bile hesaba ceker, af etmez

PEYGAMBER EFENDİMİZ S.A.V.S:
"Namazdan alı koyan işlere Allah bereket vermesin" diye beddua etmiştir.
 

Necmeddin

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
24 Ocak 2006
Mesajlar
10,138
Aldığı Beğeniler
179
Konum
Batman
Takım
Diğer
Bilindiği gibi, Yüce Allah´ı tevhid (bir kabul etmek), O´nun eşsiz varlığını bilip tasdik etmek, farz olan en büyük bir görevdir. Bundan sonra farzların en büyüğü ve en önemlisi namazdır. Namaz, imanın alâmetidir, kalbin nurudur, ruhun kuvvetidir; müminin miracıdır. Mümin bu namaz sayesinde Yüce Allah´ın manevî huzuruna yükselir, yüce Allah´a yalvararak manevî yakınlığa erer. Mümin için ne yüksek bir şeref!..

Bütün hak dinler, insanlara namaz kılmalarını emretmişlerdir. Bizim sevgili Peygamberimiz (sallallahu aleyhi ve sellem efendimiz) de, peygamber olarak gönderilişlerinden itibaren namaz kılmakla yükümlü olmuştur. Ancak o zaman, güneşin doğuşundan ve batışından sonra olmak üzere günde iki defa namaz kılınıyordu. Sonra Mirac gecesinde beş vakit namaz farz olmuştur. Hazret-i Peygamberin miracı ise, sahih kabul edilen rivayete göre, Medine´ye hicretlerinden on sekiz ay önce Receb ayının yirmi yedinci gecesinde olmuştur.

Kur´an-ı Kerim´de ve Hadis-i şeriflerde namaza dair birçok emirler ve öğütler vardır. Bütün bunlar, İslâm dininde namaza ne kadar büyük önem verildiğini gösterir. Bir âyet-i kerimenin anlamı şöyledir:

"Ey Resulüm! Sana vahy olunan Kur´an âyetlerini güzelce oku ve namazı gereği üzere kıl. Gerçekten namaz, edeb ve namusa uygun olmayan şeylerden, çirkin görülen işlerden alıkor. Her halde Yüce Allah´ı zikretmek, her ibadeten daha büyüktür. Yüce Allah bütün yaptıklarınızı bilir."



Namaz ibadeti ise, en büyük zikirdir.

Diğer bir âyet-i kerimenin anlamı şöyledir:

"Namazı gereği üzere yerine getiriniz, zekâtı veriniz. Nefisleriniz için hayır olarak önceden ne gönderirseniz, onu Yüce Allah yanında (sevab olarak) bulursunuz; asla kaybolmaz. Muhakkak´ki, Allah yaptıklarınızı görür."

Gerçek şu ki, namaz çok mukaddes bir ibadettir. Namazın faziletlerine nihayet yoktur. Namaz, aklı yerinde olan ve büluğ çağına ermiş bulunan her müslüman için belli vakitlerde yapılması gereken şerefi yüksek farz bir görevdir. Bu önemli farzı yerine getirenler, Yüce Allah´ın pek büyük ikram ve ihsanlarına kavuşacaklardır. Bunu kasden terk edenler de, azabı çok şiddetli olan Allah´ın acıklı cezasını çekeceklerdir.

Bununla beraber namaz ruhu temizleyen, kalbi aydınlatan, imanı yüksek duygulardan haberdar eden, insanı kötülüklerden alıkoyan, insanı hayırlara, düşünceye, tevazu ve intizama götüren en güzel bir ibadettir.
 

MuhacirEnsar

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
31 Eki 2005
Mesajlar
6,511
Aldığı Beğeniler
40
Konum
MEDİNE
Takım
Fenerbahçe
namaz dinin direği
gereklerin gereği...
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Rivayete göre, kıyamet günü olunca namaz kılanların derecelerine göre gruplar hâlinde cennete girmeleri emredilir. Birinci grup gelir; yüzleri yıldız gibi parlak hâldedir. Melekler onları karşılayarak: Siz kimsiniz? diye sorarlar. Onlar da Biz Muhammed in (s.a.v) ümmetinden namaz kılanlarız derler. Melekler: Sizin dünyadaki ameliniz ne idi? Diye sorarlar; onlar da Namaz için ezan okunduğunda biz hemen abdest almaya başlardık, başka hiç bir şeyle meşgul olmazdık cevabını verirler. Bunun üzerine Melekler: Bu sizin hakkınızdır derler.
Sonra ikinci grup gelir; bunların güzelliği önceki gruptan daha ileridedir, yüzleri ayın ondördü gibi parlar. Melekler onlara: Siz kimsiniz? diye sorar. Onlar da: Biz namaz kılanlarız derler. Melekler: Sizin namazınız nasıldı? diye sorar; onlar: Biz namaz vakti gelmeden abdest alırdık diye cevap verirler. Bunun üzerine Melekler:

Bu sizin hakkınızdır derler.

Sonra üçüncü grup gelir; bunlar güzellik olarak diğer iki gruptan çok üstündür; yüzleri güneş gibi parlamaktadır. Melekler onlara: Sizin güzelliğiniz diğerlerinden daha güzel ve makamınız onlardan daha üstündür; siz kimsiniz? diye sorarlar; onlar: Biz namaz kılanlarız diye cevap verirler. Melekler: Sizin namazınızın özelliği neydi? diye sorarlar; onlar da: Biz ezan okunmadan önce mescitte olur, ezanı mescitte dinlerdik derler. Bunun üzerine Melekler: Bu sizin hakkınızdır diye cevap verirler
 

FurkanCan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
30 Mar 2006
Mesajlar
1,775
Aldığı Beğeniler
6
Harbin birinde, Hz. Ali nin ayağına bir ok saplandı. Ok, kemiğe girdiği için çıkarılamadı. Sonra doktor çağırdılar. Doktor dedi ki:

- Bu oku çıkartabilirim. Fakat, çok ağrı yaptığı için tahammül edilemez. Onun için bayıltmam lâzım.

Hz. Ali şöyle cevap verdi:

- Bayıltmana lüzûm yok. Biraz bekleyin, namaz vakti girince namaza duracağım. O zaman ayağımdaki oku çıkartırsınız.

Dediği gibi yaptılar. Namaza durunca ayağını yarıp oku çıkardılar, hiçbir şeyi hissetmedi.
 
Üst Alt