- Üyelik Tarihi
- 29 Eyl 2007
- Mesajlar
- 8,243
- Aldığı Beğeniler
- 6,432
- Takım
- Fenerbahçe
Adam, bineceği otobüsün kalkmasına bir saatten fazla süre olduğu için, otogarın yarı aydınlık koridorlarını aşındırıyordu. Ellerini yıkamak üzere biraz ilerideki lavaboya yanaştığında, iş tulumları giymiş bir genç ona doğru gelerek:
"Herhalde namaz kılacaksınız, dedi. Abdest alma yerimiz de mevcuttur."
Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:
"Sen herhalde görevlisin. Ne iş yaparsın burada?"
"Temizlikçiyim efendim. Lavabo ve tuvaleti temizliyorum."
Adam, alaycı gözlerle delikanlıyı süzerek devam etti:
"Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım. Bu iş size o kadar çok yakışıyor ki..."
Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu. Fakat, namaza karşı yapılan saygısızlık canını çok sıkmıştı. Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih edip işine döndü.
Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti. Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını dailk defa fark ediyordu. Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhalde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini halsiz bırakmıştı. Birkaç adım daha attığında aniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü.
Allah'tan ki, kolundaki palto ondan önce yere düşmüştü ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti. Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı. Fakat başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu. Bunun için sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi. Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selamlarken:
"Allah (c.c) kabul etsin bey amca. Ama kıble biraz daha sağa doğruydu." dedi.
"Herhalde namaz kılacaksınız, dedi. Abdest alma yerimiz de mevcuttur."
Adam, elindeki sigaranın külünü delikanlının ayakları dibine silkelerken:
"Sen herhalde görevlisin. Ne iş yaparsın burada?"
"Temizlikçiyim efendim. Lavabo ve tuvaleti temizliyorum."
Adam, alaycı gözlerle delikanlıyı süzerek devam etti:
"Ben, namazı senin gibi çulsuzlara bıraktım. Bu iş size o kadar çok yakışıyor ki..."
Temizlikçi genç, adamın hakaretine aldırmayacak kadar olgundu. Fakat, namaza karşı yapılan saygısızlık canını çok sıkmıştı. Vereceği cevabı bir süre düşündükten sonra, susmayı tercih edip işine döndü.
Adam, mağrur adımlarla oradan uzaklaşırken, başının döndüğünü hissetti. Sırtından çıkartarak koluna aldığı kaşe paltonun ağırlığını dailk defa fark ediyordu. Biraz önce yediği iki porsiyon kebap, herhalde tansiyonunu yükseltmiş ve kendisini halsiz bırakmıştı. Birkaç adım daha attığında aniden fenalaşarak dizleri üzerine çöktü.
Allah'tan ki, kolundaki palto ondan önce yere düşmüştü ve yeni aldığı takım elbisenin kirlenmesini engellemişti. Adam, çömelmiş vaziyette olmasına rağmen fırıldak gibi dönen başını yere dayayarak bir müddet dinlendi ve tekrar doğrulduğunda, aynı rahatsızlığı duyarak hareketini tekrarladı. Fakat başkaları tarafından görülmüş olmaktan endişe ediyordu. Bunun için sağa sola bakındığında, terminalin çaycısı olduğu anlaşılan bir gençle burun buruna geldi. Delikanlı, adamı saygılı bir ifadeyle selamlarken:
"Allah (c.c) kabul etsin bey amca. Ama kıble biraz daha sağa doğruydu." dedi.
