NAMAZDA HUŞU
Cenab-ı Hak Mü'minün süresin de" Muhakkak mü'minler felah buldu, ki onlar namazlarında huşuludurlar.Onlar ki, faydaşız işe, boş lafa bakmazlar.Onlar ki,zekatlarını vermek için çalışırlar," buyurarak, namazlarını huşu ile kılan mü'minlerin felah bulaca ını beyan etmektedir. (Muminun süresi Ayet 1-4)
Kur'anı kelimde, namaz ile zekat umumiyetle beraber zikredildi i halde, bu Ayet-i Kerimede namaz ile zekatın arası
"Vellezine hüm anilla vi murizun
Ayet-iKerimesiyle fasledilmesi; Namazdaki huşunun, sair zamanlarda la ıvden kaçınan kimseler için hasıl olaca ına işaret içindir. La ıvden kaçınmak namazı tamamlayan bir husustur. Binaen aleyh mü'minler, namaz dışında faydasız işler, mâlayâni ve boş laftan kaçınmalıdır ki namazlarını huşu ile kılabilsinler. (Mevıza-ı hasene sahife 90)
Di er bir ayet-i Kerimede Cenab-ı Hak
ve zikrim için namaz kıl' buyuruyor. (surei taha Ayet 14)
'Nimetüllah Nahcivâni Hz. Cenab-ı Hakkın Musa Aleyhisselama bu emrini şöyle izah etmiştir: "Namazla bana şükür ve zikir edebilmek için, bütün azalarınla bana teveccüh ederek namaz kılmaya devam et."(Fevatiel İlahiye vemehatibel aybiyye cilt 1 sahife 510 )
Davuf Aleyhisselam mihrabında şöyle yazılı idi.Ey Musalli!
Sen kimsin ?
Sen kime aitsin ? (kimin kulusun).
Kimin huzurunda duruyorsun ?
Kime dua ediyorsun ?
Senin kelamını kim işitiyor ?.
Ve sana kim nazar ediyor.
(İrşadüssari Şerhi sahihi buhari cilt 2 sahife 71)
Huşuyu : Bazıları; Havf, Rehbet gibi kalbi amellerden olmak üzere ta'rif etmiş, Bazıları da; sükun ve sa a-sola iltifatı terk etmek gibi cevârih fillerden göstermişir.Do rusu; Huşuun aslı kalbde , tezahürü bedende olmak üzere ikisini de cem etmesidir. Kalbe teallük eden ciheti: azamet ve celâli rabbani karşısında kendi küçüklü ünü
Göstererek&& Edeb-ü ta'imden den başka bir hatıraya iltifat etmeyecek surette kalbin son derece bir saygı hissi duymasıdır. Zahire tealluk eden ciheti de; Azâi bedenle bu hissin tezahürü ile bir sükun ve sekinet hasıl olması gözlerinin önüne, secde mevziine bakıp sa a-sola şuna- buna iltifat etmemesidir. (Elmalı Tefsiri cilt 5 sahife 3428
Rasûlûllah Efendimiz. Namazda sakalıyla oynayan bir kimseyi görünce " E er şu kimsenin kalbinde huşu olsaydı azalarında da olurdu" buyurdu.(İmimi Kasdalani cilt 2 sahife 2
Esasen musalli, namazın bütün erkanını uyanık bir kalb ile eda etmeli, sa a-sola iltifat etmemeli, ne yaptı ını ve ne okudu unu bilmelidir.
Nitekim Peygamber Efendimiz(S.A.V)
" Kul namaza durdu u zaman, ancak Hz. Allah'ın huzurundadır. Sa a-sola iltifat ederse, Hz. Allah; " Kime iltifat ediyorsun ? Benden hayırlısına mı ? Bana dön ey adem o lu! Çünkü ben iltifat etti in şeyden daha hayırlıyım" buyurur. (Ruhül Beyan cilt 6 sahife 67)
Hz. Aişe validemizin annesi Ümmü Rûman R.A) anlatıyor. " Namazımda sallanıyordum, Ebu Bekir (r.a.) beni o vaziyette görünce öyle bir azarladı ki, az daha namazdan çıkacaktım. Hz. Ebu Bekir (R.A.) dedi ki, "Rasülüllahı dinledim, şöyle buyuruyordu.
-Herhangi biriniz Namaza durdu unda her tarafı sakin olsun, Yahudiler gibi sallanmasın zira; Namazda sükûn'ü etraf, Namazın tamamındandır " buyurdu.
(Elmalı Tefsiri cilt 5 sahife3428
Hadisi Şerif:Rasülüllah (s.av.) Efendimiz " Bu ümmetten ilk kaldırılacak olan şey, emanet ve huşudur ki, nerede ise huşu sahibi bir kimseyi göremez olursun" buyurdular.
(Abdullah İbni Mübarek Hazretlerinin Kitabuzzuhdu verrakaik sahife67)
Abdullah bin Şuhayr (R.a) anlatıyor.
. " Ben Rasülüllah'a gelmiştim, namaz kılıyordu, a lamasından dolayı sadrı şerîf-i tencerenin kaynadı ı gibi kaynıyordu."
(Delilülfailin Riyâzûssalihin şerihi cilt 2, sahife 373.)
Namazdaki huşu, münafıkların huşuu gibi olmamalıdır. Nitekim Ebudderdâ Hz. rivayet etti i hadisi sentte Peygamber Efendimiz.
Münafıkların huşuundan Allah'a sı ınınız" o nedir ya Rasülellah dediler Peygamberimiz, "kalbinde huşu olmadı ı halde bedenin husulü gibi görünmesidir,"
buyurmuşlardır.
(Abdullah İbni Mübarek Hazretlerinin ezzuhdu verrekaiki sahife 46 )
Namazda dikkat edilmesi gereken bir başka husus da; musallînin özrü olmadan öksürerek bo azını temizlenmesidir. " Bir özür veya meşru bir sebep bulunmaksızın ( eh-eh, öh-öh ) diyerek bo azı temizlemek namazı bozar. Fakat zorlamadan, gayrı ihtiyarî kendili inden gelen öksürme, özür sayılaca ından namazı bozmaz.
( Fetevâ-i İbni Nûceym sahife 12 , Ömer Nasuhi Bilmen B.İslam ilmihali sahife 234.)
Süleyman Hilmi Tunahan k.s. İstanbulda üç mihraplı cami'de namazı bizzat kıldırıp vaaz etmek üzere kursiye çıktıklarında şöyle buyururlar
" Namazda iken içinizden üç kişi gayri ihtiyarî öksürdükten sonra, kendi iradeleriyle öksürme e ve bo azlarını temizlemeye devam ettiler, onlar kendilerini bilirler, namazları îfsad oldu undan, iade etsinler. Biz mes'ül olmayalım diye söylüyoruz."
( Merhum Mutlu, Mehmet Manav)
Musalli iki yerde çok müteyakkız ( uyanık ) olmalıdır.
l-Fatiha-iŞerifeyi okurken, namazın ruhu olan " İyya ke nabüdü ve iyya kenestain "Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz" diye iltica edip yalvarmanın manası iyi düşünülmelidir. Burada. Allah ile kul arasında yetmiş bin perde açılır, bir tek beşeriyet perdesi kalır,
2- Tahiyyât okurken, kabule sebep olan Esselamü aleyke eyyühenne biyyü. "Sana selam olsun ey nebiyyi zîşan"diyerek Rasülüllah'a selam verildi ini düşünmelidir. Burada yedi bin perde kalkar.(Ali Erol namaz ve niyaz sahife 4)
İmam-ı Gazali (R.A.) hazretleri de, Kalbinde Nebî Aleyhisselamın mükerrem şahsiyetini hazırla ve, "Selam sana ey nebiyyi zîşan...) de" Gazali merhum, bu îzahıyla buradaki esrar'a musallînin dikkatini çekmektedir.(İhya ulumuddin cilt 1 sahife 226)
Cemaatle kılınan namaz ile münferiden kılınan namaz arasında 27 derece fark oldu u Hadisi Şeriflerde beyan edilmiştir. Binaan aleyh cemaat sevabından mahrum olmamak için evinde veya herhangi bir yerde münferiden namaz kılacak kimse, varsa aile efradına , yoksa tek başına imamete niyet ederse cemaat sevabına nail olur.
Zira Peygamberimiz <s.a.v.) Bır kimse herhangi bir yerde münferiden namaz kılarsa, onun arkasında iki melek de namaz kılar, e er o kimse ezan okuyarak ve kamet getirerek namaz kılarsa, iki tarafı görünmeyecek şekilde kalabalık bir melek toplulu u on unla beraber namaz kılarak, onun rükuu ile rüku, secdesiyle secde ederler ve duasına âmin derler" buyurur.
(Muhammed Ma'sum Hz. Mektubat-ı şerifesi cilt 3 sahife 42, mektup 61.)
Cenab-ı Hak Mü'minün süresin de" Muhakkak mü'minler felah buldu, ki onlar namazlarında huşuludurlar.Onlar ki, faydaşız işe, boş lafa bakmazlar.Onlar ki,zekatlarını vermek için çalışırlar," buyurarak, namazlarını huşu ile kılan mü'minlerin felah bulaca ını beyan etmektedir. (Muminun süresi Ayet 1-4)
Kur'anı kelimde, namaz ile zekat umumiyetle beraber zikredildi i halde, bu Ayet-i Kerimede namaz ile zekatın arası
"Vellezine hüm anilla vi murizun
Ayet-iKerimesiyle fasledilmesi; Namazdaki huşunun, sair zamanlarda la ıvden kaçınan kimseler için hasıl olaca ına işaret içindir. La ıvden kaçınmak namazı tamamlayan bir husustur. Binaen aleyh mü'minler, namaz dışında faydasız işler, mâlayâni ve boş laftan kaçınmalıdır ki namazlarını huşu ile kılabilsinler. (Mevıza-ı hasene sahife 90)
Di er bir ayet-i Kerimede Cenab-ı Hak
ve zikrim için namaz kıl' buyuruyor. (surei taha Ayet 14)
'Nimetüllah Nahcivâni Hz. Cenab-ı Hakkın Musa Aleyhisselama bu emrini şöyle izah etmiştir: "Namazla bana şükür ve zikir edebilmek için, bütün azalarınla bana teveccüh ederek namaz kılmaya devam et."(Fevatiel İlahiye vemehatibel aybiyye cilt 1 sahife 510 )
Davuf Aleyhisselam mihrabında şöyle yazılı idi.Ey Musalli!
Sen kimsin ?
Sen kime aitsin ? (kimin kulusun).
Kimin huzurunda duruyorsun ?
Kime dua ediyorsun ?
Senin kelamını kim işitiyor ?.
Ve sana kim nazar ediyor.
(İrşadüssari Şerhi sahihi buhari cilt 2 sahife 71)
Huşuyu : Bazıları; Havf, Rehbet gibi kalbi amellerden olmak üzere ta'rif etmiş, Bazıları da; sükun ve sa a-sola iltifatı terk etmek gibi cevârih fillerden göstermişir.Do rusu; Huşuun aslı kalbde , tezahürü bedende olmak üzere ikisini de cem etmesidir. Kalbe teallük eden ciheti: azamet ve celâli rabbani karşısında kendi küçüklü ünü
Göstererek&& Edeb-ü ta'imden den başka bir hatıraya iltifat etmeyecek surette kalbin son derece bir saygı hissi duymasıdır. Zahire tealluk eden ciheti de; Azâi bedenle bu hissin tezahürü ile bir sükun ve sekinet hasıl olması gözlerinin önüne, secde mevziine bakıp sa a-sola şuna- buna iltifat etmemesidir. (Elmalı Tefsiri cilt 5 sahife 3428
Rasûlûllah Efendimiz. Namazda sakalıyla oynayan bir kimseyi görünce " E er şu kimsenin kalbinde huşu olsaydı azalarında da olurdu" buyurdu.(İmimi Kasdalani cilt 2 sahife 2
Esasen musalli, namazın bütün erkanını uyanık bir kalb ile eda etmeli, sa a-sola iltifat etmemeli, ne yaptı ını ve ne okudu unu bilmelidir.
Nitekim Peygamber Efendimiz(S.A.V)
" Kul namaza durdu u zaman, ancak Hz. Allah'ın huzurundadır. Sa a-sola iltifat ederse, Hz. Allah; " Kime iltifat ediyorsun ? Benden hayırlısına mı ? Bana dön ey adem o lu! Çünkü ben iltifat etti in şeyden daha hayırlıyım" buyurur. (Ruhül Beyan cilt 6 sahife 67)
Hz. Aişe validemizin annesi Ümmü Rûman R.A) anlatıyor. " Namazımda sallanıyordum, Ebu Bekir (r.a.) beni o vaziyette görünce öyle bir azarladı ki, az daha namazdan çıkacaktım. Hz. Ebu Bekir (R.A.) dedi ki, "Rasülüllahı dinledim, şöyle buyuruyordu.
-Herhangi biriniz Namaza durdu unda her tarafı sakin olsun, Yahudiler gibi sallanmasın zira; Namazda sükûn'ü etraf, Namazın tamamındandır " buyurdu.
(Elmalı Tefsiri cilt 5 sahife3428
Hadisi Şerif:Rasülüllah (s.av.) Efendimiz " Bu ümmetten ilk kaldırılacak olan şey, emanet ve huşudur ki, nerede ise huşu sahibi bir kimseyi göremez olursun" buyurdular.
(Abdullah İbni Mübarek Hazretlerinin Kitabuzzuhdu verrakaik sahife67)
Abdullah bin Şuhayr (R.a) anlatıyor.
. " Ben Rasülüllah'a gelmiştim, namaz kılıyordu, a lamasından dolayı sadrı şerîf-i tencerenin kaynadı ı gibi kaynıyordu."
(Delilülfailin Riyâzûssalihin şerihi cilt 2, sahife 373.)
Namazdaki huşu, münafıkların huşuu gibi olmamalıdır. Nitekim Ebudderdâ Hz. rivayet etti i hadisi sentte Peygamber Efendimiz.
Münafıkların huşuundan Allah'a sı ınınız" o nedir ya Rasülellah dediler Peygamberimiz, "kalbinde huşu olmadı ı halde bedenin husulü gibi görünmesidir,"
buyurmuşlardır.
(Abdullah İbni Mübarek Hazretlerinin ezzuhdu verrekaiki sahife 46 )
Namazda dikkat edilmesi gereken bir başka husus da; musallînin özrü olmadan öksürerek bo azını temizlenmesidir. " Bir özür veya meşru bir sebep bulunmaksızın ( eh-eh, öh-öh ) diyerek bo azı temizlemek namazı bozar. Fakat zorlamadan, gayrı ihtiyarî kendili inden gelen öksürme, özür sayılaca ından namazı bozmaz.
( Fetevâ-i İbni Nûceym sahife 12 , Ömer Nasuhi Bilmen B.İslam ilmihali sahife 234.)
Süleyman Hilmi Tunahan k.s. İstanbulda üç mihraplı cami'de namazı bizzat kıldırıp vaaz etmek üzere kursiye çıktıklarında şöyle buyururlar
" Namazda iken içinizden üç kişi gayri ihtiyarî öksürdükten sonra, kendi iradeleriyle öksürme e ve bo azlarını temizlemeye devam ettiler, onlar kendilerini bilirler, namazları îfsad oldu undan, iade etsinler. Biz mes'ül olmayalım diye söylüyoruz."
( Merhum Mutlu, Mehmet Manav)
Musalli iki yerde çok müteyakkız ( uyanık ) olmalıdır.
l-Fatiha-iŞerifeyi okurken, namazın ruhu olan " İyya ke nabüdü ve iyya kenestain "Ancak sana ibadet eder ve ancak senden yardım dileriz" diye iltica edip yalvarmanın manası iyi düşünülmelidir. Burada. Allah ile kul arasında yetmiş bin perde açılır, bir tek beşeriyet perdesi kalır,
2- Tahiyyât okurken, kabule sebep olan Esselamü aleyke eyyühenne biyyü. "Sana selam olsun ey nebiyyi zîşan"diyerek Rasülüllah'a selam verildi ini düşünmelidir. Burada yedi bin perde kalkar.(Ali Erol namaz ve niyaz sahife 4)
İmam-ı Gazali (R.A.) hazretleri de, Kalbinde Nebî Aleyhisselamın mükerrem şahsiyetini hazırla ve, "Selam sana ey nebiyyi zîşan...) de" Gazali merhum, bu îzahıyla buradaki esrar'a musallînin dikkatini çekmektedir.(İhya ulumuddin cilt 1 sahife 226)
Cemaatle kılınan namaz ile münferiden kılınan namaz arasında 27 derece fark oldu u Hadisi Şeriflerde beyan edilmiştir. Binaan aleyh cemaat sevabından mahrum olmamak için evinde veya herhangi bir yerde münferiden namaz kılacak kimse, varsa aile efradına , yoksa tek başına imamete niyet ederse cemaat sevabına nail olur.
Zira Peygamberimiz <s.a.v.) Bır kimse herhangi bir yerde münferiden namaz kılarsa, onun arkasında iki melek de namaz kılar, e er o kimse ezan okuyarak ve kamet getirerek namaz kılarsa, iki tarafı görünmeyecek şekilde kalabalık bir melek toplulu u on unla beraber namaz kılarak, onun rükuu ile rüku, secdesiyle secde ederler ve duasına âmin derler" buyurur.
(Muhammed Ma'sum Hz. Mektubat-ı şerifesi cilt 3 sahife 42, mektup 61.)
