Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Bayram

LA İLAHE İLALLAH
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
7,283
Aldığı Beğeniler
51
Konum
Ankara
Takım
Galatasaray
Namusa Saldıran Erkeğin Cezası

Hüzeyl kabilesinden Medineli Hamele, devesine binmiş, kırda gidiyordu. İlerideki vahada koyunlarını otlatan Raşid'in kızı Esile'yi gördü.

Es'ile, koyunları sürerken rüzgâr yüzündeki örtüyü sıyırmış, onun sahip olduğu fıtrî güzelliği gören Hamele, fikrini bozmaya niyet etmişti.

Sürüye yaklaşınca devesini çökertip dizlerinden bağladı, yalnız bulunan Es'ile'ye seslendi:

Es'ile, beni reddetme. Seninle beraber olalım.

Es'ile'nin cevabı makuldü:

Buradan derhal uzaklaş. İyi niyet sahibi isen babama müracaat et. Beni eş olarak iste. O seni reddetmez.

Fakat Hamele'de iyi niyet yoktu. Sadece geçici ve zevkli bir macera yaşamayı düşünüyordu. Es'ile'ye doğru yürüdü. Es'ile, başka çıkış yolu kalmadığını anlayınca bütün cesaret ve hiddetini toplayarak namusunu savunmaya karar verdi. Kapışmada çok sürmeden Hamele'yi yere yatıran Es'ile:

Def olup gidecek misin, yoksa başını parçalayayım mı? dedi.

Hamele söz verdi. Hemen def olup gideceğini söyledi. Ne yazık ki yatırıldığı yerden kalkar kalkmaz hücumunu tekrarladı. Es'ile yine bir hamlede onu yere yatırdı. Hareketsiz hale getirerek teklifini tekrarladı.

Buradan def olup gidecek misin, yoksa şu taşla başını parçalayayım mı?

Bu zor karşısında kesin söz veren Hamele, yine yakasını sıyırdı. Ne yazık ki, sözünde bu sefer de durmadı, yalnız bulduğu Es'ile'ye hücumunu tekrarladı. Es'ile güçlü ve hiddetliydi. Onu yere yıkıp göğsü üzerine çöktü. Başına yanındaki büyük bir taş parçasıyla öylesine vuruşlar vurdu ki, mütecaviz Hamele, artık yerinden kalkamaz, kalksa bile hücumunu tekrar edemez hale geldi.

Bundan sonra koyunlarını sürerek oradan uzaklaşan Es'ile, böylece şerefini korumuş, namusuna leke kondurmamıştı. Az sonra oradan geçen bir yolcu kafilesindeki Hüzeylliler Hamele'yi tanıdılar.

Ne oldu sana böyle Hamele? dediler. Hamele:

Sormayın, devem beni yere attı, düşünce böyle oldum, dedi.

Deven burada dizlerinden bağlı, şu taşta da kan var, ayrıca başında da taşın açtığı yaralar görünüyor, deyince kızardı:

Ne diyorsam öyle, daha ne inceliyorsunuz, beni deveme bindirip evime götürün, dedi.

Hamele'yi evine götürdüler. Birkaç gün yattıktan sonra iyi olma ümitleri kaybolmaya başladı. Kendisine sordular:

Başına bu durum sebebiyle ölüm gelecek olursa kimi dava edelim, kan diyetini kimden isteyelim?

Titrek sesle açıkladı:

Kanımdan, Es'ile'den başkası sorumlu değildir. Bu cümle, Hamele'nin son sözleriydi. Başı yana düşüverdi.

Hüzeyl ileri gelenleri toplanıp Resûlüllah'a geldiler:

Oğlumuz Hamele'nin kanını, Raşid ödeyecektir. Dava ediyoruz.

Resûlüllah Hazretleri Raşid'i çağırttı.

Raşid'in asıl adı Zalim'di. Resûlüllah, İslâm'a girince Zalim ismini Raşid olarak değiştirmişti. Durumu anlayan Raşid:

Benim öyle bir ölümden haberim yok. Ne gördüm, ne de işittim, deyince:

Ya Resûlâllah, Raşid'in kendi değil, kızı Es'ile'dir katil, dediler.

Az sonra Es'ile yakalanarak getirildi.

Es'ile, bak senin Hamele'yi öldürdüğünü iddia ediyorlar, ne dersin?

Es'ile dalgın, aynı zamanda tereddütlü idi. Sadece:

Hiç kadın erkeği öldürebilir mi? diyebildi.

Ancak bu sözün gerçek bir müdafaa olmadığını hemen anladı. Sonra vahiy gelerek Allah'ın Resûlü'ne olayı haber vereceğini de düşündü. Hadiseyi aynen anlatmaya karar verdi.

Üç defa üzerime yürüdü, iki defa yatırıp söz aldım. Defolup gideceğine söz verdi. Kurtulunca üçüncü defa üzerime geldi. Ben de şerefimi ve namusumu müdafaa için başını yaraladım, bana hücum edemez hale getirerek kaçıp kurtuldum. Sonra öğrendim ki, o yaralardan ölmüş.

Hüzeylliler hep birlikte bağrıştılar.

Suçunu itiraf etmiştir, diyetimizi isteriz. Resûlüllah Hazretleri de kararını açıkladı:

Es'ile namusunu müdafaa etmiştir. Mütecaviz Hamele de kanını heder etmiştir. Böylece dava bitmiş, diyet ortadan kalkmıştır.

Hüzeylliler süklüm püklüm. Raşid ve Es'ile şen ve şatır, evlerine döndüler. Asr-ı Saadetten bir namusu koruma olayı böylece tarihe geçti, bize de ibretlerinize sunmak düştü.


Kaynak: Yeni aile İlmihali, Ahmed Şahin, Cihan Yayınları
 

Bir_Katre

RAHMETLE ANIYORUZ DEĞERLİ KARDEŞİM
 
Üyelik Tarihi
4 Ağu 2006
Mesajlar
5,632
Aldığı Beğeniler
50
Konum
Ağrı
Takım
Galatasaray
Allah (cc) razı olsun abim ellerine sağlık...
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Paylasim icin Allah razi olsun...

Rabbim biz kullarini seytana alet olmayan kullarindan eylesin insa'Allah
 

Arayış

*****
 
Üyelik Tarihi
23 Haz 2012
Mesajlar
142
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Dünya :)
Takım
Fenerbahçe
Hüzeyl kabilesinden Medineli Hamele, devesine binmiş, kırda gidiyordu. İlerideki vahada koyunlarını otlatan Raşid’in kızı Es’ile’yi gördü.
Es’ile, koyunları sürerken rüzgâr yüzündeki örtüyü sıyırmış, onun sahip olduğu fıtrî güzelliği gören Hamele, fikrini bozmaya niyet etmişti.

Sürüye yaklaşınca devesini çökertip dizlerinden bağladı, yalnız bulunan Es’ile’ye seslendi:

– Es’ile, beni reddetme. Seninle beraber olalım.

Es’ile’nin cevabı makuldü:

– Buradan derhal uzaklaş. İyi niyet sahibi isen babama müracaat et. Beni eş olarak iste. O seni reddetmez.

Fakat Hamele’de iyi niyet yoktu. Sadece geçici ve zevkli bir macera yaşamayı düşünüyordu. Es’ile’ye doğru yürüdü. Es’ile, başka çıkış yolu kalmadığını anlayınca bütün cesaret ve hiddetini toplayarak namusunu savunmaya karar verdi. Kapışmada çok sürmeden Hamele’yi yere yatıran Es’ile:

– Def olup gidecek misin, yoksa başını parçalayayım mı? dedi.

Hamele söz verdi. Hemen def olup gideceğini söyledi. Ne yazık ki yatırıldığı yerden kalkar kalkmaz hücumunu tekrarladı. Es’ile yine bir hamlede onu yere yatırdı. Hareketsiz hale getirerek teklifini tekrarladı.

– Buradan def olup gidecek misin, yoksa şu taşla başını parçalayayım mı?

Bu zor karşısında kesin söz veren Hamele, yine yakasını sıyırdı. Ne yazık ki, sözünde bu sefer de durmadı, yalnız bulduğu Es’ile’ye hücumunu tekrarladı. Es’ile güçlü ve hiddetliydi. Onu yere yıkıp göğsü üzerine çöktü. Başına yanındaki büyük bir taş parçasıyla öylesine vuruşlar vurdu ki, mütecaviz Hamele, artık yerinden kalkamaz, kalksa bile hücumunu tekrar edemez hale geldi.

Bundan sonra koyunlarını sürerek oradan uzaklaşan Es’ile, böylece şerefini korumuş, namusuna leke kondurmamıştı. Az sonra oradan geçen bir yolcu kafilesindeki Hüzeylliler Hamele’yi tanıdılar.

– Ne oldu sana böyle Hamele? dediler. Hamele:

– Sormayın, devem beni yere attı, düşünce böyle oldum, dedi.

– Deven burada dizlerinden bağlı, şu taşta da kan var, ayrıca başında da taşın açtığı yaralar görünüyor, deyince kızardı:

– Ne diyorsam öyle, daha ne inceliyorsunuz, beni deveme bindirip evime götürün, dedi.

Hamele’yi evine götürdüler. Birkaç gün yattıktan sonra iyi olma ümitleri kaybolmaya başladı. Kendisine sordular:

– Başına bu durum sebebiyle ölüm gelecek olursa kimi dava edelim, kan diyetini kimden isteyelim?

Titrek sesle açıkladı:

– Kanımdan, Es’ile’den başkası sorumlu değildir. Bu cümle, Hamele’nin son sözleriydi. Başı yana düşüverdi.

Hüzeyl ileri gelenleri toplanıp Resûlüllah’a geldiler:

– Oğlumuz Hamele’nin kanını, Raşid ödeyecektir. Dava ediyoruz.

Resûlüllah Hazretleri Raşid’i çağırttı.

Raşid’in asıl adı Zalim’di. Resûlüllah, İslâm’a girince Zalim ismini Raşid olarak değiştirmişti. Durumu anlayan Raşid:

– Benim öyle bir ölümden haberim yok. Ne gördüm, ne de işittim, deyince:

– Ya Resûlâllah, Raşid’in kendi değil, kızı Es’ile’dir katil, dediler.

Az sonra Es’ile yakalanarak getirildi.

– Es’ile, bak senin Hamele’yi öldürdüğünü iddia ediyorlar, ne dersin?

Es’ile dalgın, aynı zamanda tereddütlü idi. Sadece:

– Hiç kadın erkeği öldürebilir mi? diyebildi.

Ancak bu sözün gerçek bir müdafaa olmadığını hemen anladı. Sonra vahiy gelerek Allah’ın Resûlü’ne olayı haber vereceğini de düşündü. Hadiseyi aynen anlatmaya karar verdi.

– Üç defa üzerime yürüdü, iki defa yatırıp söz aldım. Defolup gideceğine söz verdi. Kurtulunca üçüncü defa üzerime geldi. Ben de şerefimi ve namusumu müdafaa için başını yaraladım, bana hücum edemez hale getirerek kaçıp kurtuldum. Sonra öğrendim ki, o yaralardan ölmüş.

Hüzeylliler hep birlikte bağrıştılar.

– Suçunu itiraf etmiştir, diyetimizi isteriz. Resûlüllah Hazretleri de kararını açıkladı:

– Es’ile namusunu müdafaa etmiştir. Mütecaviz Hamele de kanını heder etmiştir. Böylece dava bitmiş, diyet ortadan kalkmıştır. Hüzeylliler süklüm püklüm. Raşid ve Es’ile şen ve şatır, evlerine döndüler. Asr-ı Saadetten bir namusu koruma olayı böylece tarihe geçti, bize de ibretlerinize sunmak düştü.
 

Beste

Dert etme Duâ et..
 
Üyelik Tarihi
13 Eki 2009
Mesajlar
11,177
Aldığı Beğeniler
18,751
Konum
Sessiz
Takım
Galatasaray
Sayenizde tekrardan hatirlamis olduk Allah razi olsun..
 

Ehlen

Ehlen Ve Sehlen
 
Üyelik Tarihi
25 Mar 2012
Mesajlar
1,746
Aldığı Beğeniler
1,931
Konum
Bitlis/Tatvan
Takım
Beşiktaş
Emeği,nize Sağlık Çok Güzel idi ....:)
 

Ahiretime Duamsın

***AHİRETİME DUAM'SIN***
 
Üyelik Tarihi
11 Haz 2007
Mesajlar
4,386
Aldığı Beğeniler
1,783
Konum
тÜяκİує/αитακуα
Takım
Galatasaray
Allah razı olsun Kardeşim...
Rabbim hakkımızda her daim hayırlısını versin.. Ve bizi yanlış düşüncelerden uzak eylesin...
 
Üst Alt