[span=silver]NA'T[/span=silver]
O bir nebî, âhirîn,
Söz ustası, zahirîn.
Muhammed Rasûlullah;
Sâdikul va'dülemîn.
Görmedi bir mislini,
Semâvât ehl-i zemîn.
Ona vahiy getirdi,
Bir güçlü melek, metîn.
Devri: Asr-ı seâdet,
Gören ashâb-ı güzîn.
Yaradan râzı olmuş,
Ashâbından ecmeîn.
Büyük ashâbı gibi,
Sonra gelen tâbiîn.
Düşmanları da demiş,
O, Muhammed, elemîn.
Duâlar kabûl olmuş,
O demiş; âmîn, âmîn.
Gelenek ümmetinde,
Hadis cemi erbeîn.
Yıldızından bildiler,
Gelişini evvelîn.
Nübüvveti için var,
Binler delil, berâhîn.
Yeri boşta sayılmaz,
Müceddidler postnîşîn.
Onlar da da'vâsında
Nihâyetsiz âteşîn.
Cenneti, cehennemi
Gördü de aynelyakîn.
Beşerdi bizim gibi,
Malını verdi rehîn.
Ona karşı çıkanlar
Bir son yaşadı hazîn.
Küllenmiş değerleri
Çıkardı etti tebyîn.
Ümmetine biçilmez
Ömür, sene bir tahmîn.
Ümmeti; ömür sürer.
Kıyâmete dek karîn.
İnanıp tatmin olan
Rûhunu eder teskîn.
Sünnetini, kitabı,
Ümmeti etdi tedvîn.
Hak rasûldür şüphesiz,
Gönderen eder yemîn.
Ona inen kitabı,
Açıklamış, O: Mübîn.
Mütevekkil yaşadı,
Hâlikı oldu muîn.
O da her nebî gibi,
Bir mükerrem, mürselîn,
Yaradan Rasulleri,
Seçer ve eder ta'yîn.
Hevâdan konuşmadı,
Bilgisi Hakdan te'mîn.
Münkirine bakmayın,
Aklı: Akl-ı şeyâtîn.
Onu seven kazanır,
Kaybeder tutanlar kîn.
Örnek alan, rûhunu,
Aklını eder tezyîn.
Fıskı, fücûru atar,
Çıkar olmaktan miskîn.
Kin tutmadı, yutmadı,
Ona denmez Kâzımîn.
Refik-ı âlâ deyip,
Göçtüğü yer illiyyîn.
Çınlar haberi ile,
Yerde gökte meyâdîn.
Hukuk devleti kurmuş,
Yapmış nice kâvanîn.
Körelmiyecek yolu,
Çatlasın şeytan laîn.
Çağı geçti desinler
Aslı yok bana yakîn.
Gözümde her canlıdan
Daha tatlı ve şirîn.
Da'vâsını tutarım
El üstünde, nâzenîn.
O bir nebî, âhirîn,
Söz ustası, zahirîn.
Muhammed Rasûlullah;
Sâdikul va'dülemîn.
Görmedi bir mislini,
Semâvât ehl-i zemîn.
Ona vahiy getirdi,
Bir güçlü melek, metîn.
Devri: Asr-ı seâdet,
Gören ashâb-ı güzîn.
Yaradan râzı olmuş,
Ashâbından ecmeîn.
Büyük ashâbı gibi,
Sonra gelen tâbiîn.
Düşmanları da demiş,
O, Muhammed, elemîn.
Duâlar kabûl olmuş,
O demiş; âmîn, âmîn.
Gelenek ümmetinde,
Hadis cemi erbeîn.
Yıldızından bildiler,
Gelişini evvelîn.
Nübüvveti için var,
Binler delil, berâhîn.
Yeri boşta sayılmaz,
Müceddidler postnîşîn.
Onlar da da'vâsında
Nihâyetsiz âteşîn.
Cenneti, cehennemi
Gördü de aynelyakîn.
Beşerdi bizim gibi,
Malını verdi rehîn.
Ona karşı çıkanlar
Bir son yaşadı hazîn.
Küllenmiş değerleri
Çıkardı etti tebyîn.
Ümmetine biçilmez
Ömür, sene bir tahmîn.
Ümmeti; ömür sürer.
Kıyâmete dek karîn.
İnanıp tatmin olan
Rûhunu eder teskîn.
Sünnetini, kitabı,
Ümmeti etdi tedvîn.
Hak rasûldür şüphesiz,
Gönderen eder yemîn.
Ona inen kitabı,
Açıklamış, O: Mübîn.
Mütevekkil yaşadı,
Hâlikı oldu muîn.
O da her nebî gibi,
Bir mükerrem, mürselîn,
Yaradan Rasulleri,
Seçer ve eder ta'yîn.
Hevâdan konuşmadı,
Bilgisi Hakdan te'mîn.
Münkirine bakmayın,
Aklı: Akl-ı şeyâtîn.
Onu seven kazanır,
Kaybeder tutanlar kîn.
Örnek alan, rûhunu,
Aklını eder tezyîn.
Fıskı, fücûru atar,
Çıkar olmaktan miskîn.
Kin tutmadı, yutmadı,
Ona denmez Kâzımîn.
Refik-ı âlâ deyip,
Göçtüğü yer illiyyîn.
Çınlar haberi ile,
Yerde gökte meyâdîn.
Hukuk devleti kurmuş,
Yapmış nice kâvanîn.
Körelmiyecek yolu,
Çatlasın şeytan laîn.
Çağı geçti desinler
Aslı yok bana yakîn.
Gözümde her canlıdan
Daha tatlı ve şirîn.
Da'vâsını tutarım
El üstünde, nâzenîn.