- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
“Düşün biraz!” dedi sağ tarafta oturan. “Ne düşüneyim?” diye sordu soldaki. “Mesela nasıl düşünebildiğini!” diye cevapladı sağdaki. Sonra bunu dakikalar boyunca beraberce denediler.
Sen sustuğunda, içinde kendi kelimeleriyle konuşan kim? Sen yürürken, içinde derin düşüncelere dalan kim? Sen unutmaya çalışırken, içinde unutmaya direnen kim? Sen göze almışken, içinde yanlışa itiraz eden kim? Sen dalgalı bir deniz gibi kabarıp coşmuşken, içinde seni yatıştıran kim? Seni metruk bir bina gibi aniden yıkılmışken, içinde seni tutup ayağa kaldıran kim? Sen olan biten her saçmalığın ardından körkütük kapılıp gitmişken, içinde uyumakta olan güzelliği uyandıran kim? Sen bir daha asla duygularının sözünü dinlememeye ahdetmişken, içinde bulduğu çalı çırpıyla sevda ateşleri tutuşturan kim? Sen her şeyi görüp işittiklerinle anlamaya meyletmişken, içinde hiç durmadan ilham sofraları kuran kim? Sen koca koca kalabalıkların arasında yapayalnız kalmışken, içinde bütün insanlığa yetecek muhabbeti biriktiren kim? Sen kendine üç kuruşluk bir değer bile biçmezken, içinde dağların bile taşımaya güç yetiremediği sırrı gizleyen kim?
“İçimde bilemediğim, tarif edemediğim, kelimelere dökemediğim bir şeyler birikiyor. Anlamaya çalışıyorum ama buna gücüm yetmiyor. Görmezden gelemeyeceğim kadar gerçekler, oradalar ve her geçen gün birikiyor, birikiyorlar. Nasıl sığabildiğini bilmiyorum ama sanki içimde benden çok daha büyük bir şey var. Sanki ben bir kelimeyim ve öteki bütün kelimeler ele gelmez bir şekilde içimde dönüp dönüp dönüp duruyor” dedi mırıldanarak kendi kendine. Sustu sonra, birikti öylece bir kenarda suskunluğu.
“Beşer aynaya baktığında bir gün nihayet insan olduğunu görecek mi?” dedi beyaz saçlı adam, “İşte bütün mesele bu!”
Alman besteci Richard Wagner klasikleşmiş eseri 'Tristan ve Isolde' operası hakkında şunları söylüyor: “Bu opera benim dehamın eseri değildir. Rüyamda gördüğüm ve işittiğim sesleri uyanır uyanmaz notaya döktüm. Beğendiğiniz bu müzik, rüyalarımın sesidir. Benim zavallı kafam, böyle bir harikayı asla isteyerek ve düşünerek bulamazdı.”
Zemherinin alemi soğukla kasıp kavurduğu bir iklimde, incecik bir şükür hırkasıyla kendini sıcak tutan insanlar da var.
“Ne ki kaybettin” dedi meczup, “demek ki hep sende imiş!”
-Gökhan Özcan, 07.11.'16
Sen sustuğunda, içinde kendi kelimeleriyle konuşan kim? Sen yürürken, içinde derin düşüncelere dalan kim? Sen unutmaya çalışırken, içinde unutmaya direnen kim? Sen göze almışken, içinde yanlışa itiraz eden kim? Sen dalgalı bir deniz gibi kabarıp coşmuşken, içinde seni yatıştıran kim? Seni metruk bir bina gibi aniden yıkılmışken, içinde seni tutup ayağa kaldıran kim? Sen olan biten her saçmalığın ardından körkütük kapılıp gitmişken, içinde uyumakta olan güzelliği uyandıran kim? Sen bir daha asla duygularının sözünü dinlememeye ahdetmişken, içinde bulduğu çalı çırpıyla sevda ateşleri tutuşturan kim? Sen her şeyi görüp işittiklerinle anlamaya meyletmişken, içinde hiç durmadan ilham sofraları kuran kim? Sen koca koca kalabalıkların arasında yapayalnız kalmışken, içinde bütün insanlığa yetecek muhabbeti biriktiren kim? Sen kendine üç kuruşluk bir değer bile biçmezken, içinde dağların bile taşımaya güç yetiremediği sırrı gizleyen kim?
“İçimde bilemediğim, tarif edemediğim, kelimelere dökemediğim bir şeyler birikiyor. Anlamaya çalışıyorum ama buna gücüm yetmiyor. Görmezden gelemeyeceğim kadar gerçekler, oradalar ve her geçen gün birikiyor, birikiyorlar. Nasıl sığabildiğini bilmiyorum ama sanki içimde benden çok daha büyük bir şey var. Sanki ben bir kelimeyim ve öteki bütün kelimeler ele gelmez bir şekilde içimde dönüp dönüp dönüp duruyor” dedi mırıldanarak kendi kendine. Sustu sonra, birikti öylece bir kenarda suskunluğu.
“Beşer aynaya baktığında bir gün nihayet insan olduğunu görecek mi?” dedi beyaz saçlı adam, “İşte bütün mesele bu!”
Alman besteci Richard Wagner klasikleşmiş eseri 'Tristan ve Isolde' operası hakkında şunları söylüyor: “Bu opera benim dehamın eseri değildir. Rüyamda gördüğüm ve işittiğim sesleri uyanır uyanmaz notaya döktüm. Beğendiğiniz bu müzik, rüyalarımın sesidir. Benim zavallı kafam, böyle bir harikayı asla isteyerek ve düşünerek bulamazdı.”
Zemherinin alemi soğukla kasıp kavurduğu bir iklimde, incecik bir şükür hırkasıyla kendini sıcak tutan insanlar da var.
“Ne ki kaybettin” dedi meczup, “demek ki hep sende imiş!”
-Gökhan Özcan, 07.11.'16