H
hayrunisa
Guest
Seni peygamber sevdi... Her şeyden evvel Allah sevdi... Hani bir gün ,Efendimiz sana bir yüzük vermişti de üzerine La ilahe illallah yazdırmanı istemişti... Senin o ummanlar kadar geniş gönlün elvermedi o küçücük yüzükte bile Allah ve Rasulünün adlarını ayırmaya... Yüzü e la ilahe illallah Muhammedürrasullullah yazdırdın..
Allahın (cc) çok hoşuna gitmişti bu latif davranış... Emretti Cebrail, '' Çabuk git '' buyurdu.'' Habisimin yüzü üne Ebubekir İsmini yaz .Çünkü Ebubekir benim ,ismimle Habisimin isminin ayrı olmasını uygun bulmadı. ben de Habisimin isminden Ebubekir ismini ayıkmayı uygun görmemdim ''demişti.
Peygamberden sonra insanların en faziletlisi....
Aşere- i mübeşşerenin ilki....
Bütün güzel huyların zirvesi....
Cömertlikte kimsenin gedemedi i....
ne güzel insandın sen, ne muttaki, ne şerefli bir kuldun sen ye Ebubekir.
Sen rabbinin ''Ben ondan razıyım O da benden razı mı?'' hitabına mahzar oldun.
Dünyadayken cennetle müjdelendin.
Sen Ne güzel bir do rulayıcıydın.
''Allah resulü ne derse do rudur'' diyerek sadakatini gösterir ,müşrikleri çileden çıkarırdın. O yüzden sıddıktın, O yüzden ismin, kainatın efendisiyle beraber anılmaktaydı.
Sen öyle bir insandın ki, rabbim, senin çekti in içten bir ahsa karşılık neler lütfetmişti sana. Senin sıkıntılarının dahi güzel sonuçları olmuştu.
O günlerde rasulullah ashabıyla cihada hazırlı ı içindeydi.Bu cihada gitmek için yanıp tutuşan henüz onbeşinde, çiçe i burnunda bir mert vardı: Nevfel.
Efendimizin yanına gelerek ona bu iste ini arz etmişti.
Ancak bir sorun vardı.
Nevfel in hasta anası razı de ildi bu gidişe.
Ancak Nevfel cihada aşkıyla yandı ı için ısrar ediyordu.
Anacı ının yüre i dayanırmıydı onun bu yalvarışlarına
Hatemül Enbiya Fahir-i Kainat efendimizin yanlarına gelerek ''Ye rasulallah ben şu o lumu sana teslim ediyorum. Savaşta senin sevdiklerinin yanında olsun dedi. ve Onu Resul-ü Zişan efendimize emanet etti. Resullullah çok sevinmişti bu duruma .
Nevfel kılıcını kuşanıp bir aralan gibi küf far üzerine kükremeye başladı meydan-ı harpte...Çetin bir savaştı.Ve sonunda Annesinin korktu u başına gelmişti,Nevfelinse ençok arzuladı ı şey...ŞEHADET..
Nevfel bir ok yarasıyla şehit düşmüştü.
Efendimiz onun şahadet haberini aldı ı zaman'' Allah sana rahmet etsin .Yarın huzur-u ilahide bu başın arşın altında ve misk kokusu içinde olacaksın'' diye dua buyurdu ve ardından cenaze namazını kılıp defnettiler.
Efendimiz ayak parmaklarının üzerine basarak yürüyordu namazın ardından. Bunun hikmeti soruldu unda şöyle buyurdu İki cihan güneşi.''Beni peygamber olarak gönderen Allama yemin ederim ki; Nevfel in Cenazesine gelen meleklerin çoklu undan ayaklarımı basacak yol bulamıyorum. Bir melek kanadını benim aya ıma serdi de ona basıyorum''.buyurmuşlardı.
Harp bitmişti.Medine de bekleyen kalabalıklar içinde Nevfel in yaşlı annesi de vardı. Resul-u Ekrem i görür görmez huzuruna varıp Nevfel in halini sordu.Efendimizin gözleri doldu.
Kelimeler bo azına dü ümlendi.
Nasıl söyleyecekti ne diyecekti bu yaşlı kadına
Mübarek işaret parma ıyla arkasından gelmekte olan hZ. Ali yi işaret etti.O da Resullullahın söyleyemedi i bir şeyi söylemekten kaçındı.
Nevfel in annesi Askerlerin en arkasında bulunan senin yanına gelmişti ya Ebubekir
Sen mübarek sakalını a zına alıp:
''Ya rabbi Habibin gönül yıkmaktan sakındı. Nevfel in şehit oldu unu söylersem ona muhalefet etmiş olurum.Söylemezsem yalan olur .Sen bana yardım et. Ya bana ilham ile ne diyece imi bildir. Ya da bu hatun un kalbine sabır ve tahammül gücü ver. dedin.Ardından mübarek sakalını a zına alıp
'' Ya Allah'' nidasını eder etmez .........bir de ne göresin.
Okun yaydan fırladı ı gibi.Nevfel Atına binmiş,
Elinde bir kılıç
Kan revan ,içinde
Tozu dumana katarak gelmektedir.
Do ruca huzuruna varır.
Buyrun beni ça ırmışsınınız ye ebubekir
elini öper... Ashaba şaşkınlık içerisindedir.
Efendimiz bu arada mescide girip namaz kılar. Nevfelde ardından mescide girer. Hatamül enbiya:
''Bu Allahın ayetidir. ''dedi.
''Acaba kimin sebebiyle zuhur etti?''.
İşte tam o sırada Cebrail (as) gelerek Allahın selamını getirdi:
''Ye resullah şükür secdesi eyle. Cenaba-ı Allah İsa (as) gibi senin ashabından birine de ölüleri diriltmek salahiyeti verdi. hZ. Ebubekir bir daha Allah deseydi. Bütün şehitler diriltilecekti.''
Kainatın efendisinin o mübarek dudakları senin sakalından öptü ve:
''Hak teali sana büyük bir ikramda bulundu. Allah a hamdı olsun ki bana Hz İsa gibi ölüleri diriltme izni verilen bir ümmet nasibe etti.''dedi.
Sen ne güzel bir ümmettin
Ne güzel bir kuldun ki Rabbim senin üzülmene dayanamadı.
Senin için ye Ebubekir en sevdi i şehitleri bile diriltmeye kalktı.
Sen ne güzel Allah dostuydun Ya Ebubekir ne güzel .
Allahın (cc) çok hoşuna gitmişti bu latif davranış... Emretti Cebrail, '' Çabuk git '' buyurdu.'' Habisimin yüzü üne Ebubekir İsmini yaz .Çünkü Ebubekir benim ,ismimle Habisimin isminin ayrı olmasını uygun bulmadı. ben de Habisimin isminden Ebubekir ismini ayıkmayı uygun görmemdim ''demişti.
Peygamberden sonra insanların en faziletlisi....
Aşere- i mübeşşerenin ilki....
Bütün güzel huyların zirvesi....
Cömertlikte kimsenin gedemedi i....
ne güzel insandın sen, ne muttaki, ne şerefli bir kuldun sen ye Ebubekir.
Sen rabbinin ''Ben ondan razıyım O da benden razı mı?'' hitabına mahzar oldun.
Dünyadayken cennetle müjdelendin.
Sen Ne güzel bir do rulayıcıydın.
''Allah resulü ne derse do rudur'' diyerek sadakatini gösterir ,müşrikleri çileden çıkarırdın. O yüzden sıddıktın, O yüzden ismin, kainatın efendisiyle beraber anılmaktaydı.
Sen öyle bir insandın ki, rabbim, senin çekti in içten bir ahsa karşılık neler lütfetmişti sana. Senin sıkıntılarının dahi güzel sonuçları olmuştu.
O günlerde rasulullah ashabıyla cihada hazırlı ı içindeydi.Bu cihada gitmek için yanıp tutuşan henüz onbeşinde, çiçe i burnunda bir mert vardı: Nevfel.
Efendimizin yanına gelerek ona bu iste ini arz etmişti.
Ancak bir sorun vardı.
Nevfel in hasta anası razı de ildi bu gidişe.
Ancak Nevfel cihada aşkıyla yandı ı için ısrar ediyordu.
Anacı ının yüre i dayanırmıydı onun bu yalvarışlarına
Hatemül Enbiya Fahir-i Kainat efendimizin yanlarına gelerek ''Ye rasulallah ben şu o lumu sana teslim ediyorum. Savaşta senin sevdiklerinin yanında olsun dedi. ve Onu Resul-ü Zişan efendimize emanet etti. Resullullah çok sevinmişti bu duruma .
Nevfel kılıcını kuşanıp bir aralan gibi küf far üzerine kükremeye başladı meydan-ı harpte...Çetin bir savaştı.Ve sonunda Annesinin korktu u başına gelmişti,Nevfelinse ençok arzuladı ı şey...ŞEHADET..
Nevfel bir ok yarasıyla şehit düşmüştü.
Efendimiz onun şahadet haberini aldı ı zaman'' Allah sana rahmet etsin .Yarın huzur-u ilahide bu başın arşın altında ve misk kokusu içinde olacaksın'' diye dua buyurdu ve ardından cenaze namazını kılıp defnettiler.
Efendimiz ayak parmaklarının üzerine basarak yürüyordu namazın ardından. Bunun hikmeti soruldu unda şöyle buyurdu İki cihan güneşi.''Beni peygamber olarak gönderen Allama yemin ederim ki; Nevfel in Cenazesine gelen meleklerin çoklu undan ayaklarımı basacak yol bulamıyorum. Bir melek kanadını benim aya ıma serdi de ona basıyorum''.buyurmuşlardı.
Harp bitmişti.Medine de bekleyen kalabalıklar içinde Nevfel in yaşlı annesi de vardı. Resul-u Ekrem i görür görmez huzuruna varıp Nevfel in halini sordu.Efendimizin gözleri doldu.
Kelimeler bo azına dü ümlendi.
Nasıl söyleyecekti ne diyecekti bu yaşlı kadına
Mübarek işaret parma ıyla arkasından gelmekte olan hZ. Ali yi işaret etti.O da Resullullahın söyleyemedi i bir şeyi söylemekten kaçındı.
Nevfel in annesi Askerlerin en arkasında bulunan senin yanına gelmişti ya Ebubekir
Sen mübarek sakalını a zına alıp:
''Ya rabbi Habibin gönül yıkmaktan sakındı. Nevfel in şehit oldu unu söylersem ona muhalefet etmiş olurum.Söylemezsem yalan olur .Sen bana yardım et. Ya bana ilham ile ne diyece imi bildir. Ya da bu hatun un kalbine sabır ve tahammül gücü ver. dedin.Ardından mübarek sakalını a zına alıp
'' Ya Allah'' nidasını eder etmez .........bir de ne göresin.
Okun yaydan fırladı ı gibi.Nevfel Atına binmiş,
Elinde bir kılıç
Kan revan ,içinde
Tozu dumana katarak gelmektedir.
Do ruca huzuruna varır.
Buyrun beni ça ırmışsınınız ye ebubekir
elini öper... Ashaba şaşkınlık içerisindedir.
Efendimiz bu arada mescide girip namaz kılar. Nevfelde ardından mescide girer. Hatamül enbiya:
''Bu Allahın ayetidir. ''dedi.
''Acaba kimin sebebiyle zuhur etti?''.
İşte tam o sırada Cebrail (as) gelerek Allahın selamını getirdi:
''Ye resullah şükür secdesi eyle. Cenaba-ı Allah İsa (as) gibi senin ashabından birine de ölüleri diriltmek salahiyeti verdi. hZ. Ebubekir bir daha Allah deseydi. Bütün şehitler diriltilecekti.''
Kainatın efendisinin o mübarek dudakları senin sakalından öptü ve:
''Hak teali sana büyük bir ikramda bulundu. Allah a hamdı olsun ki bana Hz İsa gibi ölüleri diriltme izni verilen bir ümmet nasibe etti.''dedi.
Sen ne güzel bir ümmettin
Ne güzel bir kuldun ki Rabbim senin üzülmene dayanamadı.
Senin için ye Ebubekir en sevdi i şehitleri bile diriltmeye kalktı.
Sen ne güzel Allah dostuydun Ya Ebubekir ne güzel .