Ne mutlu o insana ki iyi huylarla süslenmiş hikmet ehliyle oturur,gururlu kişilerle değil"
Yine buyurdu ki;"olgun kişi başkasının kendisini incitmesinden incinmeyen kimsedir.Yiğit er ,incitmeyi hakedeni,kırılmaya layık olanı dahi incitmeyen,kırmayan kimsedir."
Mevlana bir gün kırılma,gücenme ve alcakgönüllülük hakkında sohbet ediyordu.
Diyordu ki:"Selvi ve kavak gibi meyvesiz ağaçların başları daima yukarıya doğru uzar.Meyveli ağaçların meyve yüklendikleri vakit,bütün dalları aşağı doğru sarkar.Olgun insanlar ,güzel ahlaki yüklenmiş olanlar da daima alçak gönüllü olurlar."
"Güzeller güzeli efendimiz de (s.a.v.) hiç şüphesizki bütün peygamberlerden daha alçak gönüllü ve sabırlı idi.Nitekim o, şöyle buyurmuştur;"Ben ,halka iyi huyla muamele etmek için emrolundum.Hiçbir peygamber benim kadar eziyete maruz kalmamıştır."
"Gerçekten te mübarek başını yardıkları,mübarek dişlerini kırdıkları vakit bile,sınırsız olan keremi yüzünden şöyle yakarmıştır:"Ey Allah ım! kavmime doğru yolu göster;çünkü onlar cahildirler,hakikati görmüyorlar."
"Diğer peygamberler,hakarete ve acı eziyetlere maruz kaldıkları zaman bu derecede dayanıklı olamadılar.Dolayısıylada kavimlerinin başına bazen taş yağdıibazen sele,suya kapıldılar,bazen de daha değişik bela ve musibetlere uğradılar.
"Efendimiz ise daha ağır şartlarda dahi daima insanların selametini istemiştir.İnsanlara selamet dilemekte Hz.Muhammed Mustafa'yı (s.a.v.)hiç kimse geçememiştir.
"İnsanoğlunun hamuru, topraktandır.Eğer insan toprak gibi alçak gönüllü olmazsa insan değildir."
Efendimizin izinden giden mevlana misal evliyada toprak gibi olmuşlar,kendilerine her türlü itham ve iftira pisliği atıldığı halde asla msiliyle karşılık vermemişler,varlıklarında güzelliği yeşertmeyi sürdürmüşlerdir.
Hz.Mevlana
Yine buyurdu ki;"olgun kişi başkasının kendisini incitmesinden incinmeyen kimsedir.Yiğit er ,incitmeyi hakedeni,kırılmaya layık olanı dahi incitmeyen,kırmayan kimsedir."
Mevlana bir gün kırılma,gücenme ve alcakgönüllülük hakkında sohbet ediyordu.
Diyordu ki:"Selvi ve kavak gibi meyvesiz ağaçların başları daima yukarıya doğru uzar.Meyveli ağaçların meyve yüklendikleri vakit,bütün dalları aşağı doğru sarkar.Olgun insanlar ,güzel ahlaki yüklenmiş olanlar da daima alçak gönüllü olurlar."
"Güzeller güzeli efendimiz de (s.a.v.) hiç şüphesizki bütün peygamberlerden daha alçak gönüllü ve sabırlı idi.Nitekim o, şöyle buyurmuştur;"Ben ,halka iyi huyla muamele etmek için emrolundum.Hiçbir peygamber benim kadar eziyete maruz kalmamıştır."
"Gerçekten te mübarek başını yardıkları,mübarek dişlerini kırdıkları vakit bile,sınırsız olan keremi yüzünden şöyle yakarmıştır:"Ey Allah ım! kavmime doğru yolu göster;çünkü onlar cahildirler,hakikati görmüyorlar."
"Diğer peygamberler,hakarete ve acı eziyetlere maruz kaldıkları zaman bu derecede dayanıklı olamadılar.Dolayısıylada kavimlerinin başına bazen taş yağdıibazen sele,suya kapıldılar,bazen de daha değişik bela ve musibetlere uğradılar.
"Efendimiz ise daha ağır şartlarda dahi daima insanların selametini istemiştir.İnsanlara selamet dilemekte Hz.Muhammed Mustafa'yı (s.a.v.)hiç kimse geçememiştir.
"İnsanoğlunun hamuru, topraktandır.Eğer insan toprak gibi alçak gönüllü olmazsa insan değildir."
Efendimizin izinden giden mevlana misal evliyada toprak gibi olmuşlar,kendilerine her türlü itham ve iftira pisliği atıldığı halde asla msiliyle karşılık vermemişler,varlıklarında güzelliği yeşertmeyi sürdürmüşlerdir.
Hz.Mevlana