Her zaman etrafında kendine uygun olanları sever ve söyler ama aynı örneklerin doğru olmadığını söyleyince "o başka" derler. Her zaman kendi düşüncesinin doğru olduğundan sapmazlar ve başka düşünce sahibi olanları ise "sapmış" olarak görürler kendilerinin sapma ihtimalini düşünmeden peki neden?
Ben söyleyim : Akılla değil nefisle düşündükleri için !!!
Olacakları düşünmeden hoşgörüyü ezerler. Arkalarına bakmadan önlerine devam ederler. Ama bir bilseler arkalarında ne yıkıntılar oluşuyor. Acaba zararın neresinden dönülse gerçekten kar mı ediliyor ? Zarardan döneyim derken başka bir zarar yoluna girmiş olma ihtimali yok mu? peki neden bunlar hiç düşünülmüyor?
Ben söyleyim : At gözlüğü çıkarılmadığından !!!
İnsan bazen düşünmeden hareket eder. Belkide bu hareketinin yanlış olduğunuda anlar. Ama etraf bunu durmadan yüzüne vurmayı adet haline getirir. Bununla bir yere varacaklarını sanırlar. Sanırlar ki bu bir meziyet peki neden?
Ben söyleyim : Kendi ayıplarını görmediklerinden !!!
İnsan bazen elinde olmadan bazı şeyleri kaybeder . Bazen de kazanıverir. Her ne olursa olsun hep birşeyler ister. Olunca sevinir olmayınca isyan eder. Yüz sözünü dinlemiş olsan bir sözünü dinlememiş olsan sana nankörsün der. Peki neden ?
Ben söyleyim : Kibrinden ve şükrün manasını bilmediğinden !!!
İnsan bazen olmayacağını bile bile bazı şeyleri taleb eder onun uğrunda çaba gösterir hep sabreder hep yol almaya çalışır. Ama kalbinde bir yerlerde bir düşünce vardır hep haykırır kendisine "olmayacak" diye. Bunu neden duymazdan gelip istemeye devam ederler ?
Ben söyleyim : Bu kalbde aynı zamanda "Allah'a sığınma" var diye !!!
Bazı insanlar sonbaharda yaprakların dökülmesi gibi adeta bitiverirler. Her yanlarından kaybederler. Tutunacak hiç bir dalları kalmaz . Kalbleri öyle kan ağlar ki dokunsanız binlerce ah işitirsiniz. Onlara dışardan bakarsında neyi var canım dersin. Ama içlerinde birbir depdebeli hayat vardır. Peki nasıl oluyorda bu kişiler hiç yılmıyorlar?
Ben söyleyim : Onlar Rablerini biliyorlarda ondan !!!
islam ve kulluk