NEFİS TERBİYESİ
Mürşid-i kâmil, daha önceden kendi nefsini idare edip yönetmiş biridir.
Müridlerini de aynı usûl ve edeple terbiye eder. O zaman da mürşid-i kâmilde, kutsî hadiste belirtildiği gibi, Allah Teâlânın ahlâkı ile ahlâklanma durumu meydana gelmiş olur. Kutsî hadis şöyledir:
Dikkat edin!... Dostlarımın bana kavuşma şevkleri çoğaldı. Benim onlara kavuşma arzum ise daha şiddetlidir.
Mürid kalbini mürşidine teslim ederse mürşid, terbiyesine aldığı müridlerinin nefislerini, kendi nefsi yerine koyar ve bu şekilde müridlerini terbiye eder.
Sühreverdî (k.s)
Avârifü'l-Maârif ten
Mürşid-i kâmil, daha önceden kendi nefsini idare edip yönetmiş biridir.
Müridlerini de aynı usûl ve edeple terbiye eder. O zaman da mürşid-i kâmilde, kutsî hadiste belirtildiği gibi, Allah Teâlânın ahlâkı ile ahlâklanma durumu meydana gelmiş olur. Kutsî hadis şöyledir:
Dikkat edin!... Dostlarımın bana kavuşma şevkleri çoğaldı. Benim onlara kavuşma arzum ise daha şiddetlidir.
Mürid kalbini mürşidine teslim ederse mürşid, terbiyesine aldığı müridlerinin nefislerini, kendi nefsi yerine koyar ve bu şekilde müridlerini terbiye eder.
Sühreverdî (k.s)
Avârifü'l-Maârif ten