Satırlarıma başlamadan önce,tarihi belirtmek isterim;
"Bugün günlerden dünün aynısı, ölüme çeyrek kala yazıyorum bunları.."
"Bugün günlerden dünün aynısı, ölüme çeyrek kala yazıyorum bunları.."
Çektiğimiz acılara tercüman olmak istemiyorum bu şiirimde,
sevdiğiniz adama/kadına hitap etmek istemiyorum asla.
Dünyada başka dert mi kalmadı, sevda haricinden ?
Aşkı konu etmek istemiyorum bugün.
Belki bencil olacağım ama
sevdiğiniz
yada sevilmediğiniz umrumda değil bugün.
Mutsuzmuyuz, yada mutlumuyuz,
inanın hiç ilgilenmiyorum.
Bugün ne giyinsem,
ne yesem,
nereye gitsem diye telaş ederken,
afrikada bir evladın
aylardır suya hasret kaldığını düşünmedik.
Bakın,
altını çizerek düşünmedik diyorum.
Velhasıl; düşünebilirdik.
Ama düşüncelerimize yer vermedik.
Çünkü bizler kendi mutluluğu için yarışan bencilleriz.
Buna itiraz eden varsa,
bu kesinlikle ben değilim diyorsa,
lütfen,
okumayı burda yarıda bıraksın..
sevdiğiniz adama/kadına hitap etmek istemiyorum asla.
Dünyada başka dert mi kalmadı, sevda haricinden ?
Aşkı konu etmek istemiyorum bugün.
Belki bencil olacağım ama
sevdiğiniz
yada sevilmediğiniz umrumda değil bugün.
Mutsuzmuyuz, yada mutlumuyuz,
inanın hiç ilgilenmiyorum.
Bugün ne giyinsem,
ne yesem,
nereye gitsem diye telaş ederken,
afrikada bir evladın
aylardır suya hasret kaldığını düşünmedik.
Bakın,
altını çizerek düşünmedik diyorum.
Velhasıl; düşünebilirdik.
Ama düşüncelerimize yer vermedik.
Çünkü bizler kendi mutluluğu için yarışan bencilleriz.
Buna itiraz eden varsa,
bu kesinlikle ben değilim diyorsa,
lütfen,
okumayı burda yarıda bıraksın..
Biz kulaklıklarımızı takıp
müziği son ses açıp dinlerken,
dünyanın bir ucunda birilerinin sadece bombaların ritmini dinlediğini,
bilgisayarımızda her hangi bir oyun oynarken,
bir filistinli çocuğun üzerine yağan kurşunlardan kendine oyun yaptığını,
ve geceleri gökyüzünde ki yıldızları keyifle izlerken,
bir yerlerde yangınların gecenin karanlığını delip geçtiğini, düşünmedik..
müziği son ses açıp dinlerken,
dünyanın bir ucunda birilerinin sadece bombaların ritmini dinlediğini,
bilgisayarımızda her hangi bir oyun oynarken,
bir filistinli çocuğun üzerine yağan kurşunlardan kendine oyun yaptığını,
ve geceleri gökyüzünde ki yıldızları keyifle izlerken,
bir yerlerde yangınların gecenin karanlığını delip geçtiğini, düşünmedik..
Üstünü çizerek söylemek istiyorum; düşünmedik.
Üstelik onlar bizim kardeşlerimiz..
Şimdi mahşerde onlar,
bize "neredeydiniz" diye sorarsalar,
ne diyeceğiz ?
bize "neredeydiniz" diye sorarsalar,
ne diyeceğiz ?
"Aklımızdaydınız,
ama vakit bulamadık kendi yaralarımızı sarmaktan mı" diyeceğiz.
Ne olacak mazeretimiz ?
ama vakit bulamadık kendi yaralarımızı sarmaktan mı" diyeceğiz.
Ne olacak mazeretimiz ?
Evet,
bugün günlerden dünün aynısı,
saat insanlığı beş geçiyor,
kıyamete çeyrek kaldı..
bugün günlerden dünün aynısı,
saat insanlığı beş geçiyor,
kıyamete çeyrek kaldı..
Meryem Aksoy