Yakın zamanlara kadar, bir gelenek halinde, Peygamberimizin ve bütün peygamberlerin hayatları, mucizeleri, sözleri; evlerde, camilerde, okullarda nesillerden nesillere nakledilirdi. Her çocuk, aklı ermeye başlar başlamaz, işte bu büyüklerin dünyasında yetişirdi ve yetiştirilirdi. Her çocuğun ruhunda, Bedir savaşının zafer sevinci, Uhud savaşının yenilgi hüznü, Hendek savaşının çetin saniyeleri, Mekke fethinin bütün bir zaferler zincirine ilk halka olan tarih açıcı soluğu bir kere daha canlanırdı. Peygamberlerin etrafında sahabeler, daha sonra imamlar, veliler, bilginler, kahramanlar, çocuğun ruhunu bir destan havasına bürürdü. Bizzat babası, annesi ve kardeşleri de aynı hava içinde yetişmiş olan çocuk, şahsiyetinin bir tohum gibi yavaş yavaş açılan katlarını açarken, bu örnekleri gün gün ruhuna sindirirdi. Anadolunun ücra bir köşesinden gelmiş bir Mehmetçiğin aklı aşan kahramanlıklarının işte asıl kaynağı, bu örnekleri bütün bir yetişme çağında en tabiî bir şekilde yaşamasıdır...
Gençliğimize, Peygamberimizi her durumda, her şartta örnek olarak göstermemiz, kalbleri Peygamber sevgisiyle doldurmamız en büyük ödevlerimizdendir. Biz bunu yaparsak, sonra onlar kendiliklerinden öbür örnekleri de bulacak ve seçeceklerdir. Kalbleri silinmez Peygamber aşkıyla dolu, örnekleri Peygamber olan bir nesil, zamanın fatihi bir nesil demektir
Gençliğimize, Peygamberimizi her durumda, her şartta örnek olarak göstermemiz, kalbleri Peygamber sevgisiyle doldurmamız en büyük ödevlerimizdendir. Biz bunu yaparsak, sonra onlar kendiliklerinden öbür örnekleri de bulacak ve seçeceklerdir. Kalbleri silinmez Peygamber aşkıyla dolu, örnekleri Peygamber olan bir nesil, zamanın fatihi bir nesil demektir