Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika

Selim Hanife uzun yıllar boyunca Mekke'de ikamet ediyor. Burada, Risale-i Nur'u okuyup Nur hizmetlerini gerçekleştiren Seyyidler Cemeatinin önde gelen isimleriyle birlikte, 26-27 Temmuz 2005 tarihinde, İstanbul'da düzenlenen Risale-i Nur ve Tasavvuf mevzulu ilmî toplantılara katıldı. İstanbul İlim ve Kültür Vakfı tarafından organize edilen bu ilmî toplantıların yanı sıra, 9 A ustos 2005 tarihinde İstanbul'dan ayrılışlarına kadar geçen iki haftalık süre zarfında yaptıkları ziyaret ve müşahedelerini uzun bir mektup halinde bize gönderdi.
Selim Hanife mektubuna "Aziz, Sıddık, Sebatkâr, Hakaik-i İmaniye ve Kur'âniye'ye, Kuran'ın bu asra bakan tefsiri Risale-i Nur'a hizmetkar kardeşlerimiz! Ve mübarek ve muazzez sevgili üstadımızın hakikatli talebeleri!" hitabıyla başladı. Hemen ardından, Nur talebelerinin ve bütün İslâm âleminin mübarek üç aylarını, özellikle Ramazan ayı ve içindeki Kadir gecesini tebrik etti.
Sempozyuma Suriye'den Ramazan El-Bûti ve o lu Tevfik El-Bûti, Dr. Ebu'l-Hudâ; Irak'tan Muhsin Abdulhamid, Edip Debba ; Cezayir'den Ammar Ceydal; Fas'tan Mustafa Bin Hamza, Ferid El- Ensarî; Mekke'den Seyyid Şeyh Muhammed İsmail Zeyn, Gavs-ı Geylanî Hazretlerinin torunlarından Seyyid Ömer Geylanî ve Seyyid Muhammed İbrahim Elmas ve Türkiye'den Prof. Dr. Suat Yıldırım gibi İslâm âleminden tanınmış âlimlerin Bediüzzaman ve Risale-i Nur Külliyatındaki tasavvuf yorumlarıyla ilgili görüş ve de erlendirmelerini sundular.
Selim Hanife, mektubunun devamında, 27 Temmuz Çarşamba akşamı, Sempozyuma katılanlara yönelik Nesil Şirketler Grubu toplantı salonunda yemekli bir toplantı verildi ini; bu yemekte Seyyid Ömer Geylanî ve Seyyid Muhammed Zeyn'in Risale-i Nur ve hizmetini takdir ve tebrik eder tarzda yaptı ı konuşmaların toplantıya katılan herkesi sürura gark etti ini dile getirdi. Ardından, ertesi günü, Mekke'den gelen 10 kişilik Seyyidler Cemaatinin Topkapı Sarayını ziyaretleriyle ilgili bazı müşahedelerini aktardı. Buna göre, Seyyidleri en fazla etkileyen gelişme Tarihçi İlber Ortaylı rehberli inde Saraydaki mukaddes emanetleri ziyaret ederken gerçekleşti. Burada gözyaşlarını tutamadılar. Di er yandan bu ziyaret sırasında bazı basın mensupları da kendileriyle röportaj yaptılar. Bu röportajda Osmanlıların İslâma çok hizmet etti ini; Kur'ân'a ve Resulüllullah'a (a.s.m.) ait her şeyi çok güzel muhafaza ettiklerini; bütün Müslümanların Osmanlılara şükran borcu oldu unu söylediler.
Selim Hanife, mektubunda aktardı ı üzere, on kişilik Seyyidler Cemeati 29 Temmuz Cuma sabahı Ebû Eyyub el-Ensarî'nin türbesini ziyaret ettiler. Cuma namazını Fatih Camiinde kıldılar ve ardından Fatih Sultan Mehmed'in türbesini ziyaret ettiler. Ardından Üstad Bediüzzaman'ın hizmetinde bulunmuş talebelerinden olan Ahmet Aytimur A abeyi, ziyaret ettiler. 30 Temmuz Cumartesi günü, Seyyidler Cemaati yine Üstad Hazretlerinin en yakın talebelerinden olan Mustafa Sungur A abeyle birlikte, havayolu aracılı ıyla Diyarbakır'a hareket ettiler.
Burada Hz. Halid Bin Velid'in (r.a.) o lu Süleyman Bin Halid'le birlikte yirmi yedi sahabenin medfun bulundu u türbe ve camiyi ziyaret ettiler.
31 Temmuz Pazar günü, Nur Risalelerinin ilk talebesi ve ilk muhatabı olan Albay Hulûsi a abey için Elazı 'da düzenlenen mevlide misafir Seyyidlerin yanı sıra, Mustafa Sungur, Hüsnü Bayram ve Seyyid Salih Özcan da katıldı.
Mevlit sırasında, gerek Seyyidleri, gerekse orada hazır bulunan cemaati çok tesir eden bir hadise yaşandı.
Mevlidin gerçekleştirildi i camide ö le namazının farzı Mekke'den gelen Seyyid Ömer Geylanî'nin imametinde kılınmıştı. Namazdan sonra Seyyid Salih Özcan, gözyaşları içinde Üstad Bediüzzaman'la ilgili bir hatırasını şöyle aktardı: "Bediüzzaman Hazretleri bundan elli beş sene önce bana, 'Senin yanına Seyyidlerden bir cemaat gelecek. Onlardan biri Abdulkadir Geylanî hazretlerinin torunu olup, size imamlık yapacak ve namaz kıldıracak' demişti."
Mevlidin ardından Bingöl, Muş, Tatvan ve Patnos'ta çeşitli ziyaretlerde bulunan Seyyidler Cemeati, Van'daki bir Nur Sohbetine katıldılar. Çok kalabalık bir dinleyici kitlesine bir konuşma yapan Seyyid Muhammed İbrahim Elmas, konuşmasının bir yerinde şunları söyledi:
"Biz Arapça olarak Tefsir, Hadis gibi dinî ilimleri tahsil ettik. Ancak Risale-i Nur'u okudu umuzda çok şeyler hissediyoruz. Biz ilk başta, dinî mevzulara ve kitaplara meraklı oldu umuz için Risale-i Nur'u da dinî bir kitaptır diye okumaya başlamıştık. Fakat okudukça çok farklı bir tefsir oldu unu anladık. Herkes âlim olmak ister. Ama bu çok zordur. Ancak Üstad Bediüzzaman bu hedefi herkes için kolaylaştırdı. İşte bu yüzden 'Kim Risale-i Nur'u bir sene okursa zamanın hakikatli bir âlimi olabilir' demişti."
Van'da ziyaret edilen yerlerin başında, Üstadın Van'da kaldı ı yerler vardı. Nurşin Camii, Erek Da ı, Van Kalesi, Horhor Medresesi, Nurs, Hizan ziyaretleri, özellikle misafir Seyyidleri çok etkiledi. Çünkü ziyaret sırasında kendilerine bu mekânlar ve yerlerle ilgili bilgiler de veriliyordu.
Van'dan sonra Seyyidlerin ziyaret mekânları Diyarbakır, Urfa, Gaziantep, Adana, Pozantı ve Konya oldu. Konya'da iştirak edilen bir Nur sohbetinde Seyyid Muhammed Elmas, Mekke'deki Nur hizmetlerinden bahsetti. Cumartesi günleri Seyyid Nebil Elbaz'ın, Pazar günleri Seyyid Halid El-Cifrî'nin, Pazartesi Seyyid Muhammed İsmail Zeyn'in evlerinde veya belirledikleri mekânlarda Arapça Risale-i Nur dersleri yapıldı ını anlattı. Bütün Arap Yarımadasında İkra, Katar, Mecd gibi televizyon kanallarında Üstad Bediüzzaman ve Risale-i Nur hakkında tanıtıcı bilgilerin aktarıldı ını, muhtelif gazete ve mecmualarda makalelerin yayınlandı ını; Üstad'la ilgili konferansların gerçekleştirildi ini; bazı camilerde hususan İhlâs ve Uhuvvet Risâlelerinden hutbeler verildi ini söyledi.
Bu ziyaretler sırasında misafir Seyyidler, fırsat buldukça Mekke'deki yakınlarına ve tanıdıklarına telefon açıp, yaşadıkları ve müşahede ettikleri hadiseler hakkında bilgi veriyorlardı. Seyyid Ali Elmas'ın ailesini aradı ı sırada söyledi i sözler duyanları hem güldürdü, hem düşündürdü. Seyyid Ali, ilk aradı ında "Nur Talebeleri burada her on karışta bir dershane açmışlar" demişti. İkinci kez aradı ında ise şu ifadeyi kullandı: "Hayır! On karışta bir de il; her taşın altında bir Nur dershanesi açmışlar."
Seyyidler, Konya ziyaretinin ardından Senirkent'e geçtiler ve orada Üçüncü Mektub'un telif edildi i Çam Da ı'na, Tepelice Mevki'ine çıktılar. Ardından Barla'ya geçtiler ve Said Özdemir, Abdulkadir Badıllı, Mustafa Birlik, Abidin Kavurmacı, Fuat Tüfekçi gibi önde gelen Nur talebelerinin de bulundu u, Üstad Bediüzzamanla ilgili hatıraların anlatıldı ı bir Nur sohbetine katıldılar.
Misafir Seyyidler, Barla'da, İslamköy'de, Sav'da, Isparta'da, Emirda 'da, Eskişehir'de, Bursa'da çeşitli ziyaretler gerçekleştirdiler. Said Özdemir, Mustafa Sungur, Abdülkadir Badıllı a abeylerin de bulundu u muhtelif sohbetlere katıldılar.
Büyük bir heyecan ve şevk dolu ifadelerle gerek kendi, gerekse misafir Seyyidlerin müşehedelerini yazılı olarak aktaran Selim Hanife, mektubunun sonunda "Bu nefes kesen, duygu yüklü, bizim için ömrümüzün nadide bir hatırası olan yolculuk 9 A ustos Salı günü Mekke'ye dönüşle sona erdi" ifadesine yer verdi. Yo un bir tempoyla gerçekleştirilen ziyaret programının Mekke'deki yansımalarını ise şöyle aktardı:
"Mekke'ye döndükten sonra bizimle Türkiye'ye gelemeyen Seyyidler çok üzüldüler. En kısa zamanda kendilerinin de Türkiye'ye, Kur'ân Hizmetlerini yakından müşahede etmeye gideceklerini söylediler. Türkiye dönüşü adeta cismen Mekke'de fakat ruhen ve kalben hâlâ Türkiye'deymişiz gibi uzun bir müddet, belki günlerce heyecanımız teskin olmadı."

* Bu haber Risale-i Nur Araştırma Merkezi tarafından hazırlanmıştır. Kaynak gösterilerek veya izin alınarak yayınlanabilir.
 

DuaM

cici anne :)
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,561
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
Mekke'ye döndükten sonra bizimle Türkiye'ye gelemeyen Seyyidler çok üzüldüler. En kısa zamanda kendilerinin de Türkiye'ye, Kur'ân Hizmetlerini yakından müşahede etmeye gideceklerini söylediler

İnşaALLAHH
 

YaMusaB

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,716
Aldığı Beğeniler
5
Seyyid Ali, ilk aradı ında "Nur Talebeleri burada her on karışta bir dershane açmışlar" demişti. İkinci kez aradı ında ise şu ifadeyi kullandı: "Hayır! On karışta bir de il; her taşın altında bir Nur dershanesi açmışlar."


:)
 
Üst Alt