- Üyelik Tarihi
- 11 Şub 2008
- Mesajlar
- 77
- Aldığı Beğeniler
- 1
Nurlu Sözler'inden
"Elde Kur'ân gibi bir mucize-i bâki varken, başka burhan [delil] aramak aklıma zâid [gereksiz] görünür. Elde Kur'ân gibi bir burhan-ı hakikat varken, münkirleri ilzam [susturmak] için gönlüme sıklet [ağırlık] mi gelir?" (Sözler, s, 365)
"Cenâb-ı Hakk'a iman eden, elbette O'na itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstakimi [doğru olanı] ve en kısası, bilâşüphe, Habibullahın gösterdiği ve takip ettiği (Ehl-i Sünnet) yoludur." (Lem'alar, s, 52)
"Marîz [hastalıklı] bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba-ı Kur'andır." (Kur'an'a uymaktır). (Mektubat, s, 468
"Azametli, bahtsız bir kıt'anın; [Asya'nın] şanlı, talihsiz bir devletin; [Osmanlı] değerli, sahipsiz bir kavmin reçetesi, İttihad-ı İslâm'dır [İslam birliği]." (Mektubat, s, 468
"Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise her şey dosttur.
Yârân istersen Kur'ân yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını [yaşadıkları olayları] seyredip ünsiyet (yakınlık) eder. Mal istersen kanaat yeter. Evet, kanaat eden iktisat eder; iktisat eden bereket bulur. Düşman istersen nefis yeter. Evet, kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider. Nasihat istersen ölüm yeter. Evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan [dünya sevgisinden] kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır." (Mektubat, s, 282)
"Ümitvar olunuz. Şu istikbal inkilabatı içinde en yüksek gür sada, İslam'ın sadası olacaktır..."
"Elde Kur'ân gibi bir mucize-i bâki varken, başka burhan [delil] aramak aklıma zâid [gereksiz] görünür. Elde Kur'ân gibi bir burhan-ı hakikat varken, münkirleri ilzam [susturmak] için gönlüme sıklet [ağırlık] mi gelir?" (Sözler, s, 365)
"Cenâb-ı Hakk'a iman eden, elbette O'na itaat edecek. Ve itaat yolları içinde en makbulü ve en müstakimi [doğru olanı] ve en kısası, bilâşüphe, Habibullahın gösterdiği ve takip ettiği (Ehl-i Sünnet) yoludur." (Lem'alar, s, 52)
"Marîz [hastalıklı] bir asrın, hasta bir unsurun, alîl bir uzvun reçetesi; ittiba-ı Kur'andır." (Kur'an'a uymaktır). (Mektubat, s, 468
"Azametli, bahtsız bir kıt'anın; [Asya'nın] şanlı, talihsiz bir devletin; [Osmanlı] değerli, sahipsiz bir kavmin reçetesi, İttihad-ı İslâm'dır [İslam birliği]." (Mektubat, s, 468
"Dost istersen Allah yeter. Evet, O dost ise her şey dosttur.
Yârân istersen Kur'ân yeter. Evet, ondaki enbiya ve melâike ile hayalen görüşür ve vukuatlarını [yaşadıkları olayları] seyredip ünsiyet (yakınlık) eder. Mal istersen kanaat yeter. Evet, kanaat eden iktisat eder; iktisat eden bereket bulur. Düşman istersen nefis yeter. Evet, kendini beğenen belâyı bulur, zahmete düşer; kendini beğenmeyen safâyı bulur, rahmete gider. Nasihat istersen ölüm yeter. Evet, ölümü düşünen, hubb-u dünyadan [dünya sevgisinden] kurtulur ve âhiretine ciddî çalışır." (Mektubat, s, 282)
"Ümitvar olunuz. Şu istikbal inkilabatı içinde en yüksek gür sada, İslam'ın sadası olacaktır..."