National Geographic Türkiye Dergisi'nin Kasım ayı sayısından bir fotoğraf... Yazar, biyolog ve fotoğrafçı Mark W. Moffet'in tabiatın harika sırlarından birini ortaya çıkardığı çalışmalardan... Ekvator'daki bir yağmur ormanının tabanında şapkaları topluluğun diğer üyelerinden gelen sporlarla kaplı mantarlar ve bir karınca. Karınca, bu sporları ormanın başka nemli köşelerine taşıyacak. Ve tür yaşamaya devam edecek. Fotoğrafı çeken Moffet, o kritik anın öneminin farkında olan mantarların yeryüzünün bu minicik köşesinde düzenledikleri büyük ilahi töreni yakalıyor.
Yine National Geographic Türkiye Dergisi'nin Kasım sayısından bir fotoğraf. Afrika Namibya'da akşam güneşi, duvar gibi yükselen kumulların oluşturduğu fon üzerine ölü akasyaların silhuetini kutsuyor. Güneşin oraya ulaşabildiği her akşam tabiatın bıkmadan düzenlediği bir cenaze töreni sanki...
Filistin'de son 6 yıldan beri bir defada en fazla sivilin öldüğü olaymış... Beit Hanoun kentinde İsrail saldırısında tank mermisinin vurduğu, çoğu çocuk ve kadın 18 kişinin öldüğü yer burası... Şarapnel izlerinin yeraldığı duvardaki badanaya düşen ışık, masumiyetin, masumların ölümünü anlatmak gayretinde sanki... Duvardaki beyazlık umutsuz bir sargı bezi gibi duruyor. Oradaki çocuklar ölen çocukların ve kare içindeki sağdan sola hüznün boşluklarını dolduruyor. Hem ayrıca adeta duvar bile böylesine bir hoyratlığın şaşkınlığını barındırıyor.
Afganistan'da bir çocuk akranlarıyla uçurtma uçurduktan sonra gün batarken eve dönüyor. Fotoğrafı çeken meslektaşımız Rodrigo Abd, 'o' anla gönderdiği alt yazıda yakın geçmişe dikkat çekiyor. Çocukları duadan ve dinden uzaklaştırır diye Afganistan'da Taliban rejimi döneminde uçurtmanın yasak olduğunu hatırlatıyor... Çocuğun sırtındakinin duruşuna ve haline bakılırsa, galiba uçurtmalar o döneme hala dargın..
Keşmir'deki ünlü Dal gölünde yüzer evlerden birinin sahibesi, günlük temizlik için kova yıkıyor... Dal Gölü, Keşmir'in en önemli turistik cazibe merkezi. Sayıları 1200'ü bulan yüzer evler de bölge turizminin amiral gemileri. Bunda bu evlerin gölle, bölgedeki tabiatla barışık zarif konutlar olmasının önemli payı var. Biz 'o' andan şöyle bir izlenim edindik: Bu dar açılı fotoğrafta bile gölün, ışığın o bölgenin insanından ve çevreyle uyumlu yapılaşmadan hoşnutluğu sezilebiliyor.
İspanya Malaga'daki Limonero Nehri aşırı yağışlar yüzünden taştı. Fotoğrafa bakarken aklınıza ilk gelen ''Arabada kimse var mı?'' sorusuysa eğer, haklısınız... Uzaktan anlaşılamamış. Kurtarma timlerinden bir itfaiye eri de içerde birinin var olup olmadığını kontrol için aracın yanına kadar gitmiş... Var mıymış? Yok muymuş? Epey araştırdık. Reuters bu ayrıntıyı vermemiş.
Borneo'da gerek arazi açmak için gerekse kereste için yaşam alanlarından sürülen orangutanlardan biri ''Kurtarıldıktan'' sonra geçici barınağı kafesin içinden hem soruyor, hem yalvarıyor hem de hüzünle ayıplıyor. Zaten bu alemde kendilerine ne kadar yer kaldıysa buna koşut bir açıklıktan mesajlarını iletiyor. Yine de o kadarcık alan güçlü bakışların aktarılmasına yetiyor.