Hicretinizdi Efendim
siz geldiniz...
geldiniz Yesrib'i Medine eylediniz
bize medeniyet getirdiniz
siz geldiniz...
geldiniz Yesrib'i Medine eylediniz
bize medeniyet getirdiniz
Ogün orada...Rüzgarın kainatta dengi olmayan hasreti fısıltadığı yerde.
O gün orada..Gün ışıklarının bütün zamanların en parlak yıldızına "hoşgeldin"dediği yerde....O gün, orada....Nicedir susuz ryhların billur ruhunu su gibi yudumlamayı umduğu yerde.
Ogün orada...Dağları tebessüme getiren,güneşin yüzünü aydınlatan, kalplere hiç bitmez teselliler getiren incecik silüetin ufukta belirdiği yerde...
Senin yolunu gözleyen çocukların suratında kirli sarı bir çöl tozu olmalıydım.
O gün orada olmalıydım."Bedr doğdu üzerimize"diyen genç kızların dilinden savrulmuş bir "ah!" olmalıydım.O gün orada olmalıydım.
O gün En Sevgiliyi(asm) ağırlayan yaşlı gözleri gölgeleyen sıradan bir kiprik olmalıydım.O gün orada olmalıydım.
Olamadım.Ne abı ki,seni bekleyenler arasında olamadım
Bugün buradayım ey Sevgili...
Senin gözlerinin değdiği şehirde.
Senin gözlerinin değdiği mihraba koydum alnımı.
Senin ayağına toz olan toprağı avuçladım.
Senin kucaklıyan Uhud'un kucağında ağladım.
Bugün buradayım...
Geç kaldım biliyorum.
Seni bekleyenler arasında olamamanın mahçupluğu var yüzümde.
Bugün yitik bir ruhu sürüklüyorum yanımda.Seni bekleyenlerin yanına sokulmak niyetim.Geç kalmışlığımı, hiç olmazsa, toprağına yüz sürerek telafi etme telaşındayım.Senin gözlerinin döndüğü semaya yöneliyorum.Şu çorak yüreğim, bir Medine yağmırlarıyla yeniden dirilmek istiyor.
Bu katran karası gecelerim Veda tepelerinde bekleyen çocukların hasretini paylaşıyor.
"Aranızdadır Allah'ın elçisi" muştusunu içmeye eğiliyor sözlerim."İmanı sevdiren" yüzüne uçuşuyor tereddütlerim."İnanmayı kalbimde sesleyen" bakışına koşuyor gözlerim.Bir hicret müjdesi bekliyor, bir peygamber vuslatı gözlüyor hasretlerim.
O gün orada..Gün ışıklarının bütün zamanların en parlak yıldızına "hoşgeldin"dediği yerde....O gün, orada....Nicedir susuz ryhların billur ruhunu su gibi yudumlamayı umduğu yerde.
Ogün orada...Dağları tebessüme getiren,güneşin yüzünü aydınlatan, kalplere hiç bitmez teselliler getiren incecik silüetin ufukta belirdiği yerde...
Senin yolunu gözleyen çocukların suratında kirli sarı bir çöl tozu olmalıydım.
O gün orada olmalıydım."Bedr doğdu üzerimize"diyen genç kızların dilinden savrulmuş bir "ah!" olmalıydım.O gün orada olmalıydım.
O gün En Sevgiliyi(asm) ağırlayan yaşlı gözleri gölgeleyen sıradan bir kiprik olmalıydım.O gün orada olmalıydım.
Olamadım.Ne abı ki,seni bekleyenler arasında olamadım
Bugün buradayım ey Sevgili...
Senin gözlerinin değdiği şehirde.
Senin gözlerinin değdiği mihraba koydum alnımı.
Senin ayağına toz olan toprağı avuçladım.
Senin kucaklıyan Uhud'un kucağında ağladım.
Bugün buradayım...
Geç kaldım biliyorum.
Seni bekleyenler arasında olamamanın mahçupluğu var yüzümde.
Bugün yitik bir ruhu sürüklüyorum yanımda.Seni bekleyenlerin yanına sokulmak niyetim.Geç kalmışlığımı, hiç olmazsa, toprağına yüz sürerek telafi etme telaşındayım.Senin gözlerinin döndüğü semaya yöneliyorum.Şu çorak yüreğim, bir Medine yağmırlarıyla yeniden dirilmek istiyor.
Bu katran karası gecelerim Veda tepelerinde bekleyen çocukların hasretini paylaşıyor.
"Aranızdadır Allah'ın elçisi" muştusunu içmeye eğiliyor sözlerim."İmanı sevdiren" yüzüne uçuşuyor tereddütlerim."İnanmayı kalbimde sesleyen" bakışına koşuyor gözlerim.Bir hicret müjdesi bekliyor, bir peygamber vuslatı gözlüyor hasretlerim.

