Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
ÖĞRETMEN

Öğretmenin adı bayan Thompson'du ve 5.sınıf öğrencilerinin önünde ayakta
durduğu ilk gün onlara bir yalan söyledi. Çoğu öğretmen gibi, onlara baktı
ve hepsini aynı derecede sevdiğini söyledi. Bu mümkün değildi, çünkü orada
en önde, sırasına adeta çökmüş gibi oturan küçük bir öğrenci vardı.

Adı Teddy Stoddard. Bir önceki yıl, bayan Thompson, Teddy'i gözlemiş, onun
diğer çocuklarla oynayamadığını; giysilerinin kirli ve kendinin de hep banyo
yapması gereken bir halde olduğunu görmüştü ve Teddy mutsuz da olabilirdi.

Çalıştığı okulda bayan Thompson, her öğrencinin geçmişteki kayıtlarını
incelemekle de görevlendirilmişti ve Teddy'nin bilgilerini en sona
bırakmıştı. Onun dosyasını incelediğinde şaşırdı. Çünkü; birinci sınıf
öğretmeni:
"Teddy zeki bir çocuk ve her an gülmeye hazır.
Ödevlerini düzenli olarak yapıyor ve çok iyi huylu...
Ve arkadaşları onunla olmaktan mutlu..." diye yazmıştı.

İkinci sınıf öğretmeni:
"Mükemmel bir öğrenci, arkadaşları tarafından sevilen, fakat evde annesinin
amansız hastalığı onu üzüyor ve sanırım evdeki yaşamı çok zor.." diyordu.

Üçüncü sınıf öğretmeni:
"Annesinin ölümü onun için çok zor oldu. Babası ona yeterince ilgi
gösteremiyor ve eğer birşeyler yapılmazsa evdeki olumsuz yaşam onu
etkileyecek. diye yazmıştı.

Dördüncü sınıf öğretmenine gelince:
"Teddy içine kapanık ve okula hiç ilgi göstermiyor, hiç arkadaşı yok ve
bazen sınıfta uyuyor." demişti.

Şimdi bayan Thompson sorunu çözmüştü ve kendinden utanıyordu. Öğrenciler ona
güzel kağıtlara sarılmış süslü kurdelerele paketlenmiş yeni yıl hediyeleri
getirdiğinde kendini daha da kötü hissetti. Çünkü Teddy'nin armağanı kaba
kahverengi bir kese kağıdına beceriksizce sarılmıştı.
Bunu diğer öğrencilerin önünde açmak ona çok acı verdi.

Bazıları, paketten çıkan sahte taşlardan yapılmış, birkaç taşı düşmüş
bileziği ve üçte biri dolu parfüm şişesini görünce gülmeye başladılar, fakat
öğretmen, bileziğin ne kadar zarif olduğunu söyleyerek ve parfümden de
birkaç damlayı bileğine damlatarak onların bu gülmelerini bastırdı.

O gün okuldan sonra Teddy öğretmenin yanına gelerek; "Bayan Thompson, bugün
hep annem gibi koktunuz" dedi.

Çocuklar gittikten sonra öğretmen yaklaşık bir saat kadar ağladı. O günden
sonra da çocuklara okuma, yazma, matematik öğretmekten vaz geçerek onları
eğitmeye başladı. Teddy'ye özel bir ilgi gösterdi.
Onunla çalışırken zekasının tekrar canlandığını hissetti.
Ona cesaret verdikçe çocuk gelişiyordu. Yılın sonuna dek, Teddy sınıfın en
çalışkan öğrencilerinden biri olmuştu.

Öğretmenin, hepinizi aynı derecede seviyorum yalanına karşın Teddy, onun en
sevdiği öğrenci olmuştu.

Bir yıl sonra, kapısının altında bir not buldu. Teddy'dendi.
Tüm yaşantısındaki en iyi öğretmenin kendisi olduğunu yazıyordu. Ondan yeni
bir not alana kadar 6 yıl geçti.
Notunda liseyi bitirdiğini ve sınıfındaki üçüncü en iyi öğrenci olduğunu ve
bayan Thompson'un halâ hayatında gördüğü en iyi öğretmen olduğunu yazıyordu.
Dört yıl sonra, bir mektup daha aldı Teddy'den. O arada zamanın onun için
zor olduğunu çünkü üniversitede okuduğunu ve çok iyi dereceyle mezun olmak
için çok çaba sarfetmesi gerektiğini yazıyordu. Ve bayan Thompson halâ onun
hayatında tanıdığı en iyi öğretmendi.
Daha sonra dört yıl daha geçti ve bir mektup daha geldi.
Çok iyi bir dereceyle üniversiteden mezun olduğunu ama daha ileriye gitmek
istediğini yazıyordu. Ve halâ bayan Thompson onun tanıdığı ve en çok sevdiği
öğretmendi.
Bu kez mektubun altındaki imza biraz daha uzundu.
Theodore F.Stoddard Tıp Doktoru.

Bu hikaye burda bitmedi. İlkbaharda bir mektup daha aldı bayan Thompson.
Teddy hayatının kızıyla tanıştığını ve evleneceğini yazmıştı. Babasının
birkaç yıl önce öldüğünü, bayan Thompson'un düğünde damadın anne ve babası
için ayrılan yere oturup oturamayacağını soruyordu. Tabii ki oturabilirdi.

Tahmin edin ne oldu?
Bayan Thompson törene giderken özenle sakladığı birkaç taşı düşmüş olan o
bileziği taktı, Teddy'nin ona verdiği ve annesi gibi koktuğunu söylediği
parfümden sürmeyi de ihmal etmedi.

Birbirlerini sevgiyle kucaklarlarken, Teddy, onun kulağına "Bana inandığınız
için çok teşekkürler bayan Thompson, kendimi önemli hissetmemi sağladığınız
için ve beni böyle değiştirdiğiniz için de..." diye fısıldadı.

Bayan Thompson gözünde yaşlarla ona karşılık verdi:
"Yanılıyorsun Teddy... Ben değil, sen bana öğrettin.

Seninle karşılaşıncaya kadar
ben öğretmenliği bilmiyormuşum..!"


Yazarı bilinmiyor
İngilizce'den çeviren: Doğugül Kan
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Orjinal Yazarı fzehra
Birbirlerini sevgiyle kucaklarlarken, Teddy, onun kulağına "Bana inandığınız
için çok teşekkürler bayan Thompson, kendimi önemli hissetmemi sağladığınız
için ve beni böyle değiştirdiğiniz için de..." diye fısıldadı.

Çok güzel bir yazı ablacım.Evet burda ki şablon cümle"kendimi önemli hissetmemi sağlamak".Bütün mesele bu.
 

Başak

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
1,488
Aldığı Beğeniler
5
Gerçekten çok güzel bir hikayeymiş annecim..

Eğitimde ön yargılı olmamak çok önemli.. Çocuklara ne lazım ise öyle muamele etmek de..

Herkeze aynı ilgiyi göstermemek lazım.. Herkesin durumuna göre ilgi ve sevgi vermek gerekiyor..

Ayrıca;
Maşallah Zeynep abla, hep onikiden vuruyosun... :)
 

silaucan

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
9 Eyl 2005
Mesajlar
1,962
Aldığı Beğeniler
7
İşte eğitim sistemimizin ve öğretmenlerimizin olması gereken hali budur,öğrenciye önemli olduğunu ve başarabileceğini hissettirmek....

Çünkü her insanın içinde takdir edilme gereksinimi vardır....Bu yemek,içmek kadar önemli ve gereklidir....

Bu ihtiyacı ilk önce ailede,sonra eğitim sürecinde ve en sonda hayatın her alanında karşılamak isteriz.....

Fakat bazen takdire şayan davranışlarımız görmezden gelinirse bir yıkım sözkonusu olabilmekte....


Anlatılan öyküde yıkımlar değil yapımlar ele alınmış,örnek olması için dua etmekteyim....

Fzehra abla dönüşün muhteşem oldu ve ben bu öykünün herkesçe bilinmesini sağladığın için hürmetle ellerinden öperim....
 

fzehra

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
25 Ağu 2005
Mesajlar
9,365
Aldığı Beğeniler
1,490
Konum
İstanbul
Orjinal Yazarı silaucan
İşte eğitim sistemimizin ve öğretmenlerimizin olması gereken hali budur,öğrenciye önemli olduğunu ve başarabileceğini hissettirmek....

Çünkü her insanın içinde takdir edilme gereksinimi vardır....Bu yemek,içmek kadar önemli ve gereklidir....

Bu ihtiyacı ilk önce ailede,sonra eğitim sürecinde ve en sonda hayatın her alanında karşılamak isteriz.....

Fakat bazen takdire şayan davranışlarımız görmezden gelinirse bir yıkım sözkonusu olabilmekte....


Anlatılan öyküde yıkımlar değil yapımlar ele alınmış,örnek olması için dua etmekteyim....

Fzehra abla dönüşün muhteşem oldu ve ben bu öykünün herkesçe bilinmesini sağladığın için hürmetle ellerinden öperim....

çok tşk ederim can kardeşlerim evet eğitim çocuk için en önemli olan bir unusurdur

buda önce ailede sonra okulda başlar..

hatta bazen okul ön planda olur
mesela bazen anne ve baba çocukları için ne kadar evden eğitmeye başlasalar çocuk bunları algılamayabilir ama okuldaki öğretmeni bunda daha etkili olabilir
kısaca yaşadığım bir örneği vermek isterim

büyük kızımı yetiştirirken ezanı muhammedi okunurken konuşulmuyacağını tv veya radyo sesinin kısılması gerektiğini defalarca söylemişimdir

ama o heralde hiç kulağına katmamış ve biz bunu hiç söylememişiz gibi
bir gün okuldan geldi bana dediki anne öğretmenim bugün bize çocuklar susun ezanı muhammedi okunuyor ve ezanı muhammedi okunurken konuşulmaz dedi dedi

ve ben inanın çok şaşırdım ogün anladımki iyi bir öğretmen yeri geldiğinde anne ve babadan çocuklar üerinde daha etkili olabiliyor ve ben ondan sonra öğretmeniyle tanışıp dostluğu çok ilerilere götürdüm..
 

optional98

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
22 Eyl 2005
Mesajlar
106
Aldığı Beğeniler
1
Orjinal Yazarı silaucan
İşte eğitim sistemimizin ve öğretmenlerimizin olması gereken hali budur,öğrenciye önemli olduğunu ve başarabileceğini hissettirmek....

Çünkü her insanın içinde takdir edilme gereksinimi vardır....Bu yemek,içmek kadar önemli ve gereklidir....

Bu ihtiyacı ilk önce ailede,sonra eğitim sürecinde ve en sonda hayatın her alanında karşılamak isteriz.....

Fakat bazen takdire şayan davranışlarımız görmezden gelinirse bir yıkım sözkonusu olabilmekte....


Anlatılan öyküde yıkımlar değil yapımlar ele alınmış,örnek olması için dua etmekteyim....

Fzehra abla dönüşün muhteşem oldu ve ben bu öykünün herkesçe bilinmesini sağladığın için hürmetle ellerinden öperim....
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
Daha öncede bildiğim bu hikayeyi bir daha okudum tüylerim diken dilen oldu.. ;(

vermek istediği mesaj itibariyle çok güzeldi...

tşkler...
 

Hasbi

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
5 Eyl 2005
Mesajlar
317
Aldığı Beğeniler
1
Her insanın içinde bir cevher vardır onu ortaya çıkaracak sarraflarada ihtiyaç vardır...

ve bu kısacık ibretli hikayede gördüğümüz bu olay olaylara farklı açıdan bakıldığında nelerin değişebileceğini gösteriyor...

Allah(c.c.) razı olsun fzehra ablam etkiliyeci bir paylaşım
 
Üst Alt