Yeniden Doğuş

  • 》》 Biraz mavi , biraz telaş , biraz bahar , biraz sessizlik ,biraz deniz kokusu, biraz huzur , bir parça turuncu ♧ Hoşgeldin Yaz ♧

H ü z ü n

SuLar Durulursa..
 
Üyelik Tarihi
29 Eki 2005
Mesajlar
483
Aldığı Beğeniler
0
Konum
İstanbul..
Takım
Galatasaray
OKUDUĞUNUZ VE ÇOK HOŞUNUZA GİDEN ..BİZLERLE PAYLAŞMAK İSTEDİĞİNİZ ROMAN,HİKAYE,DENEME VS VS KİTAPLARIN KONULARINI KISACA YAZMAYA NE DERSİNİZ HEM KİTAPLAR HAKKINDA BİLGİ ALMIŞ OLURUZ VE KİTAP ALIRKEN BURADA YAZDIĞINIZ KİTAP İSİMLERİNİ DE GÖZ ÖNÜNDE BULUNDURURUZ..
 

@Cihan**

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
26 Ağu 2005
Mesajlar
3,994
Aldığı Beğeniler
9
Konum
Sinop&Egypt
Takım
Beşiktaş
suan okudugum kitab yok ..
ama turkioyedeyken bi dostum bi kitab tafsiye etti ...

onu okumak isitiyorum ...

yazar halit ertugrul...

kitabin ismi ise Canan..

zannedersem bazi insanlarin yasadiklarindan kisa alintilari anlatiyor...

ibretlik kitab ...
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Orjinal Yazarı @Cihan**
suan okudugum kitab yok ..
ama turkioyedeyken bi dostum bi kitab tafsiye etti ...

onu okumak isitiyorum ...

yazar halit ertugrul...

kitabin ismi ise Canan..

zannedersem bazi insanlarin yasadiklarindan kisa alintilari anlatiyor...

ibretlik kitab ...

Ben okudum abim, :)

4-5 saat elimden birakamadigim bir kitabdi CANAN...

Okuduktan sonra Kitap hakkinda yorumlarini bekleriz cihan Abim.... :D

Bende Suan Sabah Namazina Nasil Kalkilir? adli kitabi okuyorum...
Okumayanlara siddetle tavsiye ederim...
Ister Sabah Namazina her zaman kalkan biri olun...ama kesinlikle okuyun.... :)
 

DuaM

cici anne :)
 
Üyelik Tarihi
1 Eyl 2005
Mesajlar
1,561
Aldığı Beğeniler
10
Takım
Galatasaray
Orjinal Yazarı Hekimoglu
Bende Suan Sabah Namazina Nasil Kalkilir? adli kitabi okuyorum...
Okumayanlara siddetle tavsiye ederim...
Ister Sabah Namazina her zaman kalkan biri olun...ama kesinlikle okuyun.... :)

Bende okudum ve kesinlikle okunmasınıda isterim...

Ve sabah namazı..

Çok mühim,çok muhteşim oldugu halde en çok ihmal edilen,en çok kazaya bırakılan Namaz.

''Sabah Namazına Nasıl Kalkılır?''

kitabı,dünyamızda namaza hak ettigi yeri vermek için hazırlanmış bir eser..

Namazı,hasta ve yaralı iken,yolculukta ve misafirlikte,işte,okulda,askerde nasıl kılınacagını anlatıyor..

Okudugunuzda,namazın vazgeçilmezligine bir kat daha inanacak,onu hayatınızın en mühim görevi kabul edecek,Sabah namazına kalkıp vaktinde kılmanın sayısız formulünü keşfedecek ve namaz davasının gönüllü sevdası olacaksınız..

İyi okurlar ;)
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
Ben de sabah namazına nasıl kalkılır adlı kitabı okudum..ayrıca HÂRİS  el-MUHÂSİBÎ'nin Farzet ki Öldün adlı kitabını okudum..kitabı anlatmak yerine size indirebileceğiniz link veriyorum..şiddetle tavsiye ederim..kabir-haşr-mizan-cennet-cehennem çok güzel bir üslupla anlatılmış..

FARZET Kİ ÖLDÜN indirmek için BUYRUN
 

ravza_10

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Kas 2005
Mesajlar
37
Aldığı Beğeniler
0
:assalam:Allahım Senden Özür Diliyorum.(feyzullah bir ışık)Adlı kitabı okudum Sonra Sabah namazına Nasıl kalkılır? 3 saat içinde bitirdiğim bir kitap okumayan arkadaşlara mutlaka tavsiye ederim. Mükemmel. Birde Halit Ertuğrul abimizin Kendini Arayan adam adlı kitabı. Emine Şenlikoğlu 'nun Neolur İhanet Etme Adlı (1ve2) Eseri gerçekten güzel bir roman...
:assalam:
 

iLkay*

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
28 Eyl 2005
Mesajlar
1,210
Aldığı Beğeniler
1
Konum
Şehr-i İstanbul
Takım
Galatasaray
ben şu an TARİHÇİ adlı kitabı okuyorum
yazarı Elizabeth Kostova
henüz başlarındayım
değişik bir kitaba benziyor

okuyanların özeti halinde değil ama
yorumlarını bekliyorum...
 

ExELaNcE

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
3 Eyl 2005
Mesajlar
3,446
Aldığı Beğeniler
13
Orjinal Yazarı iLkay
ben şu an TARİHÇİ adlı kitabı okuyorum
yazarı Elizabeth Kostova
henüz başlarındayım
değişik bir kitaba benziyor

okuyanların özeti halinde değil ama
yorumlarını bekliyorum...

975-10-2373-4.jpg

Gerçeğe Hazırlıklı Olun: Drakula'nın Kötülükleri Hala Sürüyor Olabilir...

Genç bir kadın, babasının kütüphanesini karıştırırken yaprakları sararmış mektuplar ile eski bir kitap bulur. Kitabın gizemi ve mektupların içerdiği bilgi genç kadını tarihin derinliklerinde, tasavvur bile edemeyeceği bir yolculuğa çıkarır: Babasının geçmişinde gömülü olan sırlara, annesinin gizemli kaderine ve onların tarihin karanlık sayfalarında gizli kalmış, akla hayale sığmayan bir kötülükle olan bağlantısına... Kazıklı Voyvoda... Drakula...

Modern dünya ile Kazıklı Voyvoda efsanesi arasında bir bağ olabilir mi? Drakula mitinin gerçekten var olma ve nesilden nesle geçerek günümüze kadar ulaşma ihtimali var mı? Bu soruların yanıtları, Tarihçi'nin kahramanlarının manastırlardan tozlu arşivlere, İstanbul'dan Doğu Avrupa'ya kadar uzanan araştırmaları sonucu ortaya çıkacak.

Bir kadınsa sonuca tüm tarihçilerden daha fazla yaklaşacak ve Kazıklı Voyvoda - Drakula'nın tarihi güçlerini saklayıp korumak adına her şeyi göze alan düşmanların nefesini ensesinde hissederek; gizli metinleri, ortaçağdan kalan kumaşlara işlenmiş şifreleri, anlamsız gibi görünen işaretleri çözüp hem kendi geçmişinin sır perdesini aralayacak hem de şeytanın ta kendisiyle yüzleşecektir.

Heyecanın ve merakın, iyinin ve kötünün, gerçeğin ve fantazinin, dünün ve bugünün ikilemlerini ustalıkla harmanlayıp okuru tarihin içinde uzun soluklu bir yolculuğa çıkararak unutamayacağı bir deneyime sürükleyen Tarihçi'yle Elizabeth Kostova, Don Kişot'la başlayan 'roman' geleneğini sürdürüyor.

(Tanıtım Yazısı'ndan)
 

zeyno

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
2 Eyl 2005
Mesajlar
1,699
Aldığı Beğeniler
6
Konum
Gümüşhane
Takım
Galatasaray
Ben de bu kitabı okuyorum ve tavsiye ediyorum.Bir bölümü aşağıdadır.Selam ve dua ile...

ÖmÜr Boyu AŞk !!!

Evlisiniz. Belki hiçbir şey renkli hayalleriniz gibi olmadı. Başlangıçta el ele tutuşup yürüdüğünüz pamuk döşeli yollarda çakıllar ve dikenler olduğunu fark ettiniz. Ayaklarınız kanıyor, yüreğiniz yanıyor, kim bilir.

Sanki bir rüyadan uyanmış gibi sersem mi hissediyorsunuz kendinizi? Gök yüzünün başka rengi de varmış/ Geç fark et-tim taşın sert olduğunu mu diyorsunuz?

Elinizdeki mendili niçin gizliyorsunuz? Gözleriniz neden kızarmış ve nemli? Siz, ağlıyorsunuz.

Oysa hepimiz dertsiz ve sıkıntısız geliriz dünyaya. Eğer bir problemimiz varsa bile habersizizdir en azından. Ağlayan ve üzülen hep anne babamızdır. Bize yeyip içmek, gülmek oyna-mak kalır çocukluğumuz boyunca.
Aylar yıllar geçtikçe dünyanın çehresi değişir. Çocukluğun ilk yıllarında çocukca ve ufak ufak sıkıntılar yaşamaya başlarsınız. Büyüdükçe dertler de büyür.

Bin bir ümitle bir okula girersiniz. Eğitim dev bir sorun olur çıkar karşınıza. Toz pembe hayallerle bir yuva kurarsınız. Kim bilir, çoğu kez gök kubbe başınıza yıkılır, kederden feryat eder-siniz. Mutlu bir gelecek için bir işe girişirsiniz. Refah dolu gün-ler bir serap olur, hiç peşinde koşarsınız yıllarca. Takat getirilmez borçlar ve ekonomik çıkmazlar altında inim inim inlersi-niz.
Çocuksunuzdur. Anne ve babanızın sizi anlamadığından yakınırsınız. Anne babasınızdır. Yeteri kadar saygı ve anlayış görmediğinize yanarsınız. Gençsinizdir. Sosyal ve psikolojik problemler çepeçevre kuşatmıştır bütün benliğinizi. Belki bir sevda-ya tutulmuşsunuzdur. Geceniz ve gündüzünüz zindandır.

Bir ev geçindiriyorsunuzdur. Geliriniz sabittir, ama gideriniz sürekli artar. Neyi nereden kısacağınızı bilemezsiniz. Bazen şairin dediği gibi, "Derdim öyle büyük ki.../Hayat öyle bir yük ki..." deyip, yaşamaktan ziyade ölmeyi arzularsınız. Haklısınız, ölmek kolaydır; zor olan yaşamaktır ve siz bu zoru başarmak zorundasınız.

Genç kızsınızdır, genç erkeksinizdir, belki de yeni evlisiniz-dir. Her geçen gün toz pembe hayallerinizin uçtuğunu, etrafa simsiyah bir sis bulutunun çöktüğünü görürsünüz.

Kimileri derdini anlatır size. Bir an kendinizle mukayese e-der, "Senin derdin dert midir, benim derdin yanında?" dersi-niz.

Doğrudur. Ateş düştüğü yeri yakar. Hiç kimsenin derdi küçümsenmeye gelmez. Her ne kadar "Beterin beteri varsa ve herkesin hâline şükretmesi gerekirse" de, herkes kendi derdine odaklanmıştır. Zaten insanlar hangi şeye bakıyorsa, diğerlerine kördür bir bakıma.

Kimi zaman kendiniz, belki eşiniz, çocuğunuz, anneniz veya babanız amansız bir hastalıkla pençeleşmektedir. Kâh paranız olur, çare bulunmaz; kâh çaresi vardır, imkânınız olmaz.

Bazen de hepsi birden gelir dertlerin. Hastalık, geçim sıkıntı-sı, iş problemi, iç dünyamızdaki fırtınalar bir anda sökün eder. Belki de böyle günler için, "Dert dert üstüne gelmezse ben o derde dert demem" demiş atalarımız.
Öyle aylar yıllar yaşarsınız ki, siz dertlerin üstüne çıkıp hedefinize doğru koşmanız gerekirken, dertler sizi esir alır. Gülmeyi unutursunuz. "Nasılsınız?" diyen dostlarınıza, tebessüm ederek "İyiyim" dersiniz. Oysa iyi değilsiniz, kan ağlıyorsunuz. Evet, Yaratana şikâyetiniz yok, ama mutsuzsunuz.
Bir yerlerde bir şeyler eksiktir çünkü. Tıpkı bazı şeylerin fazla olduğu gibi.

Davetsiz dertlerin hiç gitmeyen misafirleriniz olması yetmiyormuş gibi, bir de ulaşmayı istediğiniz idealleriniz, ümitleri-niz, hayattan beklentileriniz vardır. Derdin verdiği acı ve ıztıraptan ideallerinizi düşünemez hâle gelirsiniz.
Hani mutlu bir gelecek istiyordunuz. Hani mesut bir yuva kuracaktınız. Hani iyi bir eğitim görmeyi plânlamıştınız. Hani çok kazanacaktınız, ev, araba alacaktınız. Hani neler neler yapmayı arzu ediyordunuz.

Hayır! Onlar size çok uzakta artık. "Her türlü zevkten vazgeç-tim, acılarım dinsin yeter" demeye başlarsınız.

Acınızı yalnız çekersiniz. Can dostu sandığınız, derdinizi lüt-fen dinler. Zaten çoğu kimseye derdinizi açamazsınız bile. Açtıklarınız da fazla oralı olmaz. Çünkü, pek az kimse kötü gün dostudur. İnsanlar genelde güçlünün ve mutlunun yanındadır.

Bunlar; bir isyan, bir şikâyet ve bir ümitsizlik tablosu değildir. Bir tesbit ve çare arayışıdır. Ve maksadımız, tabiî ki bir dizi çö-züm önerileri sunmaktır.
Farklı kimselerden çok farklı dertler işittim. Başı arşa değme kabiliyetinde olan dağ gibi yeteneklerin yollarını bir kaya parçasının kapattığını gördüm. Deryayı yutacak insanların bir dereyi aşmakta zorlandığına şahit oldum. Sorunlar anaforunda bocalayan nice gencin ağladığını duydum. Övünerek andığımız aile yapımızın geçimsizlik problemiyle çatırdadığını biliyorum.
Derdini yalnız çeken nice insanın gözyaşına ortak olmak istiyorum. Derdi verene değil, çözümsüzlüğe isyan ediyorum. Aşılamayacak bir engel, çözülemeyecek bir problem tanımıyorum. Her derdin devası, her borcun edası, her hastalığın şifası vardır diyorum.

Bu tesbitler ışığında başta ailevî geçimsizlikler olmak üzere önemli sorunlara ve çözüm önerilerine odaklanacağız.

Biz insanız. Sevinçleriniz sizin olsun. Ama, dertlerimizi paylaşarak azaltacağız. Hatta çözerek yok edeceğiz. Hiçbir şey çözümsüz değildir. Ağlamak yerine, derdin çaresinde yoğunlaşacağız. "Hiçbir dert yoktur ki, devası yaratılmamış olsun" demi-yor mu Sevgili Peygamberimiz (a.s.m.)?

İnanıyorsanız, güçlüsünüz. Aşkınızı ve sevdanızı, hiçbir dert engellemesin.

İsterseniz, başarırsınız. Coşkunuzu ve mutluluğunuzu, hiçbir sıkıntı gölgelemesin.

Sizin, ailenizin ve çevrenizdekilerin sorunlarını çözmek sanıldığı kadar zor değil.

Sizi ve eşinizi, yolları sevgi çiçekleriyle süslenmiş aşk sara-yına doğru koşmaya çağırıyorum. Göz kamaştırıcı renk cümbüşü size arkadaşlık edecek. Bu uzun yolda koşarken biraz zah-met çekeceksiniz, yorulacaksınız belki.
Ama, sevgiyi ve aşkı yeniden keşfedeceksiniz.


Cemil TOKPINAR
 

Hekimoglu

YD Üyesi
 
Üyelik Tarihi
17 Ağu 2005
Mesajlar
1,861
Aldığı Beğeniler
191
Konum
Amerika
Orjinal Yazarı ExELaNcE
Ben de sabah namazına nasıl kalkılır adlı kitabı okudum..ayrıca HÂRİS  el-MUHÂSİBÎ'nin Farzet ki Öldün adlı kitabını okudum..kitabı anlatmak yerine size indirebileceğiniz link veriyorum..şiddetle tavsiye ederim..kabir-haşr-mizan-cennet-cehennem çok güzel bir üslupla anlatılmış..

FARZET Kİ ÖLDÜN indirmek için BUYRUN

PAylasiminiz icin Allah razi olsun abim :ok:
 
Üst Alt