- Üyelik Tarihi
- 24 Mar 2008
- Mesajlar
- 2,584
- Aldığı Beğeniler
- 20
- Takım
- Fenerbahçe
Yazının başlığı her ne kadar arkasından ilginç bir hikaye geleceği mülâhazasını akla getiriyorsa da, burada bir hikaye anlatmayacak, belki hayat hikayemizin hayatî meselelerinden birine dilimizin döndüğü kadar değinmeye çalışacağız
Başlık, iffeti bütün iffetlerin üstünde Efendiler Efendisi'nin bir mübarek sözünden mülhem Allah Rasûlü harama nazar etmenin kalbi ifsad ettiğini ifade sadedinde buyurur ki: " Harama bakmak şeytanın zehirli oklarından bir oktur Her kim Allah'a karşı duyduğu mehafetinden dolayı –bazı rivayetlerde 'Allah nezdindeki mükafatı umarak' şeklinde de geçiyor- o bakışı terkederse Allah onun kalbine öyle bir iman yerleştirir ki, o kimse o imanın halâvetini bütün kalbinde hisseder "
Aslında fazla söz söylemeye hacet yok; İslam'ın, müntesiplerinde her şeyden önce güzel ahlâkın bütün şubelerini arayan bir din olduğunu bilmek yetiyor Afif bir hayat sürme de işte o mehasin-i ahlâkın en mühim kollarından biri Hatta ahlâkı aşıp helaller ve haramlar alanına giren yönleri var ki, iffet konusuna ayrı bir ehemmiyet kazandırıyor
Önce bir hususa açıklık getirmek için bir-iki cümle söyleyelim İnsanı Cennet'e götürebilecek kıymeti haiz olan iffeti muhafaza hususunda en büyük imtihan karşı cinsler arasındaki münasebetlerin ölçüsünü ayarlama yahut ayarlayamama imtihanıdır Açıkça söylemek gerekirse, bu konuda erkeğin en büyük imtihanı kadın, onun ki de erkektir Allah Rasûlü açıktan açığa bu hususa işaret buyurarak ''Ben gidiyorum ama, arkamda da böyle büyük bir fitne kalıyor'' buyurur Bilenlerimizin sabah ve akşam namazlarından sonra okuduğumuz "Allahümme ecirnâ min şerri'n-nisa/min belâi'n-nisâ/min fitneti'n-nisâ" yani "Allahım, bizi kadınların şerrinden, fitnesinden ve onlarla imtihan olup kaybetmekten koru!" şeklinde yaptığımız dua da işte bu manaya müncerdir Yani, kadın, mahiyeti itibariyle hakikî manada bir şerr, fitne ve belâ değildir Bilakis Cenab-ı Hakk'ın ahsen-i takvîm üzere yarattığı mükerrem bir varlıktır Asıl fitne ve bela olan, kadınla-erkek arasındaki münasebetlerin çerçevesidir Yani ortada potansiyel bir fitne unsuru olma sözkonusudur ''Fitne uykudadır; uyarana lânet olsun" kavl-i mübarekini bilmem ki bu mana da anlamak da doğru olur mu? Hem hadis-i şerifte, hem de bu dualarda özellikle kadının zikredilmesi ise, kadının heykeline ve ruhuna yerleştirilen cazibeden dolayıdır Bu kadarcık söylemekle iktifa edip biz yolumuza devam edelim
Kur'an, kesin olarak erkeklere ve kadınlara gözlerini harama bakmaktan korumalarını ve ayrıca, kadınlara örtünmelerini emreder Örtünmenin hikmetini Bediüzzaman bir cümleyle şöyle özetler: "Kur'ân, merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için, hayâ perdesini takmasını emreder, tâ hevesât-ı rezîlenin ayağı altında, o şefkat madenleri zillet çekmesinler; âlet-i hevesât, ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler" (25Söz) Anlaşıldığı üzere örtünme bir kısım dar ve önyargılı kafaların zannettiği gibi kadının hürriyetini kısıtlamamakta, bilakis onu özellikle iffet ve namusu açısından korumaya alarak, meleklere eş bir konuma yükseltmektedir Yukarıda geçen mülahazayı nazara alarak söyleyecek olursak, -taabbüdîliği mahfuz- örtünme meselesinin en büyük hikmeti fitneye sebebiyet vermemektir, diyebiliriz Onun için dikkatleri celbeden ve fitneye sebep olan örtünme(!), örtünme demek olmaz Bu hususla alâkalı pek çok ayet-i kerime olmakla beraber biz Nur sûresinin 30 ve 31 ayetlerini meâlen zikretmekle iktifa edelim Cenab-ı Allah bu ayetlerde şöyle buyurur:
"(Rasûlüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) karşı dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarınından haberdardır
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler Yine söyle ki, mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler"
alintidir....
Başlık, iffeti bütün iffetlerin üstünde Efendiler Efendisi'nin bir mübarek sözünden mülhem Allah Rasûlü harama nazar etmenin kalbi ifsad ettiğini ifade sadedinde buyurur ki: " Harama bakmak şeytanın zehirli oklarından bir oktur Her kim Allah'a karşı duyduğu mehafetinden dolayı –bazı rivayetlerde 'Allah nezdindeki mükafatı umarak' şeklinde de geçiyor- o bakışı terkederse Allah onun kalbine öyle bir iman yerleştirir ki, o kimse o imanın halâvetini bütün kalbinde hisseder "
Aslında fazla söz söylemeye hacet yok; İslam'ın, müntesiplerinde her şeyden önce güzel ahlâkın bütün şubelerini arayan bir din olduğunu bilmek yetiyor Afif bir hayat sürme de işte o mehasin-i ahlâkın en mühim kollarından biri Hatta ahlâkı aşıp helaller ve haramlar alanına giren yönleri var ki, iffet konusuna ayrı bir ehemmiyet kazandırıyor
Önce bir hususa açıklık getirmek için bir-iki cümle söyleyelim İnsanı Cennet'e götürebilecek kıymeti haiz olan iffeti muhafaza hususunda en büyük imtihan karşı cinsler arasındaki münasebetlerin ölçüsünü ayarlama yahut ayarlayamama imtihanıdır Açıkça söylemek gerekirse, bu konuda erkeğin en büyük imtihanı kadın, onun ki de erkektir Allah Rasûlü açıktan açığa bu hususa işaret buyurarak ''Ben gidiyorum ama, arkamda da böyle büyük bir fitne kalıyor'' buyurur Bilenlerimizin sabah ve akşam namazlarından sonra okuduğumuz "Allahümme ecirnâ min şerri'n-nisa/min belâi'n-nisâ/min fitneti'n-nisâ" yani "Allahım, bizi kadınların şerrinden, fitnesinden ve onlarla imtihan olup kaybetmekten koru!" şeklinde yaptığımız dua da işte bu manaya müncerdir Yani, kadın, mahiyeti itibariyle hakikî manada bir şerr, fitne ve belâ değildir Bilakis Cenab-ı Hakk'ın ahsen-i takvîm üzere yarattığı mükerrem bir varlıktır Asıl fitne ve bela olan, kadınla-erkek arasındaki münasebetlerin çerçevesidir Yani ortada potansiyel bir fitne unsuru olma sözkonusudur ''Fitne uykudadır; uyarana lânet olsun" kavl-i mübarekini bilmem ki bu mana da anlamak da doğru olur mu? Hem hadis-i şerifte, hem de bu dualarda özellikle kadının zikredilmesi ise, kadının heykeline ve ruhuna yerleştirilen cazibeden dolayıdır Bu kadarcık söylemekle iktifa edip biz yolumuza devam edelim
Kur'an, kesin olarak erkeklere ve kadınlara gözlerini harama bakmaktan korumalarını ve ayrıca, kadınlara örtünmelerini emreder Örtünmenin hikmetini Bediüzzaman bir cümleyle şöyle özetler: "Kur'ân, merhameten, kadınların hürmetini muhafaza için, hayâ perdesini takmasını emreder, tâ hevesât-ı rezîlenin ayağı altında, o şefkat madenleri zillet çekmesinler; âlet-i hevesât, ehemmiyetsiz bir metâ hükmüne geçmesinler" (25Söz) Anlaşıldığı üzere örtünme bir kısım dar ve önyargılı kafaların zannettiği gibi kadının hürriyetini kısıtlamamakta, bilakis onu özellikle iffet ve namusu açısından korumaya alarak, meleklere eş bir konuma yükseltmektedir Yukarıda geçen mülahazayı nazara alarak söyleyecek olursak, -taabbüdîliği mahfuz- örtünme meselesinin en büyük hikmeti fitneye sebebiyet vermemektir, diyebiliriz Onun için dikkatleri celbeden ve fitneye sebep olan örtünme(!), örtünme demek olmaz Bu hususla alâkalı pek çok ayet-i kerime olmakla beraber biz Nur sûresinin 30 ve 31 ayetlerini meâlen zikretmekle iktifa edelim Cenab-ı Allah bu ayetlerde şöyle buyurur:
"(Rasûlüm!) Mümin erkeklere, gözlerini (harama) karşı dikmemelerini, ırzlarını da korumalarını söyle Çünkü bu, kendileri için daha temiz bir davranıştır Şüphesiz Allah, onların yapmakta olduklarınından haberdardır
Mümin kadınlara da söyle: Gözlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler Yine söyle ki, mecburen görünen kısımları müstesna olmak üzere, zinetlerini teşhir etmesinler Başörtülerini yakalarının üzerini kapatacak şekilde örtsünler"
alintidir....