- Üyelik Tarihi
- 23 Haz 2010
- Mesajlar
- 5,705
- Aldığı Beğeniler
- 14,607
- Takım
- Galatasaray
Bazen okurken tek gördüğümüz kelimelerdir. Okurken baktığımız şey harflerden yapılmış kelimelerdir, ama bunların ötesine geçmek, kelimelerin ve harflerin işaret ettiği şeye bakmak için eğitiliriz. Kelimeler oklar gibidir – kendileri bir şeydir ve ayrıca bir şeyi işaret ederler.
Samuel Beckett , James Joyce‘un Finnegans Wake‘i için şöyle demişti:
“O kitap yazılmamış. Amacı okunmak değil – ya da daha doğrusu, sadece okunmak değil. Bakılması ve dinlenmesi lazım. Joyce’un yazdıkları bir şey hakkında değil, o bir şeyin ta kendisi.
...
Okurkenki hayal gücümüzün büyük bölümü görsel serbest çağrışımlardan oluşur ve yazarın metninden bağımsızdır.
(Okurken gündüz düşlerine dalarız.)
Roman, yorumlama kabiliyetimizi teşvik etmenin yanı sıra zihnimizi oradan oraya avare avare dolaşmaya da davet eder.
...
Calvino'nun dediği gibi:"Dille imge arasında uzaklık daima aynıdır."
...
"Yazmak… sohbet etmenin başka adıdır, sadece. Nasıl ki, hoşsohbet arkadaşlarla birlikte olan biri bütün konuşmayı yapmaya kalkışmazsa, terbiyenin ve nezaket kurallarının sınırlarını bilen bir yazar da bütün düşünmeyi yapmaya yeltenmez: Okurun anlayışına gösterebileceğiniz en hakiki saygı, dostane bir tavırla işi paylaşmak ve kendinizin yanı sıra ona da hayal edecek bir şeyler bırakmaktır.”
Laurence Sterne - Tristram Shandy
...
Bir soru: Emma Bovary’nin göz rengi, Flaubert’in romanı Madam Bovary boyunca (meşhur bir şekilde değişip) durur. Mavi, kahverengi, simsiyah… Bunun bir önemi var mı?
Varmış gibi görünmüyor.
...
Hayal gücü, zihinden bağımsız olan dünyaya sırtımızı dönmektir.
Charlotte Brontë şöyle yazar:
“Önceden gözlerim bağlı dolaşıyormuşum gibi hissediyordum, şimdi – bu kitap bana bir çift göz verdi sanki…”
...
Bellek hayali şeylerden yapılmadır, hayali şeyler de bellekten./ Peter Mendelsund- Okurken Ne Görürüz?
Samuel Beckett , James Joyce‘un Finnegans Wake‘i için şöyle demişti:
“O kitap yazılmamış. Amacı okunmak değil – ya da daha doğrusu, sadece okunmak değil. Bakılması ve dinlenmesi lazım. Joyce’un yazdıkları bir şey hakkında değil, o bir şeyin ta kendisi.
...
Okurkenki hayal gücümüzün büyük bölümü görsel serbest çağrışımlardan oluşur ve yazarın metninden bağımsızdır.
(Okurken gündüz düşlerine dalarız.)
Roman, yorumlama kabiliyetimizi teşvik etmenin yanı sıra zihnimizi oradan oraya avare avare dolaşmaya da davet eder.
...
Calvino'nun dediği gibi:"Dille imge arasında uzaklık daima aynıdır."
...
"Yazmak… sohbet etmenin başka adıdır, sadece. Nasıl ki, hoşsohbet arkadaşlarla birlikte olan biri bütün konuşmayı yapmaya kalkışmazsa, terbiyenin ve nezaket kurallarının sınırlarını bilen bir yazar da bütün düşünmeyi yapmaya yeltenmez: Okurun anlayışına gösterebileceğiniz en hakiki saygı, dostane bir tavırla işi paylaşmak ve kendinizin yanı sıra ona da hayal edecek bir şeyler bırakmaktır.”
Laurence Sterne - Tristram Shandy
...
Bir soru: Emma Bovary’nin göz rengi, Flaubert’in romanı Madam Bovary boyunca (meşhur bir şekilde değişip) durur. Mavi, kahverengi, simsiyah… Bunun bir önemi var mı?
Varmış gibi görünmüyor.
...
Hayal gücü, zihinden bağımsız olan dünyaya sırtımızı dönmektir.
Charlotte Brontë şöyle yazar:
“Önceden gözlerim bağlı dolaşıyormuşum gibi hissediyordum, şimdi – bu kitap bana bir çift göz verdi sanki…”
...
Bellek hayali şeylerden yapılmadır, hayali şeyler de bellekten./ Peter Mendelsund- Okurken Ne Görürüz?