- Üyelik Tarihi
- 5 Şub 2010
- Mesajlar
- 115
- Aldığı Beğeniler
- 1
- Takım
- Galatasaray
:G:Okuyabildikçe Tutunduğumuz Sayfalar
Her kar tanesini bir melek mi taşır anne?
Kar taneleriyle âyet âyet melekler mi iner üzerimize?
Kar hep yağsın, hep yağsın anne
Âyet âyet yağsın
Hayat, bu sayfadan ibâret değil
Âyet ayet her ön yeniden yazılan, yeniden inşa olan bir hayat var hayattan içeri
Görünenin, bilinenin ötesinde belki; belki elimizi uzatsak yakalıyoruz, yakalanıveriyoruz
Okumaya, duymaya, görmeye açık olduğumuz ölçüde açılıyor sayfalar, önümüze hayat icre bir hayat seriliyor
Gece gündüzün, gündüz gecenin içinden sıyrılıyor Karanlık bir âyetle üzerimize çöküyor, gün bir âyetle doğuyor
Gül bir âyetle açıyor, bir âyetle soluyor
Kar taneleri, güneş hüzmeleri âyet âyet iniyor
Yollarda, yıllarda, yıldızlarda izler var Kimsesiz bıraktığımız bize, bizi götürecek izler var Elimizi uzatsak izleri yakalayacak, tutacağız; izlere tutunacağız Dirilişimize ve toprak oluşumuza tutunacağız
Bir âyetle doğuyor bebek Bebeğin doğuşuna, ilk ağlayışlarına, yumuk yumuk ellerine tutunacağız Bir âyet düşüyor saçımıza aklar Yüzümüze çizilen çizgilere, artık az gören gözlerimize, ayak seslerimize karışan baston tıktıklarına tutunacağız
Rüzgârın bir akış içinde sürüklenişini, bulutları önüne katıp sürükleşişini, ölü toprağa yağmur damlalarıyla can gelişini izleyeceğiz Dirilsin ve toprak oluşun izlerini hangi satırlar gizler bileceğiz Dirilişimizi saklayan yağmur damlalarının ardına düşeceğiz
Lâkin yağmur tıpırtıları uzak kulaklarımıza Hayatın diğer yüzüne ait sayfalar hep kapalı
Doğu’ya ve Batı’yı, doğumu ve batımı okumuyoruz
Biz görünende, bilinende, duyulanda; hep, bu sayfadayken içimizde güneşler doğuyor, güneşler batıyor Bizi ışıtmadan, bize dokunamadan, dışımızda hayat akıyor Biz, kendimizin dışında yitiriyoruz Bize ait olmayan satırlarda, sayfalarda, kitaplarda, kütüphanelerde yitiriyoruz
Saatlerde zamanımız yitiyor
Kentlerde şehrimizi yitiriyoruz
Oysa, ne kadar kda yakınız o yuzak şehre İçimizde bir yerlerde şehir Lâkin şehre varmak yerine çölleri kaderimiz biliyoruz Yağmurlarda dirilmek, arınmak yerine kurağa boyun eğiriyoruz Aramaktansa bulunmuşlarla yetiriyoruz Kuşların kanat çırpışları kentlerimizdeki ölü yaprakları havalandıramıyor Yağmur damlaları toprağını yitirmiş kentlerimizi ıslatamıyor
Elimizde okunacak ve yazılacak, ne kalıyor?
Okyanısların ortasında kara dalgalarla boğuşsak sularda acziyetimizi okuruz Lâkin biz, karşı kıyıları merak etmiyoruz Dağları aşmaya kalkışsak koca dağların karşısında ufaklığımızı okuruz Fakat biz, dağların ardıyla ilgilenmiyoruz Yalnızca koca binalarımızın tepesinde tepeden inme bir gururumuz var İsyanlarış ortasında kağıttan gemilerimiz sığınıyoruz
Acziyetimizi, garipliğimizi, gurbetliğimizi yitirdikle öteleri yitirdik Sorulu bir sayfada hep minicimleleri yazıyoruz, aynı cümleleri yeniden yeniden okuyoruz Yolsuz kaldık, artık ne uzak ne yakın var
Oysa, yürüyebilene ne kadar çok yol, izleyebilme ne kadar çok iz var Bir karıncanın adımları önümüze ne yollar açar Bir güvercin kanat çırpar da yollarımızın üstündeki örtüler kalkar Bir örümcek ağına çizilir haritalar Emri okur da âyet âyet dökülür yapraklar, titrer ağaç dalları Emrin büyüklüğü titretir dalları, titretir arzı Ve kimbilir, dökülen sarı yapraklardan biri de bize konar Emir, sarı bir yaprakla sinemize nakşolur da kendimizi okuruz Hep, ilk emrin telaşı, ürperişiyle Kendimizi dağların ve dalgaların önünde buluruz
Anlarız ki aciziz
Bakarız Göçmen kuşlar bir iz bırakmıyor göklerde Yerde de bir izleri yok göçenlerin Virân bağlarda eski bağ sahiplerinin sesleri duyulmuyor Ehrâmlardan kölelerin çığlıkları gelmiyor Virân olmuş bağları, ehrâmları, harâbeleri okuruz Anlarız ki löniyiz
Gururumuzun bendi yıkılır, kâğıttan gemilerimiz birer birer erir Ve, tufan ortasında löniliğimize, acziyetimize tutunuruz Kendimize tutunuruz Görünenin bilinenin ötesinde bize ait bir sayfa açılır Okuruz ve yazarız Cümlelerimize tutunur her an yeniden yazılan, yeniden inşâ olan hayata katılırız Şehrimizin kapıları ardına kadar açılır ve hep kapıdan teker teker gireriz
Kar taneleri üzerimize âyet âyet iner
Gün, bir âyetle başlar:G: :G: :G:
Her kar tanesini bir melek mi taşır anne?
Kar taneleriyle âyet âyet melekler mi iner üzerimize?
Kar hep yağsın, hep yağsın anne
Âyet âyet yağsın
Hayat, bu sayfadan ibâret değil
Âyet ayet her ön yeniden yazılan, yeniden inşa olan bir hayat var hayattan içeri
Görünenin, bilinenin ötesinde belki; belki elimizi uzatsak yakalıyoruz, yakalanıveriyoruz
Okumaya, duymaya, görmeye açık olduğumuz ölçüde açılıyor sayfalar, önümüze hayat icre bir hayat seriliyor
Gece gündüzün, gündüz gecenin içinden sıyrılıyor Karanlık bir âyetle üzerimize çöküyor, gün bir âyetle doğuyor
Gül bir âyetle açıyor, bir âyetle soluyor
Kar taneleri, güneş hüzmeleri âyet âyet iniyor
Yollarda, yıllarda, yıldızlarda izler var Kimsesiz bıraktığımız bize, bizi götürecek izler var Elimizi uzatsak izleri yakalayacak, tutacağız; izlere tutunacağız Dirilişimize ve toprak oluşumuza tutunacağız
Bir âyetle doğuyor bebek Bebeğin doğuşuna, ilk ağlayışlarına, yumuk yumuk ellerine tutunacağız Bir âyet düşüyor saçımıza aklar Yüzümüze çizilen çizgilere, artık az gören gözlerimize, ayak seslerimize karışan baston tıktıklarına tutunacağız
Rüzgârın bir akış içinde sürüklenişini, bulutları önüne katıp sürükleşişini, ölü toprağa yağmur damlalarıyla can gelişini izleyeceğiz Dirilsin ve toprak oluşun izlerini hangi satırlar gizler bileceğiz Dirilişimizi saklayan yağmur damlalarının ardına düşeceğiz
Lâkin yağmur tıpırtıları uzak kulaklarımıza Hayatın diğer yüzüne ait sayfalar hep kapalı
Doğu’ya ve Batı’yı, doğumu ve batımı okumuyoruz
Biz görünende, bilinende, duyulanda; hep, bu sayfadayken içimizde güneşler doğuyor, güneşler batıyor Bizi ışıtmadan, bize dokunamadan, dışımızda hayat akıyor Biz, kendimizin dışında yitiriyoruz Bize ait olmayan satırlarda, sayfalarda, kitaplarda, kütüphanelerde yitiriyoruz
Saatlerde zamanımız yitiyor
Kentlerde şehrimizi yitiriyoruz
Oysa, ne kadar kda yakınız o yuzak şehre İçimizde bir yerlerde şehir Lâkin şehre varmak yerine çölleri kaderimiz biliyoruz Yağmurlarda dirilmek, arınmak yerine kurağa boyun eğiriyoruz Aramaktansa bulunmuşlarla yetiriyoruz Kuşların kanat çırpışları kentlerimizdeki ölü yaprakları havalandıramıyor Yağmur damlaları toprağını yitirmiş kentlerimizi ıslatamıyor
Elimizde okunacak ve yazılacak, ne kalıyor?
Okyanısların ortasında kara dalgalarla boğuşsak sularda acziyetimizi okuruz Lâkin biz, karşı kıyıları merak etmiyoruz Dağları aşmaya kalkışsak koca dağların karşısında ufaklığımızı okuruz Fakat biz, dağların ardıyla ilgilenmiyoruz Yalnızca koca binalarımızın tepesinde tepeden inme bir gururumuz var İsyanlarış ortasında kağıttan gemilerimiz sığınıyoruz
Acziyetimizi, garipliğimizi, gurbetliğimizi yitirdikle öteleri yitirdik Sorulu bir sayfada hep minicimleleri yazıyoruz, aynı cümleleri yeniden yeniden okuyoruz Yolsuz kaldık, artık ne uzak ne yakın var
Oysa, yürüyebilene ne kadar çok yol, izleyebilme ne kadar çok iz var Bir karıncanın adımları önümüze ne yollar açar Bir güvercin kanat çırpar da yollarımızın üstündeki örtüler kalkar Bir örümcek ağına çizilir haritalar Emri okur da âyet âyet dökülür yapraklar, titrer ağaç dalları Emrin büyüklüğü titretir dalları, titretir arzı Ve kimbilir, dökülen sarı yapraklardan biri de bize konar Emir, sarı bir yaprakla sinemize nakşolur da kendimizi okuruz Hep, ilk emrin telaşı, ürperişiyle Kendimizi dağların ve dalgaların önünde buluruz
Anlarız ki aciziz
Bakarız Göçmen kuşlar bir iz bırakmıyor göklerde Yerde de bir izleri yok göçenlerin Virân bağlarda eski bağ sahiplerinin sesleri duyulmuyor Ehrâmlardan kölelerin çığlıkları gelmiyor Virân olmuş bağları, ehrâmları, harâbeleri okuruz Anlarız ki löniyiz
Gururumuzun bendi yıkılır, kâğıttan gemilerimiz birer birer erir Ve, tufan ortasında löniliğimize, acziyetimize tutunuruz Kendimize tutunuruz Görünenin bilinenin ötesinde bize ait bir sayfa açılır Okuruz ve yazarız Cümlelerimize tutunur her an yeniden yazılan, yeniden inşâ olan hayata katılırız Şehrimizin kapıları ardına kadar açılır ve hep kapıdan teker teker gireriz
Kar taneleri üzerimize âyet âyet iner
Gün, bir âyetle başlar:G: :G: :G:
